Kardeşçe Yaşamak Mümkün

ID 67345224 © Mohamed Ahmed Soliman | Dreamstime.com

İnsan nefsi olan bir varlıktır. Zaman zaman nefsine yenik düşerek bencil davranabilir ve bir başkasının sorunlarını görmezden gelebilir. Fakat İslam dininde bencillik ve başkalarının sorunlarını görmezden gelmek hoş karşılanmaz. Bu davranışlarda bulunmak kişiyi Allah’tan uzaklaştırır. Kişinin nefsine yenik düşmesini sağlar.

Bencillik nedir? Bencillik, yalnızca kendini düşünerek hareket etme, diğer kişilerin çıkarını ya da zararını düşünmeden yalnızca kendisi için iyi olanı yapmaktır. Bencillik İslam’da hoş karşılanmaz, iyi bir davranış değildir. Arapçada enaniyet anlamına gelmektedir. Nefse yenik düşmemek, çevresindeki insanların da mutluluğunu düşünmek, bencilliği bırakmak anlamına gelir.

İslam’da bencillik nasıl karşılanır? İslam’ın temelinde güzel davranışlarda bulunmak ve kötü davranışlardan kaçmak bulunur. Bencillik güzel bir davranış değildir. Hz. Muhammed bencilliğin ne kadar kötü olduğunu göstermek için bir hadisinde “Sizden biriniz, kendisi için arzu edip istediği bir şeyi, kardeşi için de istemedikçe iman etmiş olmaz.” (Buhârî) buyurmuştur.

İslam hoşgörü ve yardımlaşma dinidir. Kişi yalnızca kendini düşünerek hareket eder ve çevresinde bulunan kişilerin nasıl etkileneceği düşünmezse İslam dinini güzel yaşamıyor demektir. Elindeki paylaşmayan, cömert olmayan, yardım edebileceği konuları görmezden gelen kimseler, yaptıkları bencilliklerin hesabını ahirette verecektir.

Dini ve ahlaki hayatı güzel yaşamanın ön şartı hayattan “ben” demeyi çıkarmak ve “biz” demeyi eklemektir. Kişi yalnızca kendini mutlu etmeyi değil, çevresindekileri de mutlu etmeye çalışmalıdır. Yalnızca bir kişinin mutlu olduğu toplumda geriye kalan herkes mutsuz olursa, o kişi de mutluluğunu kaybedecektir. Toplumun tüm fertlerinin paylaşımcı, hoşgörülü, yardımsever ve çevresine duyarlı olduğu bir yerde mutsuz olmak mümkün değildir.

Kur’an-ı Kerim’de bencillik: Allah, din kardeşleri arasında yardımlaşma ve hoşgörüyü istemiştir. Bencillik ve başkalarını düşünmeden hareket etmek İslam dinine karşı yapılan bir yanlıştır. Kur’an-ı Kerim’de bu durum “O halde gücünüz yettiğince Allah’a saygısızlıktan sakının; dinleyin, itaat edin ve kendi iyiliğinize olmak üzere başkaları için harcayın. Kim nefsinin bencilliğinden korunmayı başarırsa işte kurtuluşa erecekler onlardır.” olarak buyrulmuştur. (Tegabün Suresi, 16. ayet)

Bencillik yalnızca insanın kendisine ve çevresine yaptığı bir davranış değildir. Kişi, yüce Allah’a karşı da bencillik yapabilir. Allah’ın verdiği nimetlerden faydalanırken ona inanır, imtihana girdiği vakit ondan uzaklaşır ise bencillik etmiş bulunur. Allah’ın nimetleri için şükredilmeli ve imtihanlar karşısında isyana girilmemelidir. Allah yücedir, verdikleri karşısında daima sabırla kalmalı, zenginlikler için şükretmeli ve aldıkları için sabredilmelidir.

Kur’an-ı Kerim’de kişinin Allah’a karşı bencilliği ve dünya hayatındaki mallara düşkünlüğü “İnsan, rabbine karşı pek nankördür. Şüphesiz buna kendisi de şahittir; O, mal sevgisine aşırı derecede kapılmıştır.” buyrulmuştur. (Adiyat, 100/6-8)

İnsan iyilik yaptıkça iyilik, kötülük yaptıkça kötülük bulur. Bu sebeple bencillik ve duyarsızlık gibi kötü davranışlar hem dünyada hem de ahiret hayatında kötü şeyler getirir. İyilik ettikçe iyilik bulan insan, ahiret hayatının da güzel geçmesi için çalışmış bulunur.

Allah’ın rızası için atılan her adım hem ahlaki olarak hem de dini olarak insanı mutluluğa ulaştırır. Allah’ın rızasını kazanmak için Kur’an-ı Kerim’i yol gösterici olarak kabul edip, oradaki emir ve yasaklara itaat etmek gerekir. Peygamber Efendimizin davranışları örnek alınarak yaşanmalıdır.

Din kardeşinin problemlerini görmezden gelmenin zararları: Her Müslüman din kendi mutluluğu kadar din kardeşinin mutluluğundan da sorumludur. Bu sorumluluk yapılan ibadetlerden kaynaklıdır. Namaz tutmak ve hacca gitmek bireysel bir mutluluk getirirken; sadaka vermek, zekat vermek, kurban kesmek, oruç tutmak gibi ibadetler toplumsal bir mutluluğa ulaşmayı sağlar.