SalamWebToday Haber Bülteni
Sign up to get weekly SalamWebToday articles!
Üzgünüz, şu nedenden dolayı hata oluştu:
Abone olarak, SalamWeb Şartları ve Gizlilik Politikası 'nı kabul etmiş olursunuz.
Haber bülteni yazıları

Kuran’ın matematik mucizesi

Kuran 30 Oca 2021
Kuran'ın matematik mucizesi
Fajri Hidayat-Dreamstime.com

Ünlü bilim adamı Galileo Galilei, matematik Allah’ın evreni yazdığı dildir derken, Kuran’ın matematik mucizesi olduğundan haberdar değildi belki. Ama kurulmuş olan düzenin ne kadar kusursuz, hatasız ve hesaplanabilir bir ölçüyle yaratıldığını keşfetmişti. Yüce Rabbimiz her topluma uyarıcı bir peygamber göndermiş, kimilerine günün şartlarına göre mucizeler verirken, peygamberimiz Hz. Muhammed’e de Kur’an-ı Kerim mucizesini vermiştir. “Oku” emriyle başlayan bu ilahi kılavuzun, Allah katından olduğuna dair nice kelam mucizesine tanıklık etmek gerçekten çok etkileyicidir.

Kuran’ın matematik mucizesi nedir?

Yüce Rabbimiz kullarından, kendisine ibadet ederek kamil insan mertebesine ulaşmak için çabalamasını istemektedir. Ve yarattığı kullarına bu dünya mecrasında şahit olduklarıyla imanlarının perçinlenmesi için nice ayetler göstermektedir. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte artık sayısal ortamlarda nice analiz, çıkarım çok kolaylıkla yapılabilmekte, anlayan için farklı bakış açıları oluşturulmasını sağlamaktadır.

Kişisel olarak bile teknolojiyi bu yönde kullanarak Kur’an-ı Kerim’in matematik mucizesine ulaşmamız mümkün olmuştur. Göreceğimiz mucize bazı kelimelerin sayısal olarak ifadelerinde bir denklik olduğudur. Nasıl mı? Gün kelimesinden başlayalım. Kur’an-ı Kerim’de gün kelimesi 365 defa tekil olarak geçerken, günler kelimesi otuz defa geçmektedir. Dünyanın güneş etrafında tam bir tur atma sayısı tekil olarak 365 günün oluşmasını sağlar. Kur’an-ı Kerim’de gün kelimesinin 365 kez geçmesi bir yıla nispet edilirken, çoğulu olan günler kelimesinin otuz kez geçmesi bir aya tekabül etmektedir. Ay anlamında kullanılan “şehrun” kelimesiyse on iki kez zikredilmiştir. Bir yıldaki ay sayısı kadar.

Diğer taraftan zıddıyla kaim kelimelere bakacak olursak; şeytan seksen sekiz, melek seksen sekiz, dünya yüz on beş, ahiret yüz on beş, fayda elli, zarar elli, sabır on iki, sıkıntı on iki, zengin yirmi altı, fakir on üç, şarap altı, sarhoşluk altı, iman yirmi beş, küfür yirmi beş, cennet yetmiş yedi kez zikredilirken cehennem de yetmiş yedi kez zikredilmiştir. Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür.

Sayısal denkliklere ilginç bir örnekte birçok ayete başlarken ya da ortalarında rastladığımız “gul” yani “de ki” emrinin üç yüz otuz iki defa kullanılırken, “dedi ya da dediler ki” olarak karşılığı da üç yüz otuz iki defa kullanılmış olmasıdır.

Kuran’da ki diğer mucizeler nelerdir?

Kur’an-ı Kerim’de zikredilen sayısal denklik mucizeleri yanında kelam mucizelerine de kısaca baktığımızda aynı şekilde hayret verici şeylerle karşılaşıyoruz. Bunlardan ilk örneğimiz Müminun Suresi 78. Ayette. İnsanın yaratılışının konu edildiği bu ayetlerden biri olan ayette sırasıyla kulaklar, gözler ve gönüllerin yaratıldığından bahsedilmekte. Bu ayete atıfla tıbbi olarak da kanıtlanmıştır ki embriyodaki ilk organ oluşum süreçleri aynı bu ayette sıralandığı şekliyle olmakta iç kulak, gözler ve beyin olarak ilerlemektedir.

Bir başka mucizevi kelamsa, karanlık ve aydınlık kelimelerinin Kuran’da ki kullanım şekilleridir.  Araştırmacılar Kur-an’ı Kerimde karanlık kelimesinin hiçbir zaman tekil haliyle kullanılmadığını, kullanım şeklinin hep “karanlıklar” şeklinde çoğul olduğunu belirtmekteler. Buna mukabil aydınlık kelimesiyse, tam tersi şekilde hep tekil hali yani aydınlık olarak kullanılmış, hiçbir yerde aydınlıklar gibi çoğul bir şekilde kullanılmamıştır.

Buradan anlıyoruz ki duyularımızla algıladığımız dünyamızda bizim için tek bir aydınlık kavramı varken, karanlık kavramı bir tek karanlıktan ibaret değildir. Örneğin en karanlık yer neresidir sorusuna birçoğumuzun vereceği cevap uzayken, Kur’an-ı Kerim’de en karanlık yerin denizlerin en derin yerleri olduğu vurgulanır. Bu da mucizevi bir bilgidir. Çünkü Kuran’nın tebliğ edildiği dönemde okyanus diplerinin hiç ışık almadığı en karanlık yerler olabileceği bilgisine ulaşmak o günün şartları dahilinde ulaşılabilecek bir bilgi değildir. Ayrıca araştırmacılar hep çoğul şekilde kullanılan karanlıklar kavramının farklı boyutları da vurgulanabiliyor olabileceğinden bahsetmektedirler.

Yüce Rabbimizin bize gönderdiği ilahi kılavuzumuzun kendi katından olduğunu kalp ile tasdik yanında bu türden imanı perçinleyen bilgilere de ulaşabildiğimiz için hamd ediyoruz. Kur’an-ı Kerim’i yüce Rabbimizin bize emrettiği gibi düşüne düşüne, araştırarak ve çok yönlü okumaya çalışmak eminiz ki inanç dünyamızda yeni ufuklar açacak, kalplerimizi pekiştirecektir. Yine de bunlar insani çıkarımlar, görüşlerdir. Doğrusunu Allah bilir.