Koronavirüs Sonrası Günlük Yaşamımızda Neler Değişti?

terrified Asian doctor of Coronavirus
Fotoğraf: © Martinmark | Dreamstime.com

Çin’de başlayıp, hızlı bir şekilde tüm dünyaya yayılan Covid-19 isimli virüs; insanlık için önemli dersler verdi. Bu bağlamda; özgürce gezebilmenin, temiz hava ve suya ulaşabilmenin, toprağın, beslenmenin, temizliğin ve ziyaretin önemi tekrar tekrar anlaşıldı. Bunlar arasında en dikkat çeken detay ise virüse karşı henüz imanın şartı olan temizlikten başka bir alternatif getirilememiş olmasıdır.

Temizliğin önemi: Koronavirüs salgınına karşı tüm dünyada yoğun çalışmalar devam ederken, uzmanların insanlara başlıca iki tavsiyede bulundukları görülüyor. Bu tavsiyelerden ilki kişisel hijyen, ikincisi ise sosyal mesafe. Aslında daha yakından incelendiğinde temzilik, Müslümanlar için salgın ile birlikte ihtiyaç duyulan yeni bir konu değildir. Dinimiz, temelinde hem maddi hem de manevi temizliğin yer aldığı bir dindir. Peygamber Efendimiz, temizlik konusunda tüm Müslümanlara örnek olmuş ve hadislerinde de herkese temiz olmalarını tavsiye etmiştir. Hz. Muhammed’in ümmetine temizlik konusunda verdiği bazı tavsiyeler aşağıdaki şekildedir.

“Temizlik imanın yarısıdır.” (Müslim)

“Müslümanlık temizlik dinidir. Temiz olun! Cennete ancak temiz olanlar girer.” (Deylemi)

“Elbiselerinizi yıkayın, fazla kıllarınızı temizleyin, dişlerinizi misvakla temizleyin, temiz, güzel giyinin! Nezafet sahibi olun! (İbni Asakir)

Akraba ziyaretinin önemi: Kovid-19 virüsü, henüz kesin bir tedavisi bulunamamış bir tür. Bu hastalıktan uzak kalmanın tek yolu ise virüse yakalanmamak. Uzamanlar tarafından verilen araştırmalarına sonuçlarına göre, virüsün bulaşma ihtimali insanların birbirine yaklaşması ile artış gösteriyor. Bu sebeple de kişilerin birbirine en az 1,5 metre mesafe ile yaklaşması tavsiye ediliyor. Belli bir yaşın üzerine çıkan anne, baba ve diğer akrabalarla ise yüz yüze görüşme tavsiye edilmiyor.

Sosyal mesame, kavramının bir gerekliliği olarak yaşlılar ile temas kurmak artık mümkün olmayan bir eylem. İslamiyet açısından oldukça önem verilen akraba ziyaretinin değeri de bu günlerde anlaşıldı.

Nefes almanın önemi: İnsan, sıradanlaşan ve artık alışkanlık haline getirdiği bazı durumlardan ötürü şükretmeyi unutma eğilimindedir. Aslında ömrümüz boyunca devam ettirdiğimiz nefes alıp, verme eylemi de bunlara bir örnektir. Dışarıya maskesiz çıkmanın mümkün olmadığı bu günlerde, rahatça nefes alıp vermenin ne kadar büyük bir nimet olduğu anlaşıldı. Buradan çıkarılması gereken sonuç, insanın aslında ne kadar narin ve güçsüz bir varlık olduğudur. Bu bakımdan, her an bir hastalık ile mücadele etmek durumunda kalmak mümkündür. Kişiye düşen vazife ise can ve sıhhat emaneti çerçevesinde bedenine olabildiğince güzel bakmasıdır. Sağlığımızı artırmanın ve korumanın başlıca yolu ise; Kişisel temizliğe özen göstermek, dengeli ve düzenli beslenmek ile tütün ürünleri ve alkolden uzak durmaktır.

Suyun önemi: Su, Allah’ın kullarına bağışlamış olduğu en büyük nimettir. Kovid-19 ile birlikte suyun tüm dünya için ne denli önemli bir bileşen olduğu tekrar hatırlandı. Bu bağlamda suyun, salgın ile mücadelede üstlendiği farklı görevler var. Bu görevlerden ilki suyun sabun ile birleşerek temizliğin temelini oluşturmasıdır. Afrika gibi su kıtlığı yaşanan kıtalarda Kovid-19 salgını ile mücadelenin mümkün olmadığı görülmektedir. Suyun salgında üstlendiği diğer görev ise burun ve ağız yolu ile bu bölgelere yapışan olası mikroplara karşı boğazı temizlemesi ve nemli tutmasıdır.

Doğanın önemi: İnsanoğlu tarih sayfasına çıktığı günden bu yana, doğaya ve kendi türü de dahil olmak üzere diğer canlılara zarar verme eğiliminde olmuştur. Yaşanan salgının verdiği en büyük ders, doğaya verilen her türlü zararın insanoğluna er ya da geç geri döndüğüdür. Bu bakımdan insan; suyu, havayı ve toprağı kirletmeden önce bu nimetlerin farkına varmalı ve durup iki kez düşünmelidir.