SalamWebToday Haber Bülteni
Sign up to get weekly SalamWebToday articles!
Üzgünüz, şu nedenden dolayı hata oluştu:
Abone olarak, SalamWeb Şartları ve Gizlilik Politikası 'nı kabul etmiş olursunuz.
Haber bülteni yazıları

Kuran’da gayb nasıl ele alınır?

Kuran 27 Oca 2021
Kuran'da gayb
Pero Kalimero-Unsplash

Kitabımız Kuran’da gayb kelimesi birçok ayette kullanılmıştır ve duyularla algılanamayan, bilinmeyen, gizli olan anlamlarında çeşitli vesilelerle karşımıza çıkar. İnsan bilmediği şeyden korkma fıtratında yaratıldığından, tarih boyunca hep geleceği bilme arzusu içinde olmuştur. Bu bilme işi için kimi zaman insanlara, kimi zaman rüyalara, kimi zaman başka varlıklara tenezzül etmiştir. Oysa Rabbimiz bize gaybın anahtarlarının yalnız kendi katında olduğunu bildirmiştir.

İman esası olarak Kuran’da gayb nasıl geçer?

Bu konuda ilk örneğimiz Bakara Suresi 3. Ayette muttakilerin gayba iman ettiğinin belirtildiği ayettir. Gayb duyularla algılanamayan manevi bir alan olup, burada gözle görülemeyen varlıkları, mekanları temsil eder. Bu dünyaysa şehadet alemidir. İnsan, yüce Rabbimiz tarafından dünyaya, sahip olmak için değil şahit olmak için gönderilmiştir. Allah’ın muttakiler olarak nitelediği kulları görmedikleri halde Allah’a, meleklere, ahirete, cennet ve cehennemin varlığına iman ederler.

Yüce Allah fıtratta soyut düşünme yeteneğiyle donattığı insanın, bu donanımı iman esasları dairesinde kullanmasını dilemiştir. Kur’an-ı Kerim’de biz gözümüzle görmediğimize inanmayız diyen müşrik sözlerine yer verilmiş, bu sebeple azaba uğratılacaklarından bahsedilmiştir. İnsanlık tarihi boyunca aklını fıtrat üzere kullanmayan insan toplulukları bir yaratıcıya olan inançlarını hep somutlaştırma çabasında olmuş, çeşitli putlar icat etmişlerdir. Bu sebeple İslam dininde gayba iman, temel iman esasları arasında yer alan önemli bir kavramdır.

Mutlak gayb ve izafi gayba örnekler nelerdir?

Alimler gayb kavramı üzerine tefekkürleri sonucu, kısaca bir tanımla mutlak gaybı iki guruba ayırmış birinci gayb alanında peygamberler dahil insanlara açıklanmayan bilgiler, ikinci gurup gaybdaysa peygamberlere vahiy yoluyla bildirilen gayb bilgileri olarak sınıflandırmaya çalışmışlardır. Zira normal vasıflarda yaratılan bir insanın peygamberlerin ancak vahiyle aldığı bilgilere ulaşması mümkün değildir. O halde yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de bildirdiği üzere dilediğine gaybdan bir kısmını bildirmeyi dilemiştir. Birinci gurupta ele aldığımız gayb alanıyla ilgili Kur’an-ı Kerim’de göklerde ve yerdeki gaybı Allah’tan başkasının bilemeyeceği bildirilmiştir. Bu gurupta kıyametin kopma anı, insanın ne zaman ve nerede öleceği, mutlak gayba örneklerdendir.

Yine Kur’an-ı Kerim’de mutlak gayb alanı olarak bildirilen insanın yarın ne kazanacağıdır. İnsan yarın ne kazanacağını bilmez ayeti alimlerin üzerinde uzun uzun düşündüğü, tefekkür ettiği bir ayettir. İnsanın sınırlı olduğu alanlardan biri de düşüncelerdir. İnsan, karşısındakinin ne düşündüğünü tahmin edebilir, ancak aklından ve kalbinden geçenleri okuyamaz. Kur’an-ı Kerim’de bu alan da insan için bir gayb alanı olarak bildirilmiş ve gönüllerde olanı yalnız Allah’ın bildiği bildirilmiştir.

İzafi gayb alanıysa varlık alemi olan bu dünyada insanın bilgi yoluyla ulaşabileceği bilgileri gösterir. Merakla başlayan insanın bilim yolculuğu günümüzde artık bilinir olan, geçmişte bilinmeyen, yani insanlık için bir süre gayb alanı olan birçok bilgiye ulaşmasını sağlamıştır. Kanaatimizce bilim alanında da yüce Rabbimizin bildirdiği kadarını bilme şansına sahip oluyoruz. İzafi gayb alanına örnek olaraksa ana rahmindeki bebeğin cinsiyeti, yağmur yağacağının önceden tahmin edilebiliyor olması verilebilir.

Peygamberler gaybı bilir miydi?

Yüce Rabbimiz her topluluğa bir peygamber gönderdiğini belirtmiştir. İlahi kitabımızdan öğrendiğimiz kadarıyla bu peygamberler ya yok sayılmaya çalışılmış, ya da aşkın hale getirilip insan olma vasıfları silinmiş, tanrılaştırılmıştır. Kur’an-ı Kerim’de peygamberimiz Hz. Muhammed’e, çevresindekilerin aşkınlık izafe etme çabalarına karşılık, kendisinin de bir beşer olduğu, yalnız Allah’tan vahiy edilen kadarını bilebileceği, gaybı bilmediğini beyan etmesi istenmiştir.

Peygamberlerin insanlar tarafından aşkın varlıklar haline getirilip, insan insana etkileşimin önünün kesilmek istenmesi, peygamberlerin tanrılaştırılmaya çalışılması, Kur’an tarafından şirk koşmak anlamına gelmektedir. Fakat yüce Rabbimiz gaybdan dilediği kadarını dilediği peygamberine bildirebileceğini beyan etmiştir.

Örneğin Kur’an-ı Kerim’de çok eski zamanlarda olup biten olaylar da gayb olarak adlandırılmış, misal olması hasebiyle peygamberlere bunlardan haber verilmiştir. Fakat mutlak gayb alanı içindeki alemlerle ilgili bilgiler, örneğin yukarıda bahsettiğimiz kıyamet saati, hiçbir peygambere açılmamış bir gayb kapısı olmuştur.