Kur’an’da geçen sadaka kavramının anlamı

Zekat Contributor
sadaka kavramının anlamı
Aceh, Endonezya. Sangga Rima Roman Selia-Unsplash

Kuran-ı Kerim’in dönüştürdüğü sadaka kavramının anlamı oldukça önemlidir. Sadaka kelimesinin kökeni “sıdk” dır. Bu bir kelime müminler arasında kavrama dönüşmüştür. İslamiyet öncesinde de var olan bu kelime, daha önce dini bir anlam ifade etmiyordu. Sadaka kelimesi Kuran-ı Kerim’in içinde, yapılan her türlü zorunlu ve istekli yapılan harcamayı ifade eder.

Kuran-ı Kerim’den önceki kutsal metinlerin hiçbiri hayatı bu kadar derinden etkilemedi. Kuran- Kerim geldikten sonra yaklaşık otuz yıl içinde Arap toplumunun yaşantısına büyük etkilerle yayıldı. Bu bağlamda müminlerin kullandıkları dil de inandıkları kitaptan etkilendi. Oluşan dilde yeni kavramlar ortaya çıktı.

Kelimenin kökeni bağlamında sadaka kavramının anlamı

Sözlükte “kizbin” kelimesi yalan anlamındadır. Bu kelimenin zıttı “sıdk” ise doğruluk anlamına gelir. Burada anlıyoruz ki sadaka kelimesi, doğruluk anlamından türüyor. Sıdk kelimesine atfedilen diğer anlamlar ise; mükemmellik, söz ve davranışta güçlü olmaktır. Elmalılı M. Hamdi Yazır, kelimenin kökenine indiğinde, sıhhat ve kemal anlamlarını da bulmuştur. Evlenirken istenen mehir için aynı zamanda sadak da denmiştir. Evlilikle kadın erkeği için helal olur.  Mehir ve nikah ilişkiyi meşrulaştırır. Mehir evliliğin onaylanmasını sağladığı için sadak denmiştir. Zekata sadaka denmesinin açıklaması olarak da, malın temizlenmesi manası çıkarılır.

Sadaka kelimesi ile ilgili bir diğer düşünce ölümden sonrası ile ilişkilidir. Öldükten sonra ahirete gideriz. Orası bütün müminlerin varacağı bir yurt olarak düşünülür. Ahiret için iyilik yapmak müminler için önemlidir. İnançlı bir kişi ahiret gününü düşünmeden yaşar, ahiret için kendini hazırlamazsa, dünyayı ahirete tercih ettiği inancı vardır. Nefsine yenik düşer dünya işine dalarsa, ahiret için sadaka vermemiş olarak adlandırılır.

Gönülden mi verilmelidir yoksa farz mıdır?

Bir Müslümanın sadaka vermesi onun dininin doğruluğunu gösterir. Söylediğimiz kelimeler ile davranışlarımızın uyum içinde olması önemlidir. Sıdk sözcüğü her konuda mükemmellik ve sağlamlık anlamlarını da içerir. Sadakanın gönülden verilmesi çok önemli bir noktadır. Ragıp-el İsfehani, el-Müfreddat adlı eserinde bu konuya özellikle değinmiştir. O sadaka ve zekatı birbirine yakın koyarak, sadakanın da zekat gibi gönülden verilmesinin altını çizmiştir.

Sadaka vermek zorunlu mudur? Tam olarak sadaka kavramının anlamı, Allah rızası için vermektir. Bir zorunluluk yoktur ama verilen sadaka da Allah’ın sevgisini kazanmak için verilir. Dil ve edebiyat alimi, İbn Faris, sadaka için “ Kişinin canından ya da malından sarf ettiği şeydir.” ( a.g.e., Ill, 339) demiştir. Bir diğer alim Cevheri ise “Sadaka fakirlere sarf ettiğin şeydir.” der. ( a.g.e., IV, 1506)  Cahiliye döneminde sadaka kavramı, daha çok ikram anlamındaydı. Kişiler kendilerini ortaya koymak, kişisel övgü almak, bulundukları kabilenin şöhretini yaymak amaçlı kullanmışlardır.

Sadaka kelimesinin Medine döneminde indiği bilgisine sahibiz. Müminlerin eşleriyle olan ilişkilerinde dostluk ve muhabbetle iletişim kurmaları da sadaka olarak geçer. Müminlerin birbirlerine, ihtiyaç duyduklarında manevi yardımlar yapmaları da sadakadır. Yola giden birine yardım etmek, yükünü taşımak da sadaka olarak geçer.

“Gönül alıcı bir söz, bir başkasının eksiğini gizlemek/bağışlamak, peşinden incitmenin takip ettiği bir sadakadan daha hayırlıdır. Allah’ın hiçbir şeye ihtiyacı yoktur.” (Bakara Suresi, 2/ 263,264 ve 271. Ayetler)

Bazı din alimleri Kuran-ı Kerim’de sadaka kelimesinin zekat anlamında olduğunu ileri sürerler. Bu durum geneli yansıtmaz. Yine de böyle düşünen alimler olduğunu da belirtmek isteriz.

YAZI: ŞEBNEM KIRCI