Kur’an-ı Kerim’i Arapça Okumak Daha mı Hikmetlidir?

lexi-t-mt3czQ62E2M-unsplash
Fotoğraf: Lexi T-Unsplash

Kur’an-ı Kerim’de, “Allah’ın kitabını okuyanlar, namazı özenle kılanlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan başkaları için gizli açık harcayanlar, asla zararla sonuçlanmayacak bir ticaret umabilirler.” (Fatır Suresi, 29. Ayet) denir. Buradan anlaşılacağı üzere, bitmek bilmez manaları bulunan Kur’an’ı okumak oldukça hikmetli bir ibadettir.

Kur’an-ı Kerim-i Arapça okumanın önemi nedir? Kur’an-ı Kerim yeryüzüne Arapça olarak indirilmiştir. Ancak anadili Arapça olan kimselerin, Ashab-ı Kiram da dahil olmak üzere din büyüklerinin ayetlerin mealini Hz. Muhammed’e sorduğu bilinir. Bu durum bir hadisi şerifte şöyle anlatılır: “Kur’an-ı Kerim, Allah’ın metin ipidir. Manalarının hepsi anlaşılmaz. Çok okumak ve dinlemekle eskimez.” (İbn-i Mace) buyrulur. Bu hadisten Kur’an’ın anlamadan da okunabileceği anlaşılır. İmam-ı Gazali’den aktarıldığı üzere Cenab-ı Hakkın, “Anlayarak da anlamayarak da Kur’an-ı Kerim okuyan, benim rızama kavuşur.” (İhya) buyurduğu bildirilir.

Kur’an-ı Kerim okumanın faziletleri… Kur’an-ı Kerim okumayı öğrenmek ve okumaya devam etmek, her Müslüman için bir yükümlülük ve aynı zamanda sevabı yüksek bir ibadet şeklidir. Bu bağlamda, Hz. Muhammet’in de ümmetini Kur’an okumaya teşvik ettiği bilinir. Hatta bazı hadislerde bir ayet öğrenmenin, yüz rekat namazdan daha hayırlı olduğu vurgulanır. (et-Tergib ve’t-Terhib)

Kur’an-ı Kerim ile meşgul olan insan hem dünya hem de ebedi hayatta nurla dolar. Dünyada yapılan tüm ibadetler ve amellerde olduğu gibi okunan Kur’an da tüm müminlere şefaat eder. Kur’an-ı Kerim ayetleri, kulun kurtuluşu için Allah’a dua ederler. Bunun için Müslümanlara önce Kur’an-ı Kerim öğrenmeleri, sonra da çocuklarına öğretmeleri tavsiye edilir. Böylece yeni nesiller de Kur’an-ı Kerim’in faziletlerinden mahrum kalmamış olurlar. Çünkü Kur’an-ı Kerim insanların ahiret hayatını kurtarması için bir vesiledir.

Hz. Muhammed ve Kur’an-ı Kerim okuma alışkanlıkları: Kur’an-ı Kerim, Peygamber Efendimiz’in yeryüzünde gösterdiği en büyük mucize olarak dile getirilir. Bu bağlamda Kur’an-ı Kerim, insanları doğru yola çağıran bir rehber ve müminlerin de rahmetidir. (Bakara Suresi 185. Ayet ve Neml Suresi 77. Ayet) Peygamber Efendimiz de bu bilinç ile Kur’an-ı Kerim’i hayatının her anına yerleştirmiştir. Kendisi, Kur’an’da yer alan ayetleri tane tane okumuş ve sahabeye de öğretmiştir. Peygamber Efendimiz Kur’an okumaya tüm gün devam eder, müminlere de böyle davranmalarını tembih ederdi. Bu bağlamda, onun bazı ayetleri düzenli bir şekilde ve günlük olarak tekrar ettiği bilinir. Hz. Muhammed Kur’an ile teması bulunan ilk kişidir. Bu sebeple onun Kur’an-ı nasıl ve ne şekilde okuduğu da Müslümanlar açısından son derece önemlidir.

Peygamber Efendimiz, Kur’an-ı Kerim’i açık ve anlaşılır bir şekilde okurdu. Kendisi okuyanların anlayacağı ve ezberleyebileceği şekilde okumasına ağır ağır devam eder ve her ayetin sonunda da dururdu. (Buhari)

Kur’an-ı Kerim’in dinleyiciler üzerindeki etkisi nedir? Kur’an-ı Kerim indirildiği günden bu yana tesirinden hiçbir şey kaybetmeyerek, ne denli büyük bir mucize olduğunu göstermiştir. Kur’an’da yer alan üslup da büyük bir edebiyatın göstergesidir. Ancak Kur’an için şiir ya da nesir benzetmesi yapmak doğru olmaz. O, müthiş bir ahenk ve iç musikiye sahip bir kitaptır ve dinleyenleri derinden etkileme özelliğine sahiptir. Bu bağlamda, Kur’an-ı Kerim okunduğuna şahit olan çok sayıda gayrimüslimin bundan etkilenerek İslam’a yöneldiği de bilinir. Yalnızca Kur’an sesinden etkilenip, dinini değiştiren bu insanlar bile Kur’an ayetlerinin dinleyiciler üzerinde ne kadar büyük bir etki bıraktığının bir göstergesidir.