Kadının Özlük Hakkı; Mehir Nedir?

Муфтий Чечни Салах Межиев временно приостановил проведение никахов
ID 168834425 © Евгений Вершинин | Dreamstime.com

Mehir nedir? Nikah akdi sebebiyle erkeğin kadına ödediği veya ödemeyi taahhüt ettiği nikah bede­lidir. Kadına bir değerin ifadesi ve sosyal garantisi olarak verilen maldır. Nikahı yapılan kadın için Mehir bir hak; nikah eden erkek için ise bunu ödemek farzdır. Başka bir ifadeyle Mehir nedir: Kur’an’ın kadına verdiği özlük hakkıdır. Peygamber Efendimizin (sav) ifadesiyle de kocanın, ırzını kendine helal etmesi karşılı­ğında kadına vermekle yükümlü olduğu bedeldir. Mülkiyeti kadına aittir. Tasarruf hakkı kadınındır. Peki, gelin birlikte Mehir nedir; sorusuna yanıt verelim.

Birçok toplumda yıkıcı bir gelenek olan sürdürülen ‘başlık parası’, kocaya gidecek kadının babası ya da başka bir yakını tarafından alınan ve evlenecek kadına verilmeyen bir para ya da mal olup, kadının eşya gibi satılması anlamına geldiğinden; çirkin bir haramdır ve kadını aşağılamadır. Mehir ise bizzat kadının aldığı ve kocanın iznine bile gerek kalmaksızın istediği gibi harcayabileceği bir haktır, bir garanti unsurudur ve kadına değer vermenin ifadesidir.

Mehir nedir? Neden vardır?

Mehir evlilik hayatı süresince kadın için bir yedek akçe niteliğindedir. Kadının aniden kocasını kaybetmesi veya boşanmaları halinde, kocasının evinde kalması zorlaşabileceği için kendisine yeni bir hayat hazırlayıncaya kadar Mehir ona bir destek olur. En az Mehir miktarının iki tane kurbanlık koyun parası tutarında olduğu, üst sınırının ise dört yüz dirhemin de üstünde olabileceği, Hz. Peygamber devrinde, yaklaşık beş dirheme bir kurbanlık koyun alındığı dikkate alınırsa, önemli bir yedek akçe teşkil edeceği açıktır.

Kur’an’a göre kadının “geçim teminatı, geçim sigortası” olarak Mehir verilmesi zorunludur. Bu kural kadının zayıflığından değil, kadının sosyal ve kültürel yönden önemi nedeniyle korunması gerektiğindendir. Evlenirken kocasının evde olmadığı dönemlerde veya dul kalması durumlarında ‘iddet’ süresince geçinebileceği bir malın ya da paranın kadına verilmesi, onun geçim sağlamak için uğraşmasına, yuvasından uzaklaşıp sıkıntılara katlanmasına gerek bırakmayacaktır. Rabbimiz, kadını onurlandırmak, korumak, onu hiçbir zaman mağdur etmemek için Mehiri emretmiştir.

Aile birliğinin teminatı

Mehir müessesesi, aile birlikteliğinin sürekliliği için geliştirilen bir olgudur. Erkeğin kolayca kadını boşamasını engelleme amacı güdülmekte ve Mehir bedeli, herhangi bir boşanma durumu vaki olduğunda da kadına hayatını idame ettirebilecek maddi bir destek sağlamaktadır. Kadınlar için pozitif bir ayrımcılık gibi gözüken bu uygulamanın bir tür aile birlikteliğini koruma amacına yönelik olduğu açıktır.

Aile birlikteliğinin çözülmesi konusunda alınacak her türlü tedbir meşru kabul edilmelidir. Mehir, aile kurumunun, evlilik birlikteliğinin sigortasıdır.

İslam, aile kurmayı bir ihtiyaç saymıştır. Aile hayatının önemi ve sürekliliği için tavsiyelerde bulunmuştur. Evliliğin geçici değil ömür boyu sürmesi istenmiş; Kur’an’da tarafların hak ve görevleri birçok ayette bildirilmiştir. Aile toplumun temeli ve çekirdeğidir. Onun düzelmesiyle toplum da düzelir. Onun bozulmasıyla toplum da bozulur. Ailenin korunması devletin asli görevlerinden biridir. Çünkü aile devleti oluşturan en küçük kurumsal birimdir.

Kur’an şöyle buyurur: “Evlendiğiniz kadınlara Mehirlerini gönül hoşluğu ile verin.” (Nisa, 4. Ayet) Peygamber Efendimiz (sav) da bütün evliliklerde Mehrin mutla­ka verilmesini emretmiştir. Mehir nikahın bir unsuru veya şartı değil, bir bağış veya bir hediye değil, nikah akdine rıza gös­teren kadının hakkıdır. Nikah esnasında bu hak hiç dile getirilmese dahi kadın bu hakkını alır. “Verdiğiniz Mehri hanımları­nızdan nasıl geri alırsınız, ki siz birbirinize o kadar yakın oldunuz, karı koca olarak o kadar hukuku­nuz geçti ve onlar nikah sırasında sizden, hakla­rını koruyup gözetmeniz hususunda kuvvetli bir ahit almıştı.” ( Nisa, 21. Ayet) Bu hak, nikah esnasında verilebileceği gibi, kocanın bir borcu olarak daha sonra da verilebilir. Koca bu borcunu mutlaka vermelidir. Koca verme­yip, kadın da hakkını helal etmediği takdirde, koca kul hakkı yemiş olur.