Kur’an-ı Kerim’de Bahsi Geçen Meyve ve Sebzeler Neler?

ID 127953825 © Shimkovich Svetlana | Dreamstime.com
ID 127953825 © Shimkovich Svetlana | Dreamstime.com

Kur’an-ı Kerim, dünya ve ahiret yaşamı için insana doğru yolu gösteren ve yararlı bilgiler sunan bir kaynaktır. Bu bağlamda, Kur’an ayetlerinde ele alınan bir konu da insan sağlığını destekleyen besinlerdir. Hurma, incir, zeytin, üzüm ve nar; bu besinlerin başında yer alır.

Modern tıbbın yeni keşfettiği hurma: Günümüz tıp çalışmaları ile faydaları yeni kanıtlanan hurmadan Kur’an-ı Kerim’de şu şekilde bahsedilir: “O su sayesinde sizin için, çok sayıda meyvelerin bulunduğu, yiyip beslendiğiniz hurma bahçeleri, üzüm bağları; keza Sina dağında yetişen, hem yağ hem de yiyenlerin ekmeğine katık veren bir ağaç (zeytin) meydana getiririz.” (Müminun Suresi, 19. ve 20. Ayet)

Kur’an-ı Kerim’in bunun dışında 19 yerinde ismi zikredilen hurma, Hz. Meryem’in doğumunu da kolaylaştırmıştır. İçerisinde 10’dan fazla element bulunan bu besin maddesi; bağışıklık sistemini destekler, kemikleri güçlendirir, anne sütünün miktarını ve kalitesini artırır.

Peygamber Efendimiz’in yenmesini tavsiye ettiği incir: İncir, Kur’an-ı Kerim’de üzerine yemin edilen bir meyvedir. Bu bağlamda, Peygamber Efendimiz de “Her kim kalbinin rahat çalışmasını isterse, incir yemeye devam etsin.” (el-Camius Sağir) diyerek incir tüketimini öğütlemiştir.

İncir hem ticari olarak kullanılan hem de bol çekirdekli bir besin maddesi olması sebebiyle diğer meyvelerden ayrılır. İncir yemenin ise idrar yolu hastalıklarına, böbrek ve mesane taşlarına iyi geldiği bilinir. Bunun yanı sıra; eklem ile basur ağrılarını hafifletir. Sütle kaynatılarak içildiğinde ise çiçek ve kızamık tarzındaki hastalıklara karşı etkin bir rol üstlenir.

Üzerine yemin edilen zeytin: Kur’an-ı Kerim’de, “Yemin olsun incire ve zeytine; Sina dağına; ve şu güvenli şehre! Biz insanı en güzel biçimde yaratmışızdır.” (Tin Suresi; 1,2,3 ve 4. Ayet) buyrulur. Bazı alimlere göre burada zikredilen zeytin ile, bu ağaçların çok sayıda bulunduğu bazı toprak parçaları işaret edilir. Farklı ayetlerde ise zeytinin hem yağ hem de ekmeğe katık olarak tüketebileceğine dikkat çekilir.

Peygamber Efendimiz’in yaşadığı dönemde de önemli bir tüketim maddesi olan zeytin, aslında faydalı bir besin kaynağıdır. Yağ olarak tüketildiğinde; kalp ve damar hastalıklarına yakalanma riskini düşürür, midenin yaralara karşı korunmasını sağlar ve kemikleri güçlendirir. Vitamin bakımından yüksek değerlere sahip olan zeytin, aynı zamanda hücre yenilenmesini de hızlandırarak yaşlanmayı geciktirici bir görev üstlenir.

11 ayette zikredilen üzüm: Kur’an-ı Kerim’in farklı ayetlerinde üzüm meyvesi ele alınır. Bun ayeti kerimeler dikkatle incelendiğinde insanların tefekküre davet edildiği görülür. İlgili ayetlerden birinde, “…O bitkiden de kendisinden üst üste binmiş taneler yetiştireceğimiz bir yeşil bitki, hurmanın tomurcuğundan sarkan salkımlar, üzüm bağları, zeytin ve nar bahçeleri meydana getirdik; birbirine benzeyeni var, benzemeyeni var.” (En’am Suresi, 99. Ayet) buyrulur.

Enerji kaynağı olarak işaret edilen üzüm, gün içerisinde ihtiyaç duyulan enerjinin büyük bir kısmını verir. Bunun yanı sıra vücuttaki toksinlerin atılmasında, yükselen tansiyonun düşürülmesinde ve kan oluşumunda görev alır.

Alimlerin tanesinin bile yere düşmesini istemediği nar: Hz. Ali’nin nar hakkında “Nar yediğiniz vakit onu ince zarı ile birlikte yiyiniz. Çünkü o, mideyi sağlamlaştırır.” (Kurtubi) buyurduğu rivayet edilir. Bunun yanı sıra nar taneleri içerisinde cennet suyu bulunduğuna dair rivayetlerle karşılaşmak da mümkündür. Bu sebeple İslam alimlerinden bir kısmının nar taneleri konusunda hassas davrandıkları görülür.

İçerisinde bolca vitamin depolayan nar, sinir ve kas sisteminin düzenli çalışmasını sağlar. Kalbi güçlendirir, kan şekerini dengeler ve vücutta ödem oluşmasını da engeller.