Kur’an’ın evrensel ilkeleri nelerdir?

Kuran Contributor
Kur'an-ı Kerim
Sigoisette-Dreamstime.com

Tüm insanlık için gönderilmiş olan Kur’an’ın evrensel ilkeleri, akademik anlamda da incelen bir konudur. Bu incelemelerin temelinde, Kur’an’ın herhangi bir coğrafya, ırk ve zaman dilimi için indirilmediğinin ispatı yer alır. Buna göre Kur’an-ı Kerim bütün zamanlarda ve tüm insanlar için uygulanabilecek bir niteliğin sahibidir.

İslam’da insanlardan istenen nedir?

İslamiyet’le birlikte indirilen Kur’an-ı Kerim insanların dünya ve ahiret yaşamını anlamlandırmasına yardımcı bir kaynaktır. Bu kaynakta yer alan temel ilkeler sayesinde insanların her iki yaşamda da mutluluğa ve huzura erişmesi mümkündür.

Kur’an-ı Kerim ayetlerinin bir kısmında insanlara türlü vazifeler verildiği görülür. Bu vazifeler dünya ya da ahiret yaşantısıyla ilgili olabildiği gibi Kur’an’ın bizzat kendisiyle ilgili de olabilir. Buna göre Kur’an-ı Kerim’de insanlardan; okumaları, düşünmeleri, anlamaları, açıklamaları ve bunları uygulamaya geçirmeleri istenir. Bu vazifelerden biri hakkında Kur’an’da şöyle buyrulur:

“Anlayabilesiniz diye biz onu Arapça bir Kur’an olarak indirdik.” (Yusuf Suresi, 2. Ayet)

Bu ayetten de anlaşılacağı üzere, Kur’an-ı Kerim prensiplerinin uygulamaya geçilebilmesi için öncelikle anlaşılması gerekir. İşte bu gerçekten ötürü birbirinden farklı çok sayıda ayette Kur’an’ın anlaşılması ve anlaşılarak okunması vurgulanmıştır.

Kur’an’ın evrensel ilkeleri için ne tür örnekler verilebilir?

Ayet ve tefsirlerden anlaşılacağı üzere Kur’an-ı Kerim içerisindeki prensiplerin büyük bölümü geneldir. Bu bakımdan Kur’an’ın evrensel ilkeleri farklı örneklerle açıklanabilir. Söz konusu ilkelerin başında “çalışmak” yer alır.

Allahü Teala’nın kesin bir emri olan çalışma aslında varoluşun olmazsa olmaz bir parçasıdır. Bu bakımdan ayetler içerisinde insanlar çalışmaları için teşvik edilmiştir. Ancak bu çalışmanın meşru ve helal olması gerektiği de sık sık tekrarlanmış ve insanlar bu noktada uyarılmıştır.

Adalet, doğruluk, ahde vefa ve iyilik gibi kavramlarsa, Kur’an içerisinde yer alan diğer evrensel ilkelerdir. Dinimizin temel yapı taşlarından birisi de adalettir. Bu bakımdan insanlara adaletli olmaları gerektiği yönünde mutlak bir emir vardır.

Doğruluk da tıpkı adalet gibi olmazsa olmaz bir ilkedir. Müslümanlar doğruluğun bir temsilcisi olarak Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’i görmüştür. Kendisi döneminde İslam’ı yalanlayan ve kabul etmeyen insanlar dahi Hz. Muhammed’in doğruluğundan yana şüphe duymamıştır.

Ahde vefa ve iyilik, İslami kaynaklarda sıklıkla zikredilen terimlerdir. Bunlardan ahde vefa verilen sözü tutmak mahiyetindedir. İyilik kavramıysa daha geniş bir anlama sahiptir. Buna göre dinimizde özellikle anne babaya ve yaşlıya karşı iyi davranmak emredilir.

Kur’an üzerine düşünmenin önemi nedir?

Kul olarak yaratılan insan, ancak Kur’an-ı Kerim’i anlayarak ve buradaki ilkeleri yaşamına uygulayarak gerçek bir mutluluğa ulaşabilir. Bu bakımdan, Kur’an içerisinde yer alan telkinlerden biri de insanların düşünmesi yönündedir. Zaten insanı diğer varlıklardan ayıran özelliği de akıl ve irade sahibi olmasıdır.

Büyük bir bölümü evrensel nitelik taşıyan Kur’an-ı Kerim’in anlaşılması ancak derinlemesine bir düşünme sayesinde mümkün olabilir. Ayetlerin anlaşılabilmesi içinse manaları hakkında detaylıca düşünmek gerekir. Kur’an içerisinde insanlara verilen tavsiyelerden biri de budur.

Kısacası, İslam’ın temel kaynağı olan Kur’an-ı Kerim aslında tüm insanlık içindir. Burada yer alan temel ilke ve prensiplerin evrensel bir boyutu vardır. Nitekim; çalışmak, adalet, doğruluk, ahde vefa ve iyilik kavramları günümüzde de tüm dünyada aynı geçerliliğe sahiptir. Ancak bunları sadece okumak, kişiyi gerçek mutluluğa kavuşturmaz. Okumanın yanı sıra; düşünme, anlama ve sonrasında bu ilkeleri yaşama uygulamak da gerekir.

YAZI: İPEK ATACAN

 

Enjoy Ali Huda! Exclusive for your kids.