SalamWebToday Haber Bülteni
Sign up to get weekly SalamWebToday articles!
Üzgünüz, şu nedenden dolayı hata oluştu:
Abone olarak, SalamWeb Şartları ve Gizlilik Politikası 'nı kabul etmiş olursunuz.
Haber bülteni yazıları

Kitap okuma; dijital mi baskı mı?

Kültür 24 Oca 2021
Görüş
kitap okuma
Grungemaster-Dreamstime.com

Okumak, bilgili olmak, İslam dininin temelidir. İslam’dan önceki döneme “Cahiliye dönemi” denir. Kitap okuma bize aynı zamanda Yüce Allah’ın Kur’an-ı Kerim’de buyurduğu emri yerine getirmemizi sağlar.

Kitap okuma ve “Oku” emri üzerine…

Alak Suresi, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’e (s.a.v) vahyedilen ilk sure olma özelliğine sahiptir. Alak Suresi “Oku” emriyle başlar ve bu emir, biz müminler için indirilen ilk emirdir. Dolayısıyla Kur’an-ı Kerim’de Müslümanlar için indirilen ilk emir şu şekildedir:

“Oku, yaratan Rabbin adına ki, bütün varlığı O yarattı.” (Alak Suresi, 1. Ayet)

Bu ilk emirden yola çıkarak dinimizde okumaya ne kadar ehemmiyet verildiğini açıkça görebiliriz… Biraz da ahir zamanlara gidelim. Eskiden bilgi edinmek meşakkat isterdi öyle değil mi? Örneğin bir sözcüğün anlamına bakmak için sözlüğe bakardık. Hatta sözlük bakmak adabı o kadar önemliydi okullarda derslerde nasıl sözlük bakılacağı öğretilirdi.

Ansiklopedileri de unutmamak lazım. Yakın tarihe kadar hemen hemen tüm evlerde fasikül fasikül ansiklopediler bulunurdu. Eğer öğretmenler bir araştırma ödevi vermişse hemen ansiklopedilerin ciltleri karıştırılır, konu enine boyuna araştırılırdı. Üstelik sadece tek kaynaktan yararlanmak olmazdı. Mutlaka birkaç farklı ansiklopediden o konu araştırılır, derinlemesine bir ödev hazırlanırdı.

Tüm bu basılı kaynakların ardından günümüz toplumuna bir bakalım. Artık herkes internet üzerinden dünya üzerindeki tüm külliyata kolayca ulaşabiliyor. Ansiklopedi Z kuşağının neredeyse hiç görmediği basılı kaynaklardan oldu.

Dünya değişiyor. Sözlükte bir sözcüğün anlamını aramak için dakikalarca zaman harcamaya gerek kalmıyor. Kolaylaştı. Peki, hiç düşündünüz mü; doğru bilgiye ulaşmak bu kadar kolaylaşmışken eski kuşaklara göre daha kültürlü, daha bilgili nesiller mi yetişiyor? Bu sorunun yanıtı elbette görecelidir. Ancak eski entelektüel kuşağın bilgi dağarcığında bilgiye ulaşmadaki zorluğun olumsuz etkisinin olmadığı çok açık.

Yeni neslin bilgiye ulaşmadaki konfor alanı enetelektüel kitlenin sayısında artış olmadığı aksine önemli oranda bir düşüş yaşandığı ise sosyal antrolopogların önemli bir araştırma tezi olarak birçok akademik makalede yer alıyor. Başka bir deyişle birçok araştırmacı; bilgiye ulaşmadaki kolaylıkla bilgi sahibi, entelektüel kişi sayısındaki artışın doğru orantılı olmadığı görüşünde.

Dijital yayınlar hayatımızı nasıl etkiledi?

Şüphesiz her bilgiye online olarak anında ulaşılabiliyor olmak insanlık tarihi açısından çok önemli ve sevindirici bir durum. Kütüphane kütüphane gezmeden, otobüs, metro sırası beklemeden, soğukta ya da sıcak havanın altında uzun yollar gitmeden kolayca aranılan bilgiye çeşitli aplikasyonlar sayesinde kolayca ulaşabiliyoruz artık. Peki, çoğumuzu bu engin bilgi okyanusundan faydalanmaktan alıkoyan ne?

Dijital dünyanın nimetlerinden okuyarak yararlanmak yerine sosyal medyada gereğinden fazla vakit geçiriyor olmak! Tablonun olumsuz göründüğünün farkındayız. Ancak araştırmak, bilgiye ulaşmak için çaba sarf etmek belki de daha motive edici olabiliyordur.

Online mı baskı mı?

Buraya kadar bahsettiklerimizden online olarak kitap okumanın kötü bir şey olduğu fikrini savunduğumuz anlaşılmasın! Aksine sonsuz bilgi kaynağının doğru kullanımı çok büyük ve önemli bir kolaylık.

Öte yandan online kitap okumayı tercih etmeyenlerin hala basılı olarak kitap okumak isteyenlerin ortak görüşü; kitabın sayfalarına dokunarak, mis gibi saman kağıdı kokusunu içine çekerek, sindirerek, duyma dışındaki tüm dört duyuya da hitap ederek okumanın keyfinin bambaşka olduğu. Bir de bu arada online kitaplarda sesli kitap okuma alternatifi olduğunu da hatırlatalım.

Tabii ki yeni neslin araştırma boyutları da şekil değiştirmiş durumda. Hap bilgileri hemen ve anında elde ediyor olmak yeni kuşaklara çok büyük oranda bir hız ve pratiklik kazandırmış durumda. Hızlı, pratik, analitik öğrenme yeni neslin öğrenme mottosu diyebiliriz. Bu hız içerisinde detaylı olarak araştırmak, her bilginin doğru olmayabileceği ihtimallerini bilerek incelemekse bu yeni neslin üzerinde biraz daha düşünmesi gereken konulardan olsa gerek.

YAZI: ŞEBNEM CENGİZALP