Kuran Ayetleri Bize Ne Anlatır?

Kran ı kerim

Yüce Allah kitabımız Kuran ayetleri ile bize mesajlar iletir, emirlerini buyurur. Kur’an-ı Kerim günümüze kadar birçok İslam alimi tarafından tefsir edilmiştir. Bunlar sonucu birçok Kur’an meali ve tefsiri edinmek mümkündür. Kuran dili olan Arapça’nın çok geniş muhteviyata sahip, zengin bir dil olması tefsir çalışmalarının titizlikle yapılması sonucunu doğurur. Ayrıca tefsir ya da meal yazan alim büyük bir sorumluluk üstlenmiştir. Dil olarak hayli zengin bir üsluba sahip ilahi kitabımız içerik olarak da oldukça zengin bir muhteviyata sahiptir. Konuların tasnifi, surelerin Mekki mi Medeni mi olduğu, hangi olay ile ilgili indirildiği gibi birçok detaya girmek mümkündür. Kur’an-ı Kerim’i en iyi şekilde anlamaya çalışarak üzerinde düşünerek okumak yüce Rabbimiz’den bize bir emirdir.

Kuran ayetleri bizler için…

Ayetler insanlık için gönderildiği imtihan dünyasının klavuzudur. İnsan yaratılış olarak irade ve akıl melekelerinin varlığıyla üstün bir varlık olmakla birlikte, nefs yönetimi konusunda aciz bir varlıktır. Her şeyin zıddıyla kaim olduğu yaratılış esaslarına göre insan da iyi ya da kötüyü seçip yaşama ikilemleri arasında hayat mücadelesini sürdürür. Hayat boyu yapılacak seçimlerin doğru yola klavuzlanması Kuran ile olacaktır. Genel olarak Kur’an-ı Kerim’de hemen her konuda nasıl davranılması gerektiğini anlatan ayetler mevcuttur. Erdemli, dürüst, yardımsever ve Allah rızasını önceleyerek yaşaması gerektiğini insan Kuran ayetlerinden öğrenir. Kuran ayetleri bizim için ilahi plandan gönderilmiş önemli mesajlardır. Bu mesajları anlamadan okumak nasıl bir şey kazandırmayacaksa, hiç okumamak da bahşedilen ömrün kayıp olmasına sebep olacaktır.

Ayetlerin ana konuları nelerdir?

Yüce Rabbimizin bizlere Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) elçiliği ile gönderdiği ilahi hitabında hemen her konuda esas ve emirlerini iletmiştir. En ana konu olan Tevhid inancı tüm emirler, yasaklar ve sosyal ya da bireysel davranış esaslarını kapsayıcıdır. Tevhid şemsiyesi altında ise insanın ve diğer varlıkların yaratılışı, itikat esasları, ibadetlerin muhteviyatı, ahiret hayatı, kıyamet ve hesap günü gerçeği, birey ve toplum ahlakı, peygamberler, kıssalar, meseller ana başlıklar altında sayılabilir. Tüm konuların ayetlerde yer alma sebebi elbet okunmak, anlaşılmak ve uygulanmak içindir.

Hayatı Kur’an- Kerim’de ve Peygamberimiz Hz. Muhammed’in sünnetleri ışığında inşa etmek her kulun boynunun borcu, selamete çıkmanın anahtarıdır. Tefsir çalışmalarına ömrünü vermiş nice alim Kur’an-ı Kerim’in bir bütünlük içinde okunduğunda daha iyi anlaşılabileceğini belirtmektedir. Örneğin müşrik Arapların yaşadığı dönemde indirilen Kur’an-ı Kerim’i, o dönemin toplumsal yapısı, kültürü, gelenekleri ile bağdaştırarak okunduğunda birçok ayetin daha anlaşılır hale gelebildiği alimlerce belirtilmektedir.

Bir başka örnek olarak bazı İslam alimlerinin bu anlayışla yaptığı tefsirlerde, nedensellik bağlantılarını kurmuş, Mekki ve Medeni ayetlerin dil ve içerik olarak farklılıklarının insanlığın gelişimi ile doğru orantılı olduğunu belirtmişlerdir. Bir belagat harikası olan ilahi kitabımız içinde yer alan mesel ya da kıssalar bile başlı başına incelenen konulardır.

Kuran ayetleri anlaşılamaz mı?

Doğaldır ki inanç tarihi insanlık ile aynı tarihe sahiptir. Tarihi kaynaklardan edinilen bilgilere göre insan var olduğundan bu yana inançsız ya da dinsiz hiçbir evresi olmamıştır. İnsan fıtratı gereği bir şeye inanma içgüdüsü ile doğar. Bu inanma, üstünlükleri yanında acizliklerini de gören insanın üstün bir ilahi gücün varlığına olan inancıdır. Bu denli saf bir içgüdü olan inanç sistemi birçok dinde ruhban sınıfı oluşmasına, putlaştırmaların gelişmesine yol açmıştır.

İnanç dünyasının karmaşıklaştırılarak anlaşılmaz hale sokulmaya çalışılmasıysa kişisel menfaatler güdülerek meydana gelmiştir. Kur’an-ı Kerim içinde yer alan ve muhteviyatı açısından alimlerin de anlamlandıramadığı ayetler elbette mevcuttur. Fakat bu ayetlerin varlığı İslam inancının genel kuralları, emirleri ve yasaklarının anlaşılıp uygulanmasına engel teşkil etmemektedir. Bu anlaşılamayan öğelere örnek bazı ayetlerin başında yer alan Elif, Lam, Mim gibi “huruf-u mukatta” harfleridir.