Kafirlik kavramı tam olarak nedir?

İslam 22 Ara 2020 Contributor
june-andrei-george-_AEYSGgYgIs-unsplash
June Andrei George-Unsplash

İlahi hitabımız Kur’an-ı Kerim’de sıkça geçen kafirlik kavramı, önemli kavramlardan biridir. Kelime anlamı olarak kısaca Allah’ın varlığını ve birliğini kabul etmeme halidir. Aslında Kur’an ayetleri içinde yaklaşık yüz yirmi üç ayette kafirlikten ve kafirlerden çeşitli vesilelerle söz edilmiştir.

Akıllı bir varlık olarak yaratılmış olan insan, iradesi ile kafir ya da inanan olmayı seçer. Seçme hakkının insana verilmiş bir üstünlük olduğunu yüce Rabbimizin ilahi hitaplarından anlamak mümkündür. Akıl, irade ve idrak insan yaratılışının diğer canlılara göre üstünlüğünün göstergeleridir. Oysa ki ilahi kitabımız Kur’an’da kula sürekli aklını işletmesi emredilir.

Doğuştan mıdır?

İslam inancına göre insan fıtrat üzere saf ve temiz olarak dünyaya gelir. Belirlenmiş kaderi olan doğduğu yer, aile, ülke dışında akıl erdirme yaşına geldikten sonra yaşadıkları ise kendi kaderini belirler. Her insanın kaderinin kendi çabasına bağlandığı bilgisinin Kur’an-ı Kerim’de yer almasıyla insana, fiillerinden sorumlu olacağı vurgusu yapılmıştır. O halde kafir ya da inanan olmak bir seçenektir. İslam dininin tüm hükümlerini, peygamberleri, melekleri, ahireti kabul etmek iman etmek demektir. Bunlardan bir kısmına inanıp bir kısmını reddetmekse kafirliği getirir.

Şu durumda Kur’an-ı Kerimde yer alan ifadelere göre bozuk inanış şekillerinden dolayı Yahudi ve Hristiyanlar için kafir terimi kullanılmıştır. Bir Yahudi ya da Hristiyan aklını işleterek Hz. İsa’nın haşa Allah’ın olmadığı sonucuna varabilir. Aynı şekilde bir Yahudi Hz. Üzeyir’in haşa Allah’ın oğlu olmadığı inancını geliştirebilir. Fakat kısmi bir inanç kafirlikten kurtulmak için yeterli değildir. Örneğin Müşrik Araplar Allah inancı olan, ancak putperestlikte direnerek Peygamberimiz Hz. Muhammed’in peygamber olduğunu kabul etmemiş, Kur’an-ı Kerim’de bu sebeple kafir olarak sınıflandırılmışlardır. Aklı kullanarak her türlü kafirlik ya da günahtan dönme özgürlüğü, yüce Rabbimiz tarafından insana bahşedilmiştir.

Günahkarlıkla kafirlik kavramı aynı şey mi?

Esasen kafirlik kavramı kelime anlamı olarak küfür kelimesi le ilişkilendirildiğinde örtmek/gizlemek anlamına ulaşılır. Gerçeği örtmek, gizlemek, inkar etmek küfre düşmek yani kafir olmak anlamlarını doğurur. Günahkarlıkla kafirlik arasındaki farka Kur’an-ı Kerim’den bir örnek ile açıklık getirmeye çalışalım. Hz. Adem yasaklanmış olan ağaca yaklaşarak günaha girmiş, hemen akabinde bu günahı için yüce Allah’tan af dilemiştir.

Dolayısıyla Hz. Adem günahında ısrarcı olmamış, günahını savunmamış ve tövbe etmiştir. Esasen Kur’an-ı Kerim’de insanın yaratılışını anlatan kısımdaysa İblis, yüce Rabbimizin emri ile secdeyi reddetmiş dahası günahında ısrarcı davranarak kafir olmuştur. Şu durumda günah ya da sevap işlemeye aynı ölçüde meyilli olan insan için günah işlemek yaratılışının bir sonucudur. Ancak bu günahında bile isteye ısrarcı olmak, küfre düşmek ve sonunda kafir olmaktır.

Ayrıca Kur’an-ı Kerim verilerine göre kafir olarak adlandırılanlar örnek ayetler ile şu şekilde özetlenebilir; Müşrikler (Tevbe Suresi 3. Ayet, Müminun Suresi 117. Ayet), Kur’an’a iman etmeyenler (Sebe Suresi 31. Ayet), Allah’a oğul isnat edenler (Tevbe Suresi 30. Ayet), İslam dinin hükümlerinden bir kısmına inanıp bir kısmını inkar edenler (Nisa Suresi 150 ve 151. Ayetler)

Tövbesi kabul edilir mi?

Kur’an verilerine göre tövbe kavramına baktığımızda aldığımız her nefesin tövbe için bize sunulan bir nimet olduğu sonucunu çıkarabiliriz. Bunun yanı sıra Kur’an-ı Kerim’de kafirlerin tövbesi konusunda tövbelerinin kabul edileceği hatta neden hala tövbe etmedikleri yönünde ibareler mevcuttur. Bu yaklaşım yüce Rabbimizin Maide Suresi 73 ve 74. Ayetlerde Hz. İsa Allah’ın oğludur diyen Hristiyanlara bu yanlıştan dönerek tövbe etmelerini, Allah’ın çokça bağışlayıcı ve merhametli olduğunu bildirir. Her anlamda haddi aşan kullara da yüce Rabbimizin seslenişi rahmetinden ümit kesmememiz yönündedir. Yüce Rabbimizin tövbe kapısı hem günahkarlar hem kafirler için sürekli açıktır.

YAZI: ŞEBNEM CENGİZALP