Kur’an-ı Kerim Işığında İnsan İlişkileri

harli-marten-M9jrKDXOQoU-unsplash
Fotoğraf: Harli Marten-Unsplash

Yüce kitabımız Kur-an’ı Kerim’e göre öğrenme yeteneğine haiz bir varlık olarak insan, ruhu ve bedeni ile bir bütün olarak yaratılmıştır. Hayatı ise fıtrat üzere yaşayıp yaşamadığı ile doğru orantılı olarak iyi ya da kötü bir hayat olarak seyreder. Kavramlar arası ilişki kurabilme yetisine sahip insana bu özelliğinin en büyük getirisi, öğrenerek davranış geliştirebilme becerisidir.

Kur-an’ı Kerim’de insanın yaratılış özelliklerinin birçoğundan bahseder. Bu bahislerde insanın hem iyi hem kötü özelliklerinden bahsedilirken kendisine bahşedilen en önemli şeyin ise akıl ve irade olduğu vurgulanır. Ve insandan bu aklı ve iradesi ile doğru olanı seçmesi ve yaşaması beklenir. Çünkü insan fıtratına Allah’ a karşı bir sorumluluk bilinci nakşedilmiştir. Yani Kur-an’ı Kerim’e göre alemlerin Rabbi olan Allah’ın insandan beklentisi yaratılış kodlarına uygun olarak erdemli bir hayatı sağlayacak davranışlar göstermesidir. Bu insan için kolay bir iş değildir ve hayat bu anlamda meşakkatli bir yoldur. Zira insana nefsi hem iyiyi hem kötüyü fısıldar. Elmalılı Hamdi Yazır’a (d. 1877/ö.1947) göre insan doğası iyiye ve kötüye yönelmeye aynı derecede yakın olup, birinin diğerine üstünlüğünün sonradan olan sebeplere bağlı olduğudur.

Bu durumda insanın önce kendini tanıması ve bu tanıma ile çevresini de anlayıp toplum hayatında fıtrata uygun öz benliğe yabancılaşmamış bir profil çizmesi gerekmektedir.

Kur-an’ı Kerim bize içinde yer alan birçok kıssa ve peygamberlerin davranışları ile örnekler gösterir. Yani davranışlarımızı nasıl yönlendireceğimize rehberlik edip, sevgiye, saygıya, merhametli olmaya, yardımsever olmaya davet eder. Kur-an bize temiz ahlakları, dürüst ve güvenilir olmaları ile örnek gösterdiği peygamberlerin sürekli birer beşer olduklarına da vurgu yaparak bu özelliklerin peygamber olmayan bizlerde de olduğunu belletir.

Bunun yanında Kur-an’ı Kerim’de insana verdiği sözleri tutması, tutamayacağı sözleri vermemesi, sürekli iyilik yapması zira Allah’ın iyilik yapanları sevdiği öğütlenir. Bu ve buna benzer birçok öğüt ile yaratılmış olan insanın toplum içindeki davranışları, diğer insanlarla ilişkileri en ince ayrıntıları ile verilir ki sağlıklı birey sağlıklı toplum sonucuna ulaşılsın. Bu paragrafımızda söz ettiğimiz sözünde durma ve iyilik yapma ile ilgili ayetleri de verelim;

“…Verdiğiniz sözü yerine getirin. Çünkü verilen söz sorumluluk gerektirir.” (İsra Suresi, 34. ayet.)

“…Allah iyilik yapanları sever.” (Bakara Suresi,195. Ayet)

Sürekli diğer insanlarla birlikte yaşama içgüdüsü ve gerekliliği içinde olan insanın fıtrat üzere bu öğütlere uymadan yaşamaya çalıştığı bir hayatın ise hem kendi hem toplum hayatına bir kaos getireceği aşikardır.

Bireyler arasında dolayısı ile toplumda olumsuz karşılanan özelliklerden ve öte dünyada bu özelliklerini yontmayan insana bir yaptırım uygulanacağından da söz eder Kur-An’ı Kerim:

Kıskançlık: “Ey Muhammed de ki: Haset ettiği zaman hasetçinin şerrinden tan yerini ağartan Rabbime sığınırım.” (Felak Suresi¸5. Ayet)
Cimrilik: “Allah’ın, lütfundan kendilerine verdiği şeyde cimrilik edenler, bunun kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Tam aksine bu onlar için bir şerdir. O cimrilik konusu yaptıkları şey, kıyamet günü bir tasma gibi boyunlarına dolandırılacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah’ındır. Allah, yapmakta olduklarınızdan haberdardır.”(Ali-  İmran Suresi, 180. Ayet)

Kibirli olmak: “Yeryüzünde kasılarak böbürlenerek yürüme. Çünkü sen ne yeri yarabilir, ne de dağlarla boy ölçüşebilirsin.” (İsra Suresi, 37. Ayet)

Görüldüğü gibi olumsuz olarak nitelenen ve toplum içinde bu davranışları sergileyen insanlar Kur-an’ı Kerim’imde sert bir dille eleştirilip, yaptırımlardan söz edilmiştir. O halde insanın diğer insanlar ile olan iletişiminde dikkat etmesi gereken çok husus vardır. Sağlıklı ve kişileri ileriye taşıyacak toplumlar söz konusu kriterlere uygun davranan insanların oluşturduğu toplumlarda mümkün olacaktır.