Maddi ve manevi kirlilik hayatımızı nasıl etkiliyor?

Felsefe 10 Oca 2021 Contributor
Ahlak
manevi kirlilik
Félix Prado-Unsplash

İslam inancında temizlik konusu üzerinde durulur, buna bağlı olarak da maddi ve manevi kirlilik konusundan bahsedilir. Buradan da anlaşılacağı üzere temizliğin amacı hem dünya hem de ahiret yaşamında düzen oluşturmaktır. Kur’an-ı Kerim içerisinde yer alan ayetlerde de temizlik maddi ve manevi olarak bir bütün halinde ele alınmıştır.

Maddi ve manevi kirlilik ile kast edilen nedir?

Dinimizde yer alan emir ve hükümlerin bir kısmı sosyal yaşamın düzenlenmesi için konulmuştur. Bu bakımdan Müslümanlara verilen helal, haram gibi ayrımlar veya diğer yasaklar aslında insanın iyiliği içindir. İslam inancında temizliğe verilen önemi hem Kur’an ayetleri hem de hadisi şeriflerle açıkça görmek mümkündür. Burada geçtiği üzere maddi kirlilik necaset olarak isimlendirilir.

İslami literatürde herhangi bir şeyin temizliği necis sayılıp sayılmamasına göre değişir. Buna göre; bazı hayvan etleri, kan ve idrar gibi durumlar temizlikle çelişen maddi kirlilik unsurları olarak nitelendirilirler.

Maddi kirlilikten farklı olarak manevi kirlilik tamamen kişinin kalbi ve ruhuyla alakalıdır. Bu bağlamda; kibir, haset, yalan ve buna benzer diğer hasletler kişinin kalbinin kararmasına sebep olur. Dolayısıyla da dinimizde temiz olarak kabul edilmeyen işlerdir.

Suyun temizlikteki önemi nedir?

Su, insanın temel yaşam kaynağı olarak kabul edilen bir nimettir. Bu bakımdan fizyolojik sistemler su sayesinde devamlılık sağlar, besinler onun sayesinde yetişir ve canlılar suyla temizlenir. Suyun ne denli önemli bir unsur olduğu Kur’an-ı Kerim ayetlerinde de sıklıkla dile getirilir. Buna göre, söz konusu ayetlerden birinde şöyle buyrulur:

“O zaman katından bir güven olsun diye sizi hafif bir uykuya daldırıyordu. Sizi onunla temizlemek, şeytanın pisliğini üzerinizden gidermek, cesaretinizi artırmak ve o sayede ayaklarınızı yere sağlam bastırmak için gökten üzerinize su indiriyordu.” (Enfal Suresi, 11. Ayet)

Buradan da anlaşılacağı üzere İslam’da, su temiz sayılır ve aynı zamanda da temizleyici bir etki taşır. Temizliğin en genel unsuruysa suyla yıkanmak olarak kabul edilir.

İbadette aranan temizlik şartları nelerdir?

Fıkıh terimi olarak incelendiğinde temizliğin maddi kirlerden arınmak olduğu sonucuna varmak mümkündür. Bu bakımdan özellikle bedenle yapılan ibadetlerde temiz olma şartı aranır. Namaz gibi ibadetlerden önce yerine getirilmesi gereken işler suyun olduğu yerlerde su vasıtasıyla yapılırlar. Ancak suyun olmadığı zamanlarda ya da suyun temizlenme açısından uygun olmadığı durumlarda, başka usullerle temizlenmek de mümkündür.

Abdest, ibadeti yapmayı mubah kılan bir temizlenme yoludur. Bu bakımdan kişi abdest alarak hem maddi hem de manevi kirlerinden arınmış olur. Buna ek olarak da manevi yönden yapacağı ibadete hazırlanır. Yani, abdest almak hem bir temizlenme hem de ibadetlerden verim alınmasına yardım eden bir araç olarak kabul edilebilir.

Dinimizde bazı ibadetlerin öncesinde temizlenmek ve abdest almak bir gereklilik olarak görülür. Geri kalanlarda böyle bir gereklilik yoktur. Ancak dini literatürde ibadetlerin öncesinde abdest almanın fiziken ve ruhen faydalı olduğu kabul edilir. Dolayısıyla bu eylemin tavsiye edildiği görülür.

Kısacası, dinimizde temizlik maddi ve manevi olmak üzere iki türlüdür. Bunun doğal bir sonucu olarak da kirler maddi ve manevi olmak üzere ikiye ayrılır. Maddi kirler, başta su olmak üzere türlü şekillerde temizlenebilirler. Manevi kirlerin temelindeyse nefsi arzularla ve şeytan vesvesesiyle mücadele etmek vardır. Abdest almak ve suyla temizlenmek her iki durumda da kişiyi ferahlatan ve temizleyen bir araçtır.