Kuran-ı Kerim’de Affetme Kavramı Nasıl Geçer? Affedici Olmanın Faziletleri

dreamstime_s_166342137

İslamiyet inancında insan bazı davranışlarıyla övülür ve Kuranı Kerim incelendiğinde bu davranışlardan birinin de affetme olduğu anlaşılır. Allahü Teala affedicidir ve kulları arasında da affedici olanları sever.

Takva sahibi, salih müminler affedici olmalarıyla tanınırlar. Bu bağlamda, Kuranı Kerim içerisinde yer alan bir ayeti kerimede:

“Onlar bollukta da darlıkta da Allah yolunda harcarlar, öfkelerini yenerler, insanları affederler. Allah işini güzel yapanları sever.” (Al-i İmran Suresi 134. Ayet) buyrulur.

İslamiyet inancında affedici olmanın yeri nedir? Al-i İmran Suresi’nin ilgili ayetinden ve Kuranı Kerim içerisinde yer alan diğer ayetlerden anlaşılacağı üzere affedici olmak, güzel bir vasıftır. Bencillik, cimrilik, hırs ve kindarlık gibi kötü duygular; kişinin öfke, intikam ve kızgınlık hissetmesine neden olur. Bu gibi duygular kara birer leke gibi kalbi çevreler ve zamanla da manevi bir çöküşe dönüşür.

Kişinin affedici bir vasıfta olması aslında İslamiyet ahlakının esaslarından biridir. Bu şekilde davranmak her zaman kolay olmasa da, affedici olmanın kişiye sağladığı pek çok yarar bulunur. Hatta dinimizde affedici olmak, şifa bulmaya benzetilir.

Kişinin affedici olmasının faziletleri nelerdir? Kişinin hem kendi yaptığı hem de başkaları tarafından yapılan hataları üstelemeyip, üstünü örtmesi; onun affedici olduğunun bir göstergesidir. Öfke hali nasıl olumsuzlukları beraberinde getiriyorsa, affedici olmak da faydalı şeyleri beraberinde getirir.

Affetme kavramını benimsemeyen ve kin tutan bir kimsede fiziksel ve psikolojik bakımdan bazı bozukluklar görülür. Oysa affedici olmak sağlıklı bir ruh haline araçtır. Affetme erdemine sahip kişi, geçmişe takılı yaşamaz ve aldığı yaraları kendi içerisinde iyileştirmeyi bilir.

İnsan sağlığı ve affetma arasındaki ilişki nedir?

Tıp dünyasında yapılan birtakım araştırmalar, insan psikolojisi ve fiziksel sağlık arasında ciddi bir ilişki olduğunu göstermektedir. Bu kapsamda kin tutmanın ve affedici olmaktan kaçınmanın bazı sonuçları; kalp ve damar hastalıkları, unutkanlık, hafıza kaybı ve diğer nörolojik bozukluklar şeklinde sıralanır.

Zihinde oluşan negatif duygular, kişinin psikolojik baskı altında hissetmesine neden olur. Bu baskıyla birlikte kişinin tüm hayati sistemlerinde türlü olumsuzluklar ortaya çıkar. Kişi affedici olduğu takdirde de bu tarz problemler daha başlamadan son bulur.

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed affedici olmakla alakalı ne buyururlar? Hata yapanı bağışlamak ve affedici olmak, İslamiyet inancında salih kimselerin taşıdığı bir vasıftır. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed de konuyla alakalı bazı tavsiyelerde bulunur. Buna göre, kendisi bir hadisinde şöyle der: “Musa aleyhisselam, ‘Ya Rabbi, senin indinde en aziz kimdir?’ diye sordu. Allahü Teala da ‘İntikam almaya gücü yeterken affedendir’ buyurdu.” (Haraiti)

İlgili hadisten de anlaşılacağı üzere affedici olmanın dinimizde yeri büyüktür. Konuyla alakalı türlü hadislere rastlamak ve Kuranı Kerim ayetlerine ulaşmak da mümkündür. Allahü Teala’nın hem bu dünyada hem de ahirette rızasına ve merhametine kavuşmanın tek yolu da affedici olmaktır.

Haksız bir kimseyi affetmenin önemi nedir?

Affetme her zaman kolaylıkla gerçekleştirilebilen bir eylem değildir. Kişinin birini ya da bir olayı affedebilmesi için kendi iç dünyasında bir savaşa girmesi gerekir. Bu durum kişi mazlum taraftayken daha zor bir süreci kapsar. Yani haksız olan tarafı affetme oldukça zor bir olgudur.

Dünya yaşamı aldatıcıdır ve herkes için türlü mücadelelerle geçer. Bu noktada, zalime karşı merhametli; haksıza karşı da bağışlayıcı olmak gerekir. Bu şekilde davrananlar dünya ve ahiret yaşamında saadete kavuşurlar. Zaten Kuranı Kerim ayetlerinde de bu durum açıkça belirtilir.