Kalbi Kör Olmak Ne Demektir?

Fotoğraf: ID 144216071 © | Dreamstime.com

Kalp, İslam öğretisinde fiziki görevleri olan bir organ olmanın yanı sıra; iman edebilen, nurla dolabilen ve kör olup kararabilen manevi bir değerdir. Kur’an-ı Kerim’de konuyla ilgili, “Yeryüzünde hiç dolaşmıyor mı ki ibret almış kalplere yahut işitmiş kulaklara sahip olsunlar! Şu bir gerçek ki gözler körleşmez, fakat göğüslerdeki kalpler körleşir.” (Hac Suresi, 46. Ayet) buyrulur.

Kur’an’da anlatıldığı üzere insan gözü ile bakar, ancak mutlak surette gören kalptir. Bu bağlamda, kalp insanın hakikati ve aynı zamanda da kendi nefsinin sesidir. Bundan sonrasında iman edip, Allah rızası için hareket edenlerin kalbi aydınlanır. Nefsine ve şeytanın vesvesesine düşenlerin ise kalbi kararır.

Kalbi kör olmak: İnsanın kalbi ile görmesi; kainatta var olan dengeyi anlaması, Allah’ın varlığının işareti olan delilleri kabul etmesi ve kendisine sunulan sayısız nimet için Rabbine şükretmesi demektir. Kalbi ile gören kişi doğru yolu, delaletten ayırır ve yaşamını da yalnızca O’nun rızasını gözeterek geçirir.

Kalbi kör olan kimseler ise dünyada var olan düzenin ve nimetlerin farkında değildir. Bu kişiler maneviyatları ve ahlaki değerlere saygı duyarak hareket etmezler. Sürekli nefisleri ile baş başalardır ve günah işlemekte de herhangi bir sakınca görmezler. Zaten, günahı sevimli göstermek şeytanın en büyük vesveselerinden biridir. Bu durum Kur’an-ı Kerim’de şöyle geçer: “Allah’a andolsun, senden önceki çeşitli topluluklara da mutlaka elçiler göndermiştik; fakat şeytan onlara yaptıklarını allayıp pulladı. Bugün de şeytan öylelerinin velisidir. Onlar için dehşetli bir azap vardır.” (Nahl Suresi, 63. Ayet)

Kalp nasıl kararır? Peygamber Efendimiz, bir hadisinde, “Bir kul günah işlediği zaman kalbinde siyah bir leke meydana gelir. Eğer o kul günahı terk edip bağışlanmayı dilerse, bu leke kaybolur. Şayet tövbe etmez ve günah işlemeye devam ederse, o zaman bu siyah nokta büyüyerek onun bütün kalbini kaplar. İşte Allah Taâlâ’nın,‘Doğrusu şudur ki, yapıp ettikleri kalplerini kaplayıp karartmıştır.’ (meâlindeki) âyetinde ifade ettiği kararma ve pas tutma budur. (Müslim) buyurur.

İlgili hadisten anlaşılacağı üzere kalp, günah işledikçe kararır. Günahında ısrarcı olan ve tövbe etmeyenler için de bu karanlık git gide büyür. Bu bakımdan din alimleri, mümin kimsenin kalbinin temiz olduğu; fasıkların kalbinin ise kara olduğu benzetmesini yaparlar.

Günahında ısrarcı olan bir kimsenin kalbinde Allah sevgisinden daha çok dünya sevgisi vardır. Zünnun-i Mısri kalbin kararmasındaki dört alameti şu şekilde sıralar: İbadet etmenin tadını alamaz, Allah korkusu aklına gelmez, gördüğünden ibret ve ders almaz, okuduğunu kavrayamaz.

Kararmış bir kalbi temizlemek mümkün mü? Allah, kendisine elçi tayin ettiği peygamberleri aynı zamanda insanların kalpleri temizlensin diye de göndermiştir. Bu bakımdan kalp, temizlenebilen bir şeydir. Bunun için öncelikle kalpteki dünya sevgisini bir kenara atıp, buraya yalnızca Allah sevgisi yerleştirmek gerekir. Kalpteki bu sevgiyi büyütmek isteyen kişi de Allah’ı sürekli zikretmeli ve ibadetlerine sıkıca sarılmalıdır. Kalbin kararmasına yol açan en büyük hatanın da namazı terk etmek olduğu akıllardan çıkarılmamalıdır.

Kalbini temizlemek isteyen bir kimse mutlak surette nefsini de terbiye etmelidir. Nefis terbiyesi hem riyazet hem de mücadele gerektirir. Bu bakımdan nefsin fısıldadığı istek ve arzular yerine getirilmemelidir. Buna karşılık da onun hoşlanmadığı işler ile meşgul olunmalıdır. Nefsin hoşlanmadığı işler başında iyi ameller işlemek ve ibadette ısrarcı olmak gerekir. Kalbin temizlenmesi iyilik ve ibadet olmadan mümkün değildir.