Kulun Allah’tan razı olması ne demektir?

İslam Contributor
dua
Heru Anggara-Dreamstime

İslam inancında kulun Allah’tan razı olması bilinci ve Allah’ın kulundan razı olması, rızanın tek boyutlu olmadığı düşüncesinin bir göstergesidir. Kulun rızası, Allah’ın kendi hakkında takdir ettiklerini isyan ve muhalefet etmeden gönül hoşluğu ile kabullenmesidir.

Kulun rıza mertebesine ulaşması, onun Rabbinden razı olması ve takdirine teslim olmasıyla mümkündür. Allah’ın hükmüne isyan ve itiraz etmemektir.

Rabbimizin en büyük nimetlerinden olan rıza, her kulun nasibinde bulunan bir erdem değildir. Nasip olan ise dünyada bile cenneti yaşayandır. Allah kulundan razı olmadıkça, kulun da Rabbinden razı olması mümkün olmaz.

Rabbin rızasının hakikati nedir?

Kulun Allah’tan razı olması, nefsani arzularından, hırslarından sıyrılarak Yaratandan gelen her şeye rıza göstermesi demektir. İçerisinde sayısız nimet ve ikram barındırır. Kulun ‘kahrın da hoş, lütfun da hoş’ diyecek mertebeye ulaşması demektir.

Rabbin rızasının hakikati, kulu için sevap, nimet, keramet ve ikram bahşetmesindedir. Nitekim Hakk’ın rızası, O’nun iradesinin gerçekleşmesi anlamını taşır. Kulun razı olmasının hakikati de Hakk’a koşulsuz şekilde teslim olması, O’nun emir ve hükümlerine itaat etmesidir. Bu sebeple Rabbin rızası, kulun rızasından önce gelir. Çünkü kulun rızası, Allah’ın rızasına bağlıdır. 

Kullar neden ümitsizliğe kapılır? Kulun üzüntüye kapılarak ümitsizliğin pençesine düşmesinin nedeni istek ve arzularının gerçekleşmemesi yüzündendir. Ancak kulu için neyin hayırlı olduğunu yalnız Allah bilir. Rabbinden hayrı dileyen kul için ise arzusunun gerçekleşmemesi diye bir şey söz konusu değildir. Hayırlı olanı isteyen için, sonuç ne olursa olsun her durumda o verenden razıdır.

Kulun Allah’tan razı olması nasıl gerçekleşir?

Onun için gam ve sitem yoktur. Rabbimiz her an kulunun durumundan haberdardır. Rabbinden razı olandan, O’nun hükmüne rıza gösterenden Allah da razı olacaktır. Gerçek manada Hakk’a teslim olmak, O’ndan razı olmakla mümkündür. Rabbimiz bu dünya hayatında razı olduğu ve de hükümlerine rıza göstererek kendisine sadakatle bağlı kullarından ahirette de razı olacağını bildirmektedir.

“Bugün, sözlerine sadık olanların sadakatlerinin hayrını görecekleri gündür. Zemininden ırmaklar çağlayan, içinde ebedi kalacakları cennetler onlarındır. Allah onlardan razı, onlar da Allah’tan razıdırlar: İşte bu muhteşem bir başarıdır.” (Maide,119. Ayet)

“Allah’ım neden istediğim şeyleri duymuyor, bana cevap vermiyorsun” diyerek şikayet etmek; Rabbin her an bize yakın, bizi işiten ve her şeyimizden haberdar olduğunu unutmak, isyan etmektir. Samimi kullara düşen Rabbine içtenlikle güvenip sığınmaktır. Gönülden inananlar ümitsizliğe düşmezler.

Allah’tan razı olan kul, hoşnut olmadığı bir tecelliden hayır umar, küsmez. Aksi durumda ise hoşnut olmadığı tecelli karşısında Rabbi ile hesaplaşmaya kalkışır. Oysa güzel düşünen, hayrı dileyen ve tam bir teslimiyet içerisinde Rabbinden razı olanlar Allah’ın rahmetine yakındır.

“Ey mutmain (tatmin olan) nefis! Razı edici ve razı edilmiş olarak dön Rabbine.” (Fecr, 27-28. Ayet)

Bu dünyanın bir imtihan yeri olduğunu bilen kul için esas mesele dünya hayatındaki istek ve arzularının gerçekleşmesi ya da gerçekleşmemesi değildir. Asıl olan, bize bahşedilen bu hayatı, Allah’ın razı olduğu ve Allah’tan razı olmuş bir kul olarak yaşamak, bu hal ile ahirete göçmek, Hakk’a dönmektir.

 

Enjoy Ali Huda! Exclusive for your kids.