Kadın Hükümdar Raziye Begüm Sultan Kimdir?

Photo 162366418 © Artemiy Sobov - Dreamstime.com

Türk-İslam tarihinin önemli şahsiyetlerinden olan Raziye Begüm Sultan kimdir? İlk Türk-İslam kadın hükümdarıdır Raziye Begüm Sultan. Daha küçük yaşlarda babasının yanında devlet işlerine alaka duymaya başlamış, çok iyi bir eğitim almıştır. Ve rivayete göre tahta çıktığında kadın elbiselerini çıkarıp erkek gibi giyinmeye başlamıştır.

Onuncu asırda Hindistan’a Müslümanlığı getiren Gazneli Türkler’den başlayarak on dokuzuncu asırda İngiliz işgaline kadar Hindistan’ı Türk kökenli hanedanların yönettiği bilinmektedir. İşte Raziye Begüm Sultan bu Müslüman Türk devletlerinden birisi olan Kutupşahlar’ın sultanlarından İltutmuş’ un kızıdır. İltutmuş döneminde devletini korumak için çok sayıda sefer düzenlemiş Ehl-i Sünneti Batıni akınlarından, topraklarını da Cengiz Han istilasından korumuştur. 1236 yılında bir seferde vefat eden  İltutmuş oğulları olmasına rağmen cesareti dillere destan olan kızının tahta geçmesini vasiyet etmiştir. Hatta bu öngörüsünden dolayı kızı Raziye Sultan’ı evlendirmemiştir. Raziye Begüm Sultan ismindeki “begüm” kelimesi ise Hindistan hükümdar ailesinden kadınlar için kullanılan bey kelimesinin dişil halidir.

Raziye Begüm Sultan kimdir? Nasıl öne çıkmıştır?

hükümdarlığının ilk adımında dönemin vezirleri ve devlet adamlarının çıkardığı zorluklarla karşılaşır. Vezirler, kadın olduğu için hükümdarlık yapamayacağı, halk tarafından kabul görmeyeceği konusunda ısrarcı olarak İltutmuş’un başka bir zevcinden olan oğlu Firuzşah’ı Sultan yaparlar. Fakat son derece basiretsiz ve müsrif olan Firuzşah vezirleri hüsrana uğratır. Oğlunun devrileceğini anlayan Firuzşahın annesi Raziye Begüm’ün  tahta geçmemesi için halkı kışkırtır. Bu halk kargaşası sonrası Raziye Begüm Sultan vezirleri ikna ederek hükümdarlığını ilan eder ve ilk işi Firuzşah ile annesini öldürtmek olur.

Taht kavgalarını büyük mücadelelerle bertaraf eden Raziye Sultan tahta çıkar çıkmaz ise Batınilerin isyanı ile karşılaşır. Delhi’de ki Cuma Mescidini basarak Müslümanları katleden aşrı Şiileri usta siyaseti ile bastırır. Fakat beyliklerden kendisini tanımamakta ısrar edenler direnmeye devam ederler. Raziye Begüm Sultan ordusu ile bu beylikleri de bastırarak hepsini itaate zorlar. Oldukça karışık ve çok sayıda olan beylikler ile sürekli mücadele edip Müslüman halkı korur. Raziye Begüm Sultan tüm bu zorluklar ile uğraşırken bir taraftan da tahtını korumak için stratejik kararlar almaya başlar. Kendisine başkaldıran muhaliflerden Habeş asıllı köleleri mühim kademelere getirir. Muhaliflere bu şekilde makam ve mevkiler vererek aralarındaki iş birliği bağlarının da zayıflayacağını, hepsini kendi tarafına çekeceğini umar. Fakat Türk beyleri Habeşli ve köle asıllı bu şahsiyetlerin devlet kademelerinde yer almasından oldukça rahatsız olurlar.

Usta hükümdarlık hünerleri…

Uyarılarına rağmen bu yanlış politikasını sürdüren Raziye Begüm Sultan’a en yakın Habeşli olan Yakut’u öldürüp sultanı da esir ederler. Ve bir kaleye kapatılan Raziye Begüm Sultan’ın yerine kardeşi Behramşah tahta geçirilir. Fakat çok hırslı olan Raziye Begüm Sultan hapis halde iken de durmaz ve beylerin ileri gelenlerinden Melik Altınay’ ı güzelliği ile etkileyerek evlenir. Melik Altunay’ın birliklerine halktan destek bularak Delhi’ye bir ordu ile yürür. Fakat yenilgiye uğrayan bu birlikte kocası da ölür kendisi ise çölde aç susuz halde kalır. Hindu bir köylüden yardım isteyen Raziye Begüm Sultan bu köyle tarafından öldürülür ve bir tarlaya gömülür. Hükümdarlık eşrafı tarafından sonradan bulunarak sultan merasimi ile defnedilir.

Türk-İslam devletlerinde yegane kadın hükümdar olan Raziye Begüm Sultan kimdir aslında? O, zorluklar ile geçen dört yıl boyunca hükümdarlık yaptı! Öldüğünde otuz bir yaşında olan Raziye Begüm Sultan hükümdarlığı boyunca Müslüman halkı korumak için mücadele etti.

Tarihçiler, iyi eğitimli , çok güzel Kur’an-ı Kerim okuyan, demir yumruk lakabını kendine mal edebilmiş, savaş meydanlarında boy göstermiş Raziye Begüm Sultan’nın yaptığı stratejik hatanın, babası gibi Türk Beyleri ile iş birliği yapacakken muhalif Habeşliler ile iş birliği yapmayı tercih etmesi olduğunu belirtiyorlar. Nitekim hükümdarlığı ve hayatı bu politikaları ile küstürdüğü Türk Beyleri tarafından elinden alınmıştır.