Kötülük İklimine Karşı…

maria-teneva-HQnYH_zBcOg-unsplash
Fotoğraf: Maria Teneva-Unsplash

Kötülük nedir? Kim kötülük yapar? Din felsefinde ve ilahiyatta her zaman kötülük kavramı ve kötülüğe karşı nasıl davranılması gerektiği ile ilgili düşüncelere her zaman tartışıldı. Kuran-ı Kerim’de kötülük her zaman şeytanla özdeşleştirilir. Kötülüğü bize yaptıran ve aklımıza kötülükleri getiren şeytandır. İşte o aklınıza girdiğinde iç sesinizi dinlemeniz ve uzak durmanız olması gerekendir. Kuran- Kerim’de kötülükle ilgili ayetleri görüyoruz. “Kötülüğün karşılığı, onun misli olan kötülüktür. Ama kim affeder ve ıslah ederse (dirliği kurup-sağlarsa) artık onun ecri Allah’a aittir. Gerçekten O, zalimleri sevmez. “ (Şura Suresi, 40. Ayet)

Allah iyiliklerin yaratıcısıdır bu nedenle kötülük onun zıttıdır. Bazen bir kötülük o an işe yarayacak bir surette görünebilir. Bu tamamen yanıltıcı bir durumdur. Kötülüğün sonu ne kadar sonra olursa olsun kötülük olacaktır. Kötülük tüm dinlerde yasaklanmıştır. Bazen yapılan kötülükler cezasız kalacak gibi görünür ama ilahi düzende mutlaka kötülük karşılığını bulacaktır. Bu konuda Kuran-ı Kerim’de şu hadise rastlıyoruz. “Kötülükler kazanmış olanlar ise; her bir kötülüğün karşılığı, kendi misliyledir. Bunları bir zillet sarıp kaplar. Onları Allah’tan (kurtaracak) hiçbir koruyucu yok. Onların yüzleri, sanki bir karanlık gecenin parçalarına bürünmüş gibidir. İşte bunlar ateşin halkıdırlar; orada süresiz kalacaklardır.” Kıskançlık dünyada bulunan türler arasında insanlarda ve şempanzelerde bulunuyor.

Kıskançlık hissi insanda kötülük yapma duygusuna sebep oluyor. Çocuklar küçük yaşat kötülük üzerine eğitildiklerinde bu ileriki yaşlarda düşüncelerine yansıyor. Özellikle sık yaşanan kardeş kıskançlıkları çocuklarda ilk kötülük duygularının filizlenmesine sebep oluyor. Bir kardeş kıskandığı için kardeşinin oyuncağına ya da sahip olduğu bir nesneye zarar vererek yaşadığı duygu ile baş etmeye çalışıyor. Burada ebeveynler tarafından anlaşılmaya ihtiyacı olan çocuğa saki bir şekilde yaptığının yanlış olduğu anlatılmalı. Kötülüğe iyilikle cevap vermek de muhatabını en çok etkileyen davranış olarak karşımıza çıkıyor. Kuran-ı Kerim’de bu konuya dair bulunan ayet; “Hem iyilikle kötülük bir olmaz. Sen kötülüğü, en güzel olan hareketle önle! O vakit göreceksin ki, seninle aranda düşmanlık bulunan kimse, yakın bir dost gibi olacaktır.’’ (Fussilet Suresi, 34. Ayet)

Birtakım hisleri sonucu içinden geçen kötülüğe teslim olan insan, kötülük yaptığı kişinin iyi niyetiyle karşılaşırsa, kendine “ Ben neden böyleyim?” sorusunu soruyor, bu da onun farkındalık yaşayarak davranışlarını değiştirmesine yol açıyor. Kötülük karşısında büyük öfke duyarak kötülük yapma ihtiyacımız şeytanın bir oyunu olarak görülüyor. Peygamber Efendimizin kötülük üzerine bir sözü bulunuyor; “Sizden kim ki bir münker ve kötülük görürse onu eliyle değiştirsin. Buna gücü yetmezse ona diliyle müdahale etsin. Buna da gücü yetmezse, ona kalben buğz etsin (kalben onu reddetsin). Bu ise imani tavrın en zayıf olanıdır.’’ (Riyazu’s-Salihin Kitabı, 184). Buradan da anlıyoruz ki sadece kendi sebep olacağımız kötülüklerden değil, şahit olduğumuz kötülüklerden de sorumluyuz. Şahit olduğumuz kötülüğü dile getirerek müdahale etmemiz gerektiği açıkça belirtiliyor. Gördüğümüz, şahit olduğumuz bir kötülüğe karşı beni ilgilendirmez diye düşünüp sessiz kalmamalıyız.

Birebir yakınımızda olmayan ama bilgi sahibi olduğumuz kötülüklere karşı da kalbimizi çevirerek belki o kötülüğün değişmesi için dua ederek sabır gösterebiliriz. Özellikle gücü gerçekleşen kötülüğü engellemeye yetecek kişilerin kayıtsız kalması da Allah katında hoş karşılanmıyor. Kuran-ı Kerim’in kötülükle mücadele etme tavsiyesinde kötülüğe karşı iyilikle mücadele etmek var. Kötülük yapmamak dinimizde farzdır. Kötülük yapan kişilerin de dualarının kabul olmayacağı biliniyor. Kalbi temiz kişilerin bedduasını almamaya da dikkat etmek gerekir.