Görücü Usulü Evlilik ve Kültürümüz

Kültür 02 Haz 2020 Contributor

Geleneksel bir kavram olan görücü usulü evlilik tam olarak nedir? Türk kültüründeki aile olgusu tarih boyu çok önemsenen bir olgu olarak yer almıştır. Buna bağlı olarak aile ve akrabalık bağlarının önemi günümüzde maalesef azalsa da tarih boyu el üstünde tutulan bir değer olmuştur.

Kadim Türk kültüründe aile ve akrabalık bağlarının çok sıkı olduğu ve toplumun temel taşını oluşturan aile yapısının çok güçlü ve sağlam temellere dayandığı görülür. Yine tarih boyunca Türklerin tek eşli bir aile hayatından yana oldukları görülmektedir. Öyle ki Türk’lerin İslam’a geçişi ile şeriat hukukunun erkekte çok eşliliğe cevaz vermesi bile tek eşliliği çok fazla etkilememiş, Osmanlı dönemi kayıtlarına göre çok eşli evlilikler genel nüfusun %10’u civarında kalmıştır.

Kültürümüzde görücü usulü evlilik nasıldır?

Evlilik çağı, çocukluk ve gençlik çağının ardından gelen ve insan hayatında dönüm noktası olan bir süreçtir. Bir çağ bitip başka bir çağa geçilecektir. Hepimizin temennisi evlatlarımızın mutlu huzurlu bir aile kurmasıdır. İnsanlığın ve soyun devamlılığı için evlilik en önemli kurum olup yüce kitabımız Kur-an’ ı Kerim’de de evliliğin nasıl ve hangi şartlarda olacağı kurallara bağlanmıştır.

Günümüzde özellikle şehirlerde belli bir flört döneminden sonra gerçekleşen evlilikler daha yaygın hale gelse de görücü usulü evliliklerin de varlığı devam etmektedir. Görücü usulü deyip geçmeyin her yöreye her kültüre ait farklı gelenekleri olan kadim bir gelenektir görücü usulü evlilik.

Yine kadim Türk kültürümüzden bir örnek verecek olur isek; bir kıza talip olan kişi önceden haber verdiği kızın ailesine 4 kişilik aile efradı ile bir ziyarette bulunurmuş. Misafirleri kapıda kız babası karşılayıp özel olarak hazırlanan misafir ekmeklerinin ikramından sonra babanın eğer kızı vermeye gönlü oldu ise oğlanın boynuna bir yazma takarmış. Böylece fiziki olarak kızın sorumluluğunun babadan damada geçtiği sembolize edilirmiş. Damat adayı boynundaki yazmayı isteyenlere yazmayı vermemek için para dağıtırmış.

Adetleri nelerdir?

Evlilik aşamasına gelindiğinde ise düğün günü tuzlu suyu ile ıslatılmış ekmeği yiyerek karşılarına çıkacak tüm acılara birlikte katlanacakları sözünü vermiş olurlarmış. Daha sonra kız evin eşiğine basmadan kucakta eve sokulup damat üç gün boyunca başka bir evde kalır ancak üç gün sonra bir yüz görümlüğü getirerek geline kavuşurmuş. Böylece sabır ile birbirlerinin kıymetini bilmeleri öğretilirmiş.

Bu ve bunun gibi sayısız geleneklerin uygulandığı evlilik öncesi ve sonrası unsurların tüm amacı sağlam temellere oturan aile çatıları oluşturmak istenilmesi elbette. Bunun için ince düşünülmüş kültür zenginliğimizin yansıdığı ne çok gelenek mevcut gelin siz düşünün.

Günümüzde gelenekselliğin hala ağır bastığı yörelerde uygulanmakta olan görücü usulü evlilikler erkek evlattan habersiz anne ve babası ya da yakın akrabaların kız seçme girişimi ile başlamaktadır. Bu kız seçme aşamasında aile bireylerinin dikkate aldığı kriterler vardır. Bunlar; kızın iffeti, asaleti, güzelliği, maharetleri ve huyudur. Bir aile ziyareti sırasında evlenme çağındaki kız fiziksel olarak beğenildikten sonra konu komşudan akrabalardan kız hakkında bilgiler alınmaya başlanır.

Ananelerimiz devam ediyor mu?

Aslında bu fiziki beğenmeden sonra kızın aile yapısı ekonomik durumu ve evlilik aşamasına gelindiğinde erkek tarafından taleplerinin ne olacağı kestirilmeye çalışılır. Ve dengi dengine olduklarına karar verilir ise erkek evlada kız bir şekilde gösterilir ve istenme aşaması başlamış olur. Çok eskilerden duyduğumuz kadarı ile ailelerin yaptığı bu seçime ne kız ne de oğlan karşı gelebilir ve o evlilik mutlaka gerçekleşirmiş.

Sonuç olarak günümüz evlilikleri ve görücü usulü evlilikler arasında şüphesiz çok farklar var. Fakat kendi seçimlerinin sonucu yapılan evlilikler ile görücü usulü ile yapılan evliliklerin ömrünün kısalığının evlilik şeklinden değil değişen günümüz koşullarındaki gençlerin evlilik ve aile kavramına bakışlarının değişmesinden kaynaklandığını düşünebiliriz.