Kötülük ve İyilik Genetik midir?

Prayer
ID 146773816 © Leo Lintang | Dreamstime.com

İyilik ve kötülük kavramları üstüne düşünmemiz ve fikir üretmemiz için insan denen varlığın olması şartı vardır. Zira doğa da insan dışında iyi ya da kötü olarak nitelenebilecek ne bir durum, ne de bunu atfedebileceğimiz bir başka canlı türü vardır.

Rehberimiz Kur’an-ı Kerim’deki anlatımlarda baktığımızda cennet/cehennem, melek/şeytan, gece/gündüz gibi iyilik ve kötülüğün de insandaki çift kutupluluğuna dair anlatımlara rastlarız. Bunlar hepimizin aşina olduğu ve Kur’an-ı Kerim anlatımlarında sıkça yapılan karşılaştırmalardır. İnsan da böyle çift kutuplu yaratılmıştır.

Günlük hayatımızda iyi insan “melek” ile kötü insan “şeytan” ile tasvir edilir. Kur’an-ı Kerim kıssalarından olan Habil ile Kabil’in hikayesinde Habil iyi Kabil kötüdür. Yani insanlığın başlangıcından bu yana iyi ve kötü kavramı vardır. Peki, insan yaratılış olarak iyi ya da kötü müdür? Bu sorunun cevabı hayırdır. Çünkü Rabbimiz fıtrat olarak insanı en güzel şekilde yarattığını defalarca beyan etmiştir.

Kur’an-ı Kerim’de genel olarak anlatılan kıssalarda iyi davrananların mükafatlandırılacağı, kötü davrananların ise cezalandırılacağı bildirilmiştir. Anlıyoruz ki yüce Rabbimizin bize bahşederek şereflendirdiği irademiz ile iyi ya da kötü olmak bizim seçimimizdir. Bu konuda yapılan birçok çalışma da bulunmaktadır. Örneğin Yale Üniversite’sinin en küçüğü dört aylık olan bebeklerle yaptığı çalışmaların sonuçları çok ilginç sonuçlar vermiştir. Bunlardan biri, izleme fırsatı bulduğum, ayrı ayrı iki farklı renk oyuncak ayı ile yapılandır. Bebeğin karşısında oynatılan koyu renkli oyuncak ayı, beyaz renkli ayıya sürekli vurmakta, beyaz ayı kaçmaya ve kendini korumaya çalışmaktadır.

Tekrar ettirilen oyunlar sonunda bu iki oyuncak bebeklere uzatıldığında, bebekler her seferinde iyi olan beyaz ayıyı almak istemektedir. Şaşırtıcı olarak koyu renkli ayıyı hiçbir bebek almamaktadır. Uzmanlar, yıllar süren araştırmalara dayanan bu deney sonuçlarından birinin de, defalarca tekrar edilen bu tip oyunlarda, yine insan fıtratında kodlanmış olan ve kendinden farklı olanı dışlama cezalandırma içgüdüsü eğiliminin devreye girdiğini belirtiyorlar. Bu eğilimin de, çocuklara küçücük yaşlarda verilecek sevgi ve hoşgörü değerlerinin benimsetilmesi ile olumluya dönebileceğini belirtiyorlar. Bu olumluya dönüş, değerler eğitimini iyi almış çocukların yetişkin olduklarında kendilerinden farklı ve kötü olanı hoş görerek eğitme, değiştirme yardımcı olma çabasına girebilen yetişkinler olduğu sonucunu çıkarmaktadır.

Kur’an-ı Kerim’de konumuza dair örnek ayetlerden bir kaçını paylaşalım şimdi de:

“Kim iyilik getirirse ona, ondan daha hayırlısı vardır. Ve onlar o gün korkudan uzak, güven içindedirler.” (Neml Suresi, 89.

“Kim kötülük getirirse onların da yüzleri cehanneme yıkılır: “Yaptıklarınızdan başka bir şeyle mi cezalandırılıyorsunuz?” denilir. (Neml Suresi, 90. Ayet)

“Kim bir iyilik getirise ona ondan daha güzeli vadır. Kim kötülük getirirse, kötülükleri yapanlar, ancak yaptıkları (kötülük) kadar cezalandırılırlar.” (Kasas Suresi, 84. Ayet)

“İyilikle kötülük bir olmaz!  Kötülüğü, en güzel tavırla sav! O zaman görürsün ki, seninle arasında düşmanlık olan kimse, sımsıcak bir dost gibi oluvermiştir.” (Fussilet Suresi, 34. Ayet)

“Kim hayra ve barışa yönelik iş yaparsa kendi lehinedir. Kim de kötülük yaparsa kendi aleyhinedir. Rabbin, kullara asla zulmetmez.” (Fussilet Suresi, 46. Ayet)

Seçtiğimiz ayet içeriklerinden de anladığımız şekli ile, iyilik ve kötülük kişinin iradesine bağlı seçimleridir. Eğer yüce Rabbimiz bizi yaradılışta iyi ya da kötü olarak yaratıp sonra da imtihan dünyasına atsa idi bize zulmetmiş olurdu. Oysa Allah bizleri zulmetmek için yaratmadı. Kur-an dili ile söylersek hangimizin daha iyi iş yapacağını sınamak için yarattı. Bir iradenin ya da seçme özgürlüğünün olmadığı yerde bir imtihanın da olamayacağı açıkça görülmektedir. Seçebileceğimiz şeylerde kaderimiz seçtiklerimizdir.