Kıyamet günü azap çekecekler kimler?

İslam Contributor
Ahlak
kıyamet günü
Spencer Watson-Unsplash

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed, Müslümanları farklı konulardaki hadisleriyle uyarırken kıyamet günü azap çekeceklere de dikkat çekmiştir. İnsanlar, dünya yaşamında iman ve ibadet etmek için yer alırlar. Bunun neticesi olaraksa hem bu dünyada hem de ahirette nimetlerle ya da azapla karşılaşırlar. Kıyamet gelip çattığında da azap çekecek bir grup insan vardır.

Hz. Muhammed kıyamet günü azap çekeceklerle ilgili ne demiştir?

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in sahih hadisleri, İslamiyet’i kabul eden kimseler için türlü derslerle doludur. Bu bakımdan salih bir Müslüman, onun tüm hadislerini dikkate alır ve bunlara uygun davranmaya başlar. Hz. Muhammed’in bir hadisi şerifinde şöyle buyrulur:

“Aişe! Kıyamette insanların en şiddetli azap görenleri, yaptıklarını Allah’ın yarattığına benzetenlerdir.” (Buhari)

Buradan da anlaşılabileceği üzere dinimizde yalnızca Allahü Teala’ya iman edilir. İnsanın duyması gereken en üstün saygı da yalnızca O’nadır. Dünyevi mal ve mülk ile yapılan farklı şeylere inanmak ve dua etmekse İslam’ın temel prensipleriyle çelişen bir eylemdir. Bu kimseler için kıyamet günü ve ahiret yaşamında farklı azaplar vardır.

Allah’a şirk koşmak nedir?

İslami literatür içerisinde sık sık dile getirilen şirk koşmak teriminin kelime anlamı ortaklık manasına gelir. Buna göre Allahü Teala’dan başkasına iman etmek ya da tapınmak şirktir. Bu eylem dinimizin büyük günahlar olarak adlandırdığı kategoriye dahil olur.

Kur’an-ı Kerim içerisinde yer alan ayetlerin bir bölümünde tövbe kapısının insanlara daima açık olduğu ve Allahü Teala’nın affedici olduğu vurgulanır. Bununla birlikte Allah’a şirk koşan kimsenin günahlarının bağışlanmayacağı da bildirilir. Bu bakımdan insanların ahiretlerini de düşünerek şirke kesinlikle bulaşmamaları tavsiye edilir.

Kişiyi şirke sokacak eylem ve davranış biçimleri nelerdir?

Allahü Teala, varlıklar içerisinden insana türlü nitelikler vermiş ve onu bu yönleriyle yüceltmiştir. Ancak insanlar dünyaya adım attığı günden bu yana Allah’tan başka tapınacak şeyler de bulmuştur. Bu bakımdan şirk, farklı çeşitlere ayrılmıştır. Şirk-i istiklali, şirk-i teb’iz ve şirk-i takrib; Allah’a şirk koşmanın farklı türleridir. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in hadisinde de geçtiği üzere bu günahı işleyenler için çetin bir azap vardır.

Dünya çevresindeki gezegenler ve doğa olaylarıyla her daim insanların dikkatini çekmiştir. Bu varlıkları ve olayları kafasında çözümleyemeyen ve açıklayamayan insanlar, tapınma yolunu tercih etmiştir. Bu bakımdan şirk-i istiklali; güneş, ay, yıldız ve diğer doğa olaylarına tapınma olarak ifade edilir. Yalnızca güneşe tapınanların mensup olduğu bir din dahi vardır.

Şirk-i teb’iz, şirk-i istiklaliden farklı olarak Allah’a inanmayı içerir. Ancak burada Allah’a denk olarak farklı varlıklara da yer vardır. Peygamberlerden bir kısmını Allah’a denk görmek ya da ortak koşmak, şirk-i teb’ize verilebilecek örneklerdir.

Şirk-i takrib, şirkin üçüncü derecesidir. Putlara tapınmak, heykellere inanmak ve buna benzer varlıklara dua etmek şirk-i takrib olarak kabul edilir. Hangi derecede olduğundan bağımsız olarak, şirkin her türlüsü dinimizde reddedilir. Bu büyük günaha bulaşan kimse için de türlü azaplar vardır.

İnsanın yaradılış gayesi Allahü Teala’ya iman etmek ve ömrünü doğru yoldan sapmadan geçirmektir. Ancak insanın fıtratında günaha eğilim yer alır. Bu bakımdan İslami kaynaklarda küçük ve büyük günah ayrımı yapılmıştır. Bunların ceza mertebesi birbirinden farklıdır. Şirke girmek, bu günahlar arasında büyük sayılanlar arasındadır. Hadislerde de geçtiği üzere Allah’a şirk koşanlar için kıyamette ve ahirette çetin bir azap vardır.

YAZI: İPEK ATACAN

Enjoy Ali Huda! Exclusive for your kids.