Kimler Ölümden Korkmaz?

aron-visuals-BXOXnQ26B7o-unsplash
Fotoğraf: Aron Visuals-Unsplash

Ölüm, tüm canlıların önünde sonunda karşılaşacağı bir son ve ardından gelen ahiret yaşamıdır. Peygamber Efendimiz bu konuda, “Kabir ya cennet bahçelerinden bir bahçe ya da cehennem çukurlarından bir çukurdur.” (Tirmizi) buyururlar. Buradan anlaşılacağı üzere, aslında ölümden korkmak yerine ona ve sonrasındaki nimetlere henüz yaşarken hazırlık yapılması gerek. İnsan ancak bu şekilde ölüm korkusunu yenebilir.

Allah dostları ölümden korkmaz: Kur’an-ı Kerim içerisinde, “Bilesiniz ki Allah dostlarına asla korku yoktur; onlar üzüntü de çekmeyecekler. Onlar ki, iman etmiş ve takvaya ermişlerdir, işte onlara hem bu dünya hayatında hem de ahirette müjdeler olsun! Allah’ın sözlerinde değişme olmaz; (öyleyse) en büyük kazanç budur.” (Yunus Suresi 62 ve 63. Ayet) buyrulur. Buradan anlaşılacağı üzere Allah’a iman eden ve O’nun emirleri doğrultusunda hareket edip, takva sahibi olan kimseler Allah’ın dostlarıdır. Bu kimseler için de hem dünya yaşamında hem de ölümden sonrasında korkacakları hiçbir şey yoktur.

Ölüm Allah ile kavuşmaktır: Allah, kullarına dünya nimetlerini ve ömrü bir ikram olarak vermiştir. Bundan sonrası kulun seçimine bağlıdır. Kişi isterse kendisine verilen nimetleri görüp şükreder ve Allah’a iman içinde nefeslerini harcar; isterse de O’na karşı asilik halinde olur ve doğru yoldan uzaklaşır. Ne şekilde davranırsa davransın, sonunda insanı bekleyen ölüm gerçeğidir. Allah dostları için bu son, aslında Cenab-ı Hakk’a nihayet kavuşmanın geldiği vakittir. Bu kimseler kabirlerinde kıyametin kopmasını beklerken bir cennet bahçesinin içindedirler. Diğerleri ise kabirlerinde büyük bir azap yaşarlar ve pişmanlık duyarlar. Ancak öldükten sonra duyulan pişmanlığın kişiye hiçbir yardımı bulunmaz.

İslam’da ölmeyi istemenin hükmü nedir? Dünya, her insanın kendi dertleri ile mücadele edip, sınava alındığı fani bir yerdir. Üst üste gelen dünya sıkıntıları neticesinde bazı insanların ölmek için dua ettikleri ya da farklı davranışlara yöneldiği görülür. İslam inancında, kişinin canı kendisine verilmiş emanetlerin başında yer alır. Bu bakımdan, ona zarar vermek ya da ölümü istemek mekruh sayılır. Ancak Peygamber Efendimiz’in bir hadisinde bunun dışında kalan konular şöyle sıralanır: Sefihler iş başında olduğunda,. Hüküm para ile satılmaya başlandığında. Kan dökmek istihfaf edildiğinde (cinayetler önemsenmediği zaman). Güvenlik ile görevli kuvvetler çoğalınca. Akraba ziyaretine son verildiğinde. Kur’an eğlence ve müzik gibi dinlendiğinde. (Taberani)

Peygamber Efendimiz (SAV), kişinin altı sebep ile ölümü isteyebileceğine işaret etmiştir. Bu sebeplerin yaşanan ferdi dünya sıkıntıları ile alakası yoktur. Bunlar için istenen ölüm, aslında yaşanan fitnelerden uzak kalmak ve herhangi bir günaha bulaşmamak için istenmiştir.

Ölüm korkusundan emin olmak için neler yapılabilir? Kur’an-ı Kerim ayetleri ve Peygamber Efendimiz’in hadislerinden anlaşılacağı üzere Allah dostlarının ölümden korkmasına gerek yoktur. Bu kimseler için ölüm, aynı zamanda nihai bir vuslattır. Ölüm korkusu taşıyanların ise bolca dua okuması ve tövbe etmesi gerekir. Kur’an-ı Kerim’in kalbi olarak nitelendirilen Yasin-i Şerif okunması, ölüm korkusundan emin olmaya yardımcı olur. Bu sebeple de ölümü yaklaşmış gibi görünen hastaların başında Yasin Suresi okunur.

Gün içerisinde sürekli olarak abdestli dolaşmak da bu korkuyu hafifletmenin bir yoludur. Peygamber Efendimiz, müminlere abdestli dolaşmalarını tembih eder. Bu şekilde ölen kişinin de ölüm acısından uzak kalacağına işaret eder. Çünkü abdestle bir vücudun en büyük alameti içerisinde iman barınmasıdır. Kısacası, ölümden emin olmak isteyen bir kimse dünya vaktini Allah’a dost olmaya çabalamak ile geçirmelidir. O’nun istediği ahlaki değerlere göre yaşamalı ve ibadetinde de ısrarcı olmalıdır.