Kavimler göçü nedir?

Tarih Contributor
kavimler göçü
Bilal akpınar-Unsplash

İnsanlık tarihinde merakları celp eden sorulardan biri hiç kuşkusuz kavimler göçü nedir sorusudur. Bu öyle büyük bir göç dalgasıdır ki bugünkü adıyla Avrupa milletlerinin oluşmasını sağlamış tarihin akışını kökten değiştirmiştir. Asya topraklarından başlayıp Avrupa’ya kadar göçen binlerce insan, onlarca savaş, bir taraftan yıkılıp bir taraftan kurulan devletler…

Kavimler göçü nasıl başlamıştır?

M.Ö 3. yüzyılda Asya Hun Devleti’nin Çin ile mücadelelerinde güç kaybederek Batı ya doğru yönelmeleri asıl sebep gibi gözükmektedir. Çin ile yapılan savaşlar sonucu güç kaybedip ikiye ayrılan Asya Hun Devleti Batı ve Güney Hun Devleti olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Bunlardan Batı Hun Devleti’nin ilerlemeye başlayıp Aral gölüyle Hazar Denizi arasında olan bölgeyi ele geçirmeleriyle göçün fitili ateşlenmiştir. Hunlar ilerledikçe önlerine çıkan kavimlerde göç etmeye başlamış, bu göç dalgaları Avrupa başta olmak üzere dünya üzerinde yaşayan halkların karışmasına, melezleşmesine sebep olmuştur. Bugünkü Avrupa milletlerinin oluşumu kavimler göçü ile başlar…

Dile kolay olan bu göç asırlarca sürmüş göçmek zorunda kalan halklar arasında barbarlar istilası olarak adlandırılmıştır. Aslında ironi olarak dağdakinin gelip bağdakini kovulması olayıdır. Göçü balatan Hun Devleti’nin kökeni hakkında halen şaibeler olsa da Türk kökenli olduğu daha yaygın bir görüştür. Bu görüşe çılgın Türkler benzetmesi uygun düşecektir. İnsanlık tarihini kökten değiştiren bu göç dalgası Türklerin yürüyüşüdür.

Sonuçları nelerdir?

Bu göçün en büyük sonucu köklü Roma İmparatorluğu’nun yıkılması olmuştur. O dönemin en etkili gücü olan Roma İmparatorluğu, göç dalgasının hızına ve sonuçlarına katlanamamış hakimiyeti altındaki topraklarda kargaşa hüküm sürmeye başlamıştır. Bu kargaşa ortamında gücünü kaybeden Roma, Batı Roma ve Doğu Roma İmparatorluğu olarak ikiye ayrılmıştır. En son noktada ise Batı Roma İmparatorluğu yıkılmış, topraklarında Germen Devleti kurulmuştur.

Göçün sonlarına doğru Avrupa milletleri şekillenmeye başlamıştır. Göç sebebiyle birbirlerini iteleyen  Vizigotlar, Vandallar, Alanlar bugünkü İspanya bölgesine, Angıllar, Saksonlar bugünkü Britanya bölgesine, Franklar Fransa bölgesine, Ostrogotlar İtalya bölgesine, Germenlerse Ren Nehri kıyısı boylarına yani bugünkü Almanya bölgesine yerleşmişlerdir. Ve işte karşınızda göç sonucu oluşmuş Avrupa milletleri doğmuştur.

Bu yeni oluşum sonucu insanlık tarihinde ilk çağ kapanmış, orta çağ başlamış, antik kültür yerini kilise merkezli skolastik düşünceye bırakmıştır. İmparatorluk hakimiyeti yerini Feodal yapılara yani derebeyliklerine bırakmıştır.

Bir çağın bitip başka bir çağın başlamasına sebebiyet veren bu büyük göç dalgasının kendiliğinden cereyan etmediği, günümüze kadar uzanan etkilerinin olduğu aşikardır. Yüce Rabbimiz yarattığı insan topluluklarının kaderlerinden bahsetmektedir. Kimi kavimler helak olmuş, kimi kavimler varlıklarını günümüze kadar sürdürmüştür. Kur’an-ı Kerim’de göç kavramı hicret ile karşılık bulur. Halkların zulümden kaçmak ve Allah yolunda cihat etmek suretiyle hicret ettiklerinden söz edilir. Kavimler göçü sırasında göçü başlatan Hun Devletinin dini inancının çok tanrılı dinlerden sonra Göktanrı inancı olduğu belirtilmektedir.

Göktanrı inancı da tek tanrılı bir din olarak Türklerin İslamiyeti kabulünü kolaylaştırdığı yönünde görüşler hakimdir. Kavimler göçüne bu yönüyle bakıldığında batıya göç etmiş Türklerin İslamiyet’i kabul etmeleriyle yeni hedef belirlenmiş olacaktır. Sonradan gelen Türk devletlerinin birinci amacı İslamiyet’i fethettikleri topraklara götürmek, zalimin zulmüne son vermek olmuştur. Kavimler göçü ile başlayan tarihsel oluşumlar İslamiyet’in Türkler tarafından dünyanın dört bir yanına taşınması sonucunu da getirmiştir.

YAZI: ŞEBNEM CENGİZALP 

Enjoy Ali Huda! Exclusive for your kids.