Kısas Her Zaman Gerekli midir?

david-rodrigo-kZ1zThg6G40-unsplash
Fotoğraf: David Rodrigo-Unsplash

Kur’an-ı Kerim’de “Kısasta sizin için hayır vardır, ey akıl sahipleri, umulur ki sakınırsınız.” (Bakara Suresi, 179. Ayet) buyrulur. Burada geçen kısas kelimesi, “kass” teriminden türemiştir. Sözcük anlamı ile de takip etmek ve izinden itmek manaları taşır. İslam inancında kısas kavramı, cinayet suçu konusunda kullanılmıştır. Bu bağlamda, katilin öldürme eyleminde bulunarak bir yol izlediği kabul edilir. Ardından da katille aynı yoldan gidilerek, ona da aynı cezayı vermek kısas olarak ele alınır.

Kısas ile ilgili ayetler nelerdir? İslam; suçlu suçsuz, zengin fakir ya da mümin kafir ayrımı gözetmeden adaletli bir yaklaşım sergiler. Bu bağlamda, Bakara Suresi’nin 178 ve 179. ayetlerinde kısas kavramı açıkça ifade edilir. İlgili ayette “Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında kısas size gerekli kılındı. Hür hür, köleye köle, kadına kadın. Ancak her kime, kardeşi tarafından bir şey bağışlanırsa artık ona hakkaniyetle uymalı ve diyeti ona güzellikle ödenmelidir. Bu, Rabb’inizden bir hafifletme, bir rahmettir.” (Bakara Suresi 178. Ayet) buyrulur.

Bu ayeti kerimenin tefsiri incelendiğinde kısasın kasten adam öldürmeler için geçerli olduğu anlaşılır. Ayrıca öldürülen kimsenin ailesi, katili bağışladığında da hüküm geçersiz olur.

Kısasla ilgili olan ayetlerde insanlara affedici davranmak emredilmiş ve bu davranışın da ahirette günahlara kefaret olacağı vurgulanmıştır. (Maide Suresi, 45. Ayet) Buradan yola çıkarak İslam’ın hem cezalandırıcı hem de kardeşliği emreden bir din olduğu görülebilir. Kısasla birlikte affetmenin yan yana işlenmesi insanları öldürmenin mübah olacağı bir toplumun da önüne geçer.

Kısas hükmünde aranan şartlar nelerdir? İslamiyet, kısas şartının oluşabilmesi için; mağdurda, suç işleyende ve suçun neden işlendiğine bakar. Bu şartlar oluşmadığı takdirde de kısas hükmü verilmez. Dinimizde kısas hükmü yalnızca ehliyetli mahkemeler ve sorumlu görevliler tarafından verilebilir ve hüküm de bu görevlilerin sorumluluğu altında uygulanır. Bu şekilde de kısasın aile fertleri arasında bitmeyen bir kan davasına dönüşme ihtimalinin önüne geçilir.

Kısas ayetleri neden indirilmiştir? Hz. Muhammed, İslam peygamberi olarak görevlendirilmeden önce adam öldürme konusunda Yahudiler ve Hristiyanlar tarafından farklı hükümler uygulanıyordu. Bu bağlamda Yahudiler suçluyu direk öldürürken, Hristiyanlar da az bir bedel karşılığında affetmeyi seçiyorlardı. Arap halkı da duruma göre bu hükümden birini uygulamayı tercih ediyordu. Ancak bu hükümler uygulanırken bazı kayırmalar ve haksızlıklar olduğu da dikkat çekiyordu.

Eskiden kalma kan davaları yapılan haksızlıklara karşı bir örnek olarak gösterilebilir. Bu bağlamda, ensarın iki kabilesi arasında kan davası sürmektedir. Bu kabilelerden bir taraf şanına güvenerek diğerini tehdit eder ve “Bizden bir köleye karşılık, sizden hür olan bir kadın ve erkek öldüreceğiz.” diyerek yeminler eder. Bunun üzerine taraflar Müslüman olduktan sonra Hz. Muhammed’e gelirler ve onun konuyla ilgili muhakeme yapmasını isterler. Bu isteğin ardından da Kur’an-ı Kerim’in kısas ayetleri indirilmeye başlar. (Buhari) Ayetlerden anlaşılacağı üzere de dinimizdeki hükümde hem kısas hem de af yan yana kullanılır. Böylece olayın her iki tarafı da gözetilir.

İslam’da kısas hükmünün varlığı hangi faydalar sağlar? İslam hukukuna göre, bir insanın haksız yere öldürülmesi tüm insanlığın öldürülmesi gibidir. Bu suça karşılık verilen kısas hükmü de suçun işlenme ihtimaline karşılık caydırıcı özellik gösteren bir cezadır. Hüküm sayesinde mağdurun ailesinin rahatsızlığı ve hoşnutsuzluğu da engellenir. Cinayetin kan davasına dönüşmesinin önüne geçilir. En önemlisi de insan hayatı güvence altına alınır.

 

Düşüncelerini paylaşmak ister misin?

Bizimle iletişime geç!