Kul için ibadetin gayesi nedir?

Yeni Başlayanlar için İslam Contributor
İbadet
ibadetin gayesi
Abdullah Arif-Unsplash

İslami literatürde ibadetin gayesi hakkında farklı görüşü savunanlarla karşılaşmak mümkündür. Bu bakımdan, ibadetlerin amacı irdelenirken hem konunun önemi hem de ibadeti yapan kişinin mertebesi göz önüne alındığı görülür. Ancak ibadetlerin zaman ya da çağın koşullarına göre değiştirilemeyeceği ya da kolaylaştırılamayacağı noktasında kesin bir görüş birliği bulunur.

Genel anlamıyla tanımı nedir?

Kişinin Allah’a duyduğu sevgiyi ve saygıyı göstermek için yaptığı davranışlar ve sergilediği tutum ibadet olarak isimlendirilir. Kur’an-ı Kerim içerisinde ibadetle yakın anlamlı olarak; rüku, secde, dua ve tesbih gibi terimlerin kullanıldığı görülür.

İslam inancında uygulama bakımından türlü ibadetler yer alır. Bunları; kalbi, bedeni, mali ve hem maddi hem de mali ibadetler olmak üzere dört kısma ayırmak mümkündür. Yükümlülük şartlarını taşıyan her Müslümanın üzerine düşen ibadet borcunu ödemesi beklenir.

Peki, ibadetin gayesi konusunda yapılan fıkhi yorumlar nelerdir?

İbadet yapılışı bakımından Allah’a yönelmek ve O’na boyun eğmektir. Kulluk etmek terimi de genellikle ibadetle aynı manayı ifade eder. İslami literatürde yer alan yorumlara bakıldığında ibadetin gayesi hakkında farklı yorumlar yapıldığı görülebilir. Bu yorumlardan birine göre ibadet de tıpkı dini inanç gibi kişi için doğal bir ihtiyaçtır. Farklı dinlerde öngörülen ibadet şekilleri de bu ihtiyacı karşılamanın somut bir halidir.

Cemaatle yapılan ibadetlerinse, ferdi ihtiyacı gidermeden öte bazı yararları olduğu savunulur. Buna göre ibadetin amaçlarından bazıları da bireysel güç kazanmak ve toplumun motivasyonunu artırmaktır.

Bazı yorumlarda da ibadetin yalnızca Allah’ın emri olduğu için yerine getirildiği ve amacının bu yönde olduğuna yer verilir. Bu noktada ibadetlerin amacıyla alakalı başka bir mana aranmaması gerektiğine yer verilir. Kısacası, ibadetin amacı konusunda birbirinden farklı fıkhi yorumlar vardır. Burada esas olan ibadetlerin değiştirilemeyeceği ve yaşanan çağa uydurulamayacağı şeklindedir.

İbadet etmenin kul açısından önemi nedir?

Allahü Teala, kainatın ve içerisinde bulunan tüm varlıkların yegane yaratıcısıdır. Bu sebeple de O’na iman etmenin temeli ibadet etmekle atılır. Kur’an-ı Kerim içerisinde Allah’ın üstünlük sıfatlarına ve isimlerine yer verilir. Buna ek olarak da insanlara ibadet etmeleri tembih edilir, emredilir. İlgili ayeti kerimelerden birinde şöyle buyrulur:

“De ki: ‘Rabbim adaleti emretti.’ Her secde ettiğinizde yüzlerinizi O’na çevirin, kendisine içten bir inanç ve bağlılıkla O’na yalvarın! İlkin sizi yarattığı gibi (yine O’na) döneceksiniz.” (A’raf Suresi, 29. Ayet)

Buradan da anlaşılacağı üzere insana verilen ömür geçici ve kısa bir zaman dilimidir. Bu zamanı Allah’a yaraşır bir biçimde geçirenler, ibadet yapanlar ve salih amellerde bulunanlar içinse ebedi bir cennet yaşamı vardır. Bu bakımdan ibadet etmek, imanın bir göstergesidir ve insanın ahiret yaşamına etkisi olan bir eylemdir.

İbadet etmenin ahiret yaşamına olduğu kadar dünya yaşamına da yararları vardır. Buna göre ibadet eden kimse manevi anlamda değer kazanır ve içsel huzurunu korur. Nefis ve şeytan vesvesesiyle mücadele etmenin başlıca yolu da yine ibadet etmektir.

İbadet bireysel yararların dışında toplumsal faydalar da sağlar. İslam’ın emrettiği ibadetleri bir kısmı ferdiyken bir kısmı da topluma yardım odaklıdır. Bu tip ibadetlerle yardımlaşma ve dayanışmanın artırılması hedeflenir. Kısacası, ibadet etmek hangi amaçla olursa olsun Müslüman kimseye fayda sağlar. Bu noktada ibadetleri değiştirmeden ve emredildiği üzere yapmanın önemi büyüktür. Ayrıca en kıymetli ibadetin sürekli olan olduğu da unutulmaması gereken bir konudur.

YAZI: İPEK ATACAN