SalamWebToday Haber Bülteni
Sign up to get weekly SalamWebToday articles!
Üzgünüz, şu nedenden dolayı hata oluştu:
Abone olarak, SalamWeb Şartları ve Gizlilik Politikası 'nı kabul etmiş olursunuz.
Haber bülteni yazıları

Kuran’da arz meselesi nasıl açıklanır?

Kuran 15 Şub 2021
Kuran'da arz
Kaushik Panchal-Unsplash

İlahi kılavuzumuz Kuran’da arz kelimesi çok defa geçmekte, çoğunda yeryüzü anlamında kullanılmaktadır. Türkçemizde dünya kelimesiyle karşılık bulan “arz” kelimesi köken olarak Arapça bir kelimedir. Kur’an-ı Kerim’de dört yüz altmış sekiz kez tekrar edilmektedir. Bu tekrarların birçoğunda gökleri ve arzı Allah’ın yarattığı bildirilerek yüce Rabbimizin yaratmadaki sınırsızlığı vurgulanır.

Kuran’da arz nasıl ele alınmıştır?

Birçok ayette yüce Rabbimizin yarattığı kullara arzını çeşitli nimetlerle donattığı ve onlara bir döşek yaptığından bahsedilir. Bu nimetlerden yararlanmanın geçici olduğu, daha güzel nimetlerinse ahirette sunulacağı da sıkça vurgulanır. O halde her dünyaya gelen için arz alemi ahiret aleminin bir başlangıcıdır. Kur’an-ı Kerim içinde bahsedilen birçok kozmik sistemin oluşumundan, işleyiş sisteminden bahsedilir. Örneğin Güneş’in ve Ay’ın belli bir yörüngede bir hesapla akıp gittiği, fakat asla birbirlerinin sınırlarına girmedikleri gibi mucizevi bilgiler yer alır. Aynı şekilde arzın yaratılışı ve işleyişiyle ilgili bilgiler de yer almaktadır.

Arzın yaratılışıyla ilgili bilgiler nelerdir?

Kur’an-ı Kerim’in yedi ayetinde göklerin ve yerin altı günde yaratıldığından bahsedilir. Fusilet Suresi içindeyse bu yaratılış süresi olan altı gün, daha detaylı olarak açıklanmıştır. Belirtilen altı günün ikisinde yerkürenin, ikisinde içindekilerin, sonraki iki gündeyse göklerin yaratıldığından bahsedilmektedir. Yine birçok ayette yeryüzünün insanlar için bir döşek, bir beşik olarak yaratıldığından, sarsılmaması için dağların yerleştirildiğinden bahsedilir. Aynı şekilde yeryüzünde gece ve gündüzün birbirini takip ettiğinden, yağmurların indirilerek çeşit çeşit ürün yetiştiğinden söz edilir.

Tüm bu yaratılan nimetlerin insanın emrine sunulduğu, semanın da yeryüzü üstünde koruyucu, kuşatıcı olarak yaratıldığı belirtilmekte, bugünün bilim imkanları dahilinde keşfedilen birçok özellik Kuran’ı Kerim’de haber verilmektedir.

Arz, yani yerküre neden bu kadar detaylı anlatılır?

Yüce Rabbimiz ilahi kılavuzumuz olan Kur’an-ı Kerim’de anlattığı hiçbir şeyi elbette boşuna anlatmamıştır. Tıpkı bu dünyayı bir eğlence ve oyun için yaratmadığını beyan ettiği gibi. Kuran’daki arz ile ilgili anlatımlara bakıldığında, insanın yerküreyle ilk temasının cennetten kovulmasıyla başladığı anlaşılır. Bu bağlamda yer küre, Adem oğullarının yaşamasına elverişli nice güzelliklerle dolu, Allah’ın yaratış mucizelerinin her anlamda görülebileceği somut bir gerçeklikler yeridir.

Buna vurgu yapılan ayetlerde “görmez misiniz” seslenişiyle; kurumuş yeryüzünün yağmur nimetiyle nasıl tekrar canlandığını, geceyle gündüzün, mevsimlerin nasıl şaşmadan birbirini takip ettiğini, dağların, rüzgarların, denizlerde yüzüp giden gemilerin her birinin birer ayet olduğu bildirilir. Rabbimizin bu nimetleriyle yaratmadaki sınırsızlığının idraki, elbette baktığında gören gözler içindir. Bu nimetlerin hakkınca bilinmesi, anlaşılmasıyla şükredilmesiyse Yüce Rabbimizin dileğidir. Ne kadar az şükrediyorsunuz ayeti bu anlamda Kuran’nın çarpıcı seslenişlerinden biridir.

Genel olarak arzın Kuran’ da bu kadar çok yer alması, ahiret öncesi hayatın önemini de anlatır niteliktedir. Yine Kuran ayetleri içinde bu dünyanın bir imtihan ve sınav yeri olduğundan, ne ekilirse ahirette onun biçileceğinden somut şekilde bahsedilmiştir. Bu sebeplerle insandan beklenen yer kürede geçireceği ömrü, ruhunu arındırmak ve ahiret hayatına arınmış, kemale ermiş bir kul olarak gitmesidir. Ahiret hayatını güzel kılmak, yer kürede yaşanacak geçici hayatın ne ölçüde idrak ile yaşanacağına bağlanmıştır.

Yeryüzünün yani arzın geçiciliği adeta kıyamet saatinin anlatıldığı ayetlerle de pekiştirilmiştir. Öyle ki kıyamet saatinde yeryüzünün alacağı hal, dehşet verici beyanlarla anlatılmaktadır. Bu Kuran ayetlerine göre kıyamet vakti geldiğinde dağlar un ufak edilip dümdüz olacak, gökyüzü dürülüp bükülecek, yer yarılacak, toprak içindekileri dehşetle sarsılarak boşaltacak, vahşi hayvanlar bir araya toplanacak, insanlar kaçacak yer bulamayacaktır. Bu ayetlerde arzın kıyametle birlikte fiziki olarak başka bir hale dönüşeceği, bilinen halinden bambaşka bir hal alacağı anlatılmaktadır.

YAZI: ŞEBNEM CENGİZALP