Kur’an-ı Kerim’de ölümden sonra diriliş nasıl ele alınır?

Kuran 16 Nis 2021 Şebnem Cengizalp
Kuran okuma
Ed Us-Unsplash

Her canlının ölümü tadacağı ayetindeki gerçekliği hayat mecrasında sürekli tecrübe eden insan, Kur’an-ı Kerim’de ölümden sonra diriliş kavramına baktığında farklı boyutlar görecektir. İlk fark edilen, bunun bir son olmadığı aksine bir başlangıç olduğu gerçeğidir. Bu farkındalığı idrak edebilen insan için artık ölüm ve diriliş yavaş yavaş bir korku unsuru olmaktan çıkacaktır.

Kur’an-ı Kerim’de ölümden sonra diriliş nasıl ele alınmıştır?

Kur’an-ı Kerim’de diriliş hadisesinin en keskin ifadesine örnek Hud Suresi 7. Ayette “öldükten sonra kesinlikle diriltileceksiniz” ayetidir. Nahl Suresi 38. Ayetteyse kafirlerin, Allah’ın ölen kimseyi bir daha asla diriltmeyeceğine dair yemin ettiklerinden bahsedilmiştir. İnkarcıların bu şiddetle inkarına cevapsa daha keskin bir şekilde “kesinlikle diriltileceksiniz” şeklinde aynı ayette verilmiştir.

İsra Suresi 49. Ayette yine inkarcıların un ufak olmuş kemikleri, ufalanmış toprak haline gelmiş cesetlerin nasıl olup da tekrar diriltileceğini sorguladıkları görülür. Kıyamet Suresi 3 ve 4. Ayetlerdeyse ölümden sonra dirilişe dair en çarpıcı ifadeler yer alır. Bu ayetlerde Allah’ın kemikleri elbette bir araya toplayacağı ve hatta parmak uçlarına varıncaya kadar tekrar yaratacağı belirtilmiştir.

Başka dinlerde nasıldır?

İslami literatürde Ba’s inancı olarak adlandırılan ölümden sonra diriliş kavramı başka dinlerde de yer almaktadır. İslamiyet’ten önceki Arap toplumunun bir kısmı da dahil olmak üzere Hint, Mısır, İran ve Çin dinlerinde de bu inanca rastlanmaktadır. Antik dönem mezarlarında ölülerin çeşitli eşyalarla birlikte de gömülmesi kısmen bu inanca dayanmaktadır.

Semavi dinler olarak adlandırılan Yahudilik ve Hristiyanlıkta da ölümden sonra diriliş mevcuttur. Diriliş inancının iman esaslarından sayıldığı ve bunun inkarı halinde dinden çıkılacağı hükmüyse İslamiyet esaslarındandır.

Ölümden sonra dirilişi inkar etmenin sebepleri nelerdir?

Kur’an da inkarcıların bizi tekrar kim diriltecek sorusuna verilen “sizi ilk kez yaratan” cevabı, hem açıklayıcı hem de ironi bir anlatımdır. Zira tekrar dirilişi inkar ilk yaratılmanın Allah tarafından olduğunu inkar anlamına da gelmektedir. Bu sebeple yeniden dirilişi inkar ile dinden çıkmak an meselesidir. İnkarcıların bu inkarlarının ardında yatan yegane sebepse sorumluluktan kaçmak gibi görülmektedir. Yeniden dirilip hesaba çekileceğini kabul etmeyen insanın yaşantısıyla, yapıp ettiklerinden bir gün hesaba çekileceğini bilen insanın yaşantısı elbette bir olmayacaktır.

Yaratılış gayesini bilip idrak ile yaşayan insan için ömür hayli meşakkatlidir. Yalan söylememek, haram yememek, hile yapmamak, dar zamanda bile infak etmek, zulüm etmemek gibi meşakkatler, insanın hayli zorlandığı bıçak sırtı bir yolda yürümesidir. Bu zorlu yolda takva bilincini geliştirebilen insan için yeniden diriliş düşüncesi sürekli tetikleyici, yoldan çıkmayı önleyici bir iman gücünü oluşturur.

Ölümden sonra dilişin inkar edildiği ya da bilindiği halde yadsındığı bir hayat tarzındaysa her alanda farklılıklar görmek mümkündür. Bu tip hayat tarzında kişi haksız yere bir can almasa da, kendi halinde bir hayat yaşayıp gidiyorsa da sonuç değişmeyecektir. Örneğin yapılan iyilikler Allah rızası için değil, ego tatmini için ya da vicdan rahatlatmadan öteye gitmeyecek, olmayan bir ahiret inancına hiçbir fayda da getirmeyecektir.

Yüce Rabbimizin kulundan isteği, ölümünden sonra tekrar diriltileceği inancıyla takvalı bir hayat yaşaması ve ahiret mutluluğuna erişmesidir.