Faiz Hükümleri ve İslam’daki Yeri

ID 172481466 © Kanjana Jorruang | Dreamstime.com
ID 172481466 © Kanjana Jorruang | Dreamstime.com

Faiz hükümleri ne anlama gelir? Türkçe’de kullanılan faiz sözcüğü genellikle Arapça’daki riba ile eş değer görülür. Buna göre, borç verilmiş olan bir parayı anlaşılan süre sonrasında borçludan daha fazla alınmasına faiz denir. Faiz hükümleri cahiliye devrinde karar verilen vadeye ya da bu vadenin uzatılmasına karşılık olarak borcun artması anlamında kullanılırdı. Ancak dinimiz faiz konusunda kesin bir duruş sergilemiş ve faizi yasaklamıştır.

Faiz hükümleri hakkında Kur’an-ı Kerim’de ne buyrulur?

Faiz yasağı, İslamiyet’in temel ilkeleri arasında yer alan bir konudur. Dinimizde adalet çevresinde ve kimsenin zarara uğramayacağı biçimde bazı konulara sınırlamalar getirildiği dikkat çeker. Faiz de bu bakımdan ele alınan ve Kur’an-ı Kerim’de işlenen konulardan biridir. Bu konu nüzul olan surelerden anlaşılacağı üzere dört aşamada sunulmuştur.

Faiz ile ilgili nüzul edilen sureler sırasıyla şu şekildedir:

“İnsanların malları içinde artsın diye faizli ödünç verdikleriniz Allah katında artmaz.” (Rum Suresi, 39. Ayet)

“Yahudilerin zulmü sebebiyle, bir de pek çok kimseyi Allah yolundan engellemeleri, kendilerine yasaklandığı halde faiz almaları ve haksızlıkla insanların mallarını yemeleri yüzünden… içlerinden inkara sapanlara acı bir azap hazırladık.” (Nisa Suresi, 160 ve 161. Ayet)

“Ey iman edenler! Kat kat faiz yemeyin.” (Al-i İmran Suresi, 130. Ayet)

“Faiz yiyenler ancak şeytanın çarparak sersemlettiği kimse gibi kalkarlar.” (Bakara Suresi, 275. Ayet)

Kur’an’da yer verilen bu ayeti kerimelerden anlaşılacağı üzere dinimizde faiz ile alışveriş yapmanın yeri yoktur. Bu bakımdan faiz alıp veren kimselerin hem dünyada hem de ahirette kötü neticelere erişeceği hakkında da kesin uyarılara yer verildiği görülür.

İslam’da önemli bir yeri olan faiz yasağının sebepleri nelerdir?

İslamiyet’te yer alan emir ve hükümlerin çoğunlukla ferdi ve toplumsal hikmetleri bulunur. Buyrulan yasaklarla da insanların menfaatlerinin korunması hedef alınır. Alışveriş ve ticarette faize yönelmenin de bazı kötü sonuçlar vardır.

Faiz en başta eldeki sermayenin kullanılmasının ve yeni yatırımlar yapılmasının önüne geçer. Yatırımlar azaldıkça işsizlik artar ve bazı yapay fiyat artışları ile karşılaşılır. Ufak bir sermaye, faiz sayesinde hızlı bir biçimde artar ve büyük kitleleri yönetebilecek bir gücü de beraberinde getirir.

Faiz ile elde edilen kazanç, emek gerektirmediği için insan ilişkileri sermaye gözetilerek kurulmaya başlar. Neticede de yardımlaşma, dayanışma gibi manevi duygular kaybolmaya başlar ve bunların yerini yoğun bir bencillik duygusu alır. Tüm bu sebeplerden dolayı da İslam inancında faize kesin bir yasak konulur. Buna karşılık da emek ve sermayenin bir arada kazanç getireceği bir ekonomik düzen hedeflenir.

Faiz çeşitleri nelerdir? Faiz türlü çeşitleri olan bir yasaktır. Bu bağlamda, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed bir hadisi şerifinde “Faiz yetmiş üç çeşittir.” (Hakim) buyururlar. Bu çeşitler arasında faiz denildiğinde akla ilk gelenler ise; borç faizi, gecikme faizi, alışveriş faizi ve günümüzde görülen diğer faizlerdir.

Borç faizi, bir kimseden alınan borcun mal geri ödenirken üzerine fazlalık konulmasıdır. Gecikme faizinde ise alınan anaparaya ancak bir şartta faiz konulur. Bu şart ise borçlunun borcunu ödeyemeyip, önceden belirlenen vade gününü geçirmesidir. Vade günü geçirildikçe aynı oranda anapara üzerine faiz eklenir.

Alışveriş faizi, alım ve satım işlerinde ödemenin ne şekilde yapıldığına göre belirlenir. Buna göre peşin ödemelerde mal üzerine ekstra bir faiz eklenmez ancak vadeli ödemelerde malın miktarı bir miktar daha artırılır. Günümüzde karşılaşılan faiz çeşitleri ise farklı isimlerde adlandırılmaktadır.