Makam-ı Mahmud nedir? Fazileti nedir?

Felsefe Contributor
sakura çiçekleri
Victoria Shibut-Dreamstime

İlmihal benzeri kitap okuyanlar tarafından yöneltilen bir soru da Makam-ı Mahmud nedir şeklinde olarak karşımıza çıkar. Bu kavramla ilgili hem bazı ayetler içerisinde hem de bazı hadislerde ufak bilgiler bulunması mümkündür.

Hz. Muhammed ile birlikte anılan Makam-ı Mahmud nedir?

İslam ilmihali içerisinde yeri olan terimlerden biri de Makam-ı Mahmud şeklindedir. Bu terimin sözlük anlamı, övgüye layık olan yer şeklindedir. Dini bakımdansa Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’e verilen özel bir makamı temsil eder. Kur’an-ı Kerim içerisinde Makam-ı Mahmud’a değinildiği düşünülen bir ayette şöyle buyrulur:

“Gündüzün güneşin gün ortasını aşmasından gecenin karanlığına kadar namaz kıl; bir de sabah namazını; çünkü sabah namazı şahitlidir. Gecenin bir vaktinde kalkıp kendine mahsus nafile bir ibadet olarak da namaz kıl ki, rabbin seni övülmüş bir makama yükseltsin.” (İsra Suresi, 78. ve 79. Ayet)

Kur’an-ı Kerim tefsiri içerisinde yer aldığı üzere ve büyük İslam alimlerinin yorumladığı üzere bu ayette geçen makam, Makam-ı Mahmud şeklindedir.

Hadisi şerifler içerisinde değinilir mi?

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in hadisi şerifleri içerisinde bir iki kez Makam-ı Mahmud’a değindiği rivayet edilir. Bu hadislerden birinde şöyle buyrulur:

“Makam-ı Mahmud, ümmetime şefaat edeceğim yerdir.” (Taberani)

Buradan da anlaşılacağı üzere Hz. Muhammed’in söz konusu makamı şefaatle de ilişkidir. Dolayısıyla, Makam-ı Mahmud nedir sorusunun bir cevabını da bu şekilde kabul etmek doğru olabilir.

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in şefaati ne şekilde olacaktır?

Kıyamet gününden sonra mahşer yerinde Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed, ümmetine şefaat edecektir. En Nakkaş ve Kadı İyaz’ın ifadelerde yer aldığı üzere bu şefaatin beş farklı merhalesi vardır.

Beş merhaleden birincisi umumi şefaat olarak isimlendirilir. Burada yapılan şefaat, tüm insanları kapsar ve mahşer sıkıntısının bir an evvel atlatılıp, hesap kısmının başlaması içindir. İkinci merhale, müminler arasından bir kısmının hesaba çekilmeksizin cennete girmeleri için Hz. Muhammed tarafından yapılan şefaattir.

İslam inancına tabi olup, tevhid ehlinden olan insanlar arasında da ahirette bazı günahkarlar olacaktır. Bunlar dünyada işlemiş oldukları günahlar sebebiyle cehennem ehli arasına girecektir. Ancak Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed bunlardan bir kısmının da cehennem azabından kurtulup, cennete girmesi için şefaatte bulunacaktır.

Şefaat nedir?

Günahları nedeniyle cehennemlik olan insanlara da yine ahirette şefaat edilecektir. Bu kimseler için Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in yanı sıra; mümin kullar, melekler ve diğer peygamberler de şefaat edecektir.

Ahirette yapılacak olan son şefaat merhalesi cennet ehliyle alakalıdır. Bu şefaat, bizzat Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed tarafından yapılacak olup, cennetlik müminlerin mertebelerinin yükselmesi içindir.

Kısacası, şefaat inancı İslam dininde yeri olan ve sık sık da vurgusu yapılan konulardan biridir. Ahirette Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in insanların durumuna göre farklı şekillerde şefaat yapacağı yönünde yorumlar vardır. Bu şefaat başta tüm insanlar, ardından mümin kimseler, cehennemlikler ve cennetlikler içindir.

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in bu şefaat makamına aynı zamanda Makam-ı Mahmud da denilir. Söz konusu mertebe hem ayeti kerimeler içerisinde hem de bazı hadisi şeriflerde yer almıştır. Öyleyse bu dünyada üzerimize düşeni fazlasıyla yapmalı, ahiret yaşamında başa gelebilecek azaptan sakınmalıyız. Buna ek olarak da Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in şefaatine nail olabilecek kullar arasında olmak için bol bol dua etmeliyiz. Çünkü ölüm gelip çattığında, kurtuluş için yapılacak pek bir şey kalmaz.