Maneviyatı Güçlendirip Zararlı Alışkanlıklardan Kurtulmak Mümkün

dreamstime_xs_181928966
Fotoğraf: © Nuttawut Uttamaharad | Dreamstime.com

İslam dini; insanları faydasız işlerden vazgeçirme, onları iyi ve faydalı işlere sevk etme temeline dayanır. Bu bağlamda dinimiz insanların hem kulluk vazifelerini yerine getirmesini hem de toplum içindeki ilişkilerine dikkat etmesini ister. Yani, Müslümanlık bir bütün olarak ibadet ve ahlak kurallarını yan yana ele alır. Kötü alışkanlıklardan uzak durmak da ahlaki açıdan yapılması gereken bir davranıştır.

Dinimiz hangi alışkanlıklardan uzak durulmasını emreder? Kur’an-ı Kerim içerisinde haram ve yasak olan her şey aslında; insanı, bu insanın ailesini ve toplumda bulunan diğer bireyleri korumaya yöneliktir. Bir ayet-i kerimede:

“Şeytan içki ve kumar yoluyla aranıza düşmanlık ve kin sokmak, sizi Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık siz de vazgeçtiniz değil mi?” (Maide Suresi, 91. Ayet) buyrulur. Bir başka ayette de bu konu

“Sana içki ve kumarı soruyorlar. De ki: Bu ikisinde insanlar için büyük zarar ve bazı faydalar vardır, zararları faydasından büyüktür. Sana neyi infak edeceklerini soruyorlar. De ki: ihtiyaç fazlasını.” (Bakara Suresi, 219. Ayet)

Maide ve Bakara Suresi’nde yer alan ayetler incelendiğinde içki ve kumarın insanlar için zararlı alışkanlıklar olduğu görülür. Ardından da Müslümanlar’ın bu alışkanlıkları terk etmesi tembihlenir. Ancak kötü alışkanlıklar yalnızca bunlarla sınırlı değildir. Ticarette hile yapmak, hırsızlık ve yalanı alışkanlık haline getirmek dinimizin hoş karşılamadığı davranışlar arasındadır.

Kötü alışkanlıklara devam etmek, bireyi ve toplumu nasıl etkiler? Vücuttaki her bir organın farklı görevi olduğu gibi, bireyin de toplum içerisinde bir yeri ve görevi vardır. Bu sebeple, zararlı işlerde bulunan bireyler yalnızca kendilerini değil toplumu da etkilerler. Günümüzde dağılan aile birlikleri, terk edilip giden çocuklar ve boşanma davalarının çoğunda sebep olarak bu alışkanlıklar gösterilir. Zaten Kur’an’da da içki ve kumarın insanlar arasına nifak soktuğundan bahsedilir. İçki sebebiyle sarhoş olan kimse, irade yetisini kaybeder. Anlık bile olsa hem ailesine hem de çevresindeki diğer insanlara kırıcı laflar edebilir veya onlara zarar verebilir. Kumar sebebiyle de çok insan malından ve mülkünden olmuştur. Maddi kayıpları bir yana, bu alışkanlığı edinen kimseler toplumdaki itibarlarını da kaybederler.

Zararlı alışkanlıklardan kurtulma yolları nelerdir? İçki, kişinin vücuduna bağımlılık yapan etken bir maddelerden oluşur. Psikolog Kinyas Tekin’e göre kumar da tıpkı bunun gibi birey tarafından kontrolü mümkün olmayan bir konudur. Bu sebeple öncelikle problemin tanınması ardından da kişinin tedavi edilmesi gerekir. Klinik tedavilerin yanı sıra maneviyatını güçlendirmek ve Allah’a sığınmak da kişiye yardımcı olur.

Yiyecek, içecek ve para; sınırsız tüketildiğinde insanları teslim alır. Bu teslimiyete yakalanan insan da Allah’tan uzaklaşır ve şeytanın vesvesesi ile baş başa kalır. Bu noktada kişinin edindiği zararlı alışkanlıkları, kendine ve diğer insanlara verdiği zararları fark etmesi gerekir. Bundan sonra da tövbe ederek, Allah’tan bağışlanma dilenmeli. Bunlardan kurtulmak için de dua ve zikre devam edilmeli. Kur’an-ı Kerim’de Allah’ın kullarına karşı affedici ve merhametli olduğu sık sık dile getirilir. Buradan yola çıkarak içten bir tövbe etmek ve zararlı alışkanlıkları kesmek mümkündür.

Alkol ve kumar tarzındaki kötü alışkanlıklardan temizlenmek insana hem beden hem de ruh ferahlığı verir. Bunları bırakan kişilerin yaşamın her alanında daha başarılı olduğu ve daha sağlıklı ilişkiler kurduğu görülür. Helal yolla kazanılan para, harama karışmadığı için de evlerinde tüm nimetler bereketlenir.

Düşüncelerini paylaşmak ister misin?

Bizimle iletişime geç!