Medine Tarih Ekolünün ilk Temsilcisi

Urve b. Zübeyr, Medine tarih ekolünün ilk temsilcisi kabul ediliyor. Anne ve babası iyi soydan gelen Urve’nin yetişmesinde ve rivayetlerinde nesebinin etkisi bulunuyor.

Medine’de büyüyen Urve b. Zübeyr derslerini orada almaya başladı. Daha sonra 7 yıl Mısır’da yaşadı, orada evlendi. O hayata karşı bakışını şu şekilde ifade ediyordu: “ Bu dünyadaki arzum zahidane yaşayarak ahireti kazanmak ve kendisinden ilim rivayet edilenlerden biri olmak.” ( İbn Hallikan, 2/421)

Oğlu Hişam ondan şu şekilde bahseder: “ Ramazan ve Kurban bayramları dışında sürekli oruç tutardı; öyle ki oruçluyken öldü.” ( İbn Sa‘d, 5/134; Zehebi, s. 42-43) İlim sevgisi ileriydi. Oğlu babasının ilim sevgisini büyüktü. Döneminde yaşanan siyasi çekişmelerin içine girmedi. Şakacı ve salih bir kişiliğe sahip olduğu söyleniyor.

Emevi siyasetinin karşıt görüşünde olduğu biliniyordu. “ Zalimlerden (ehlü’l-cur)” uzak durulması gerektiğini düşünüyordu. (  İbn Sa‘d, 5/135; Zehebi, s. 43-44)

Hayatı boyunca hem ders verdi hem ders aldı. Hadis ve ilim hayatının merkezi oldu. Hz. Aişe, Amre [bint Abdurrahman], Üsame b. Zeyd, Abdullah b. Amr İbnü’l-As, Ebu Hüreyre ve Abdullah b. Abbas gibi Medine’nin önde gelen erkek ve kadınlarından rivayetlerde bulundu. ( İbn Sa‘d, 5/133; Zehebi, s. 45 vd.) Medine’de bulunan yedi fakihten biriydi ve en meşhuru da oydu. Ömer b. Abdülaziz ondan bahsederken “Urve b. Zübeyr’den daha bilgili biri yoktur.” demişti.

Urve, önemli tarihi olayların kaydnı sağlamıştır. Urve, Abdülmelik b. Mervan’a yazdığı bir mektup yazar ve bu mektupta İslam davetinin başlangıcını ve Kureyş’in o sıradaki tavrını anlatır: “Davetin başladığı sırada kimse ondan uzaklaşmadı; tam da ona kulak vereceklerdi ki putları hakkında konuşunca…”, o vakit ona karşı sert tutum sergilediler. Bu surette ‘Allah’ın kalmalarını dilediği’ çok az sayıdaki kişi dışında, etrafındakiler dağılıp gittiler. Daha sonra Taif’ten Mekke’ye gelen Kureyşli bir topluluğun Hz. Peygamber’in davetini reddettiğini ve Hz. Peygamber’e karşı onun kavmini kışkırttıklarını zikreder. Böylece Kureyşliler, Müslümanlara yönelik baskılarını arttırdı, ardından Hz. Peygamber’e tabi olanları fitneye düşürmek için ona komplolar hazırladılar. “Çok sarsıcı bir imtihan idi… Fitneye düşenler düştü; ancak Allah’ın diledikleri selamete kavuştu.” Resulullah, ashabının başına gelenleri gördüğünde onlara Habeşistan’a hicret etmelerini emretti.”

Yazdığı rivayetler arasında şunlar yer alır; kırk yaşında Hazreti Muhammed’e peygamberlik verilmesi, Habeşistan’a hicret, Kureyş’in davete karşı muhalefetinin giderek artması, hicret, Abdullah b. Cahş’ın seriyyesiyle ilgili haber, Bedir Gazvesi, Kaynuka Gazvesi,  Hendek Gazvesi,  Beni Kurayza Gazvesi, Beni Mustalik Gazvesi, Hudeybiye Barış Antlaşması, Mute Savaşı, Mekke’nin Fethi, Huneyn Gazvesi, Taif Gazvesi, Hazreti Peygamber’in çeşitli bölgelere mektupları, Resulullah’ın hayatının son dönemi.

Hazreti Muhammed’in bazı yazışmaları ve son günlerini ele aldı. Onun bazı rivayetleri Emevi sarayından gelen sorulara verdiği cevaplardan, bazıları ise talebelerine aktardıklarından oluşur.

Onun rivayetlerinin sadece ana hatlardan değil detaylı açıklamalar içerdiği görülür. Bazı rivayetlerde sadece konuya değinmekle yetinilirken; Bedir, Hudeybiye ve Mekke’nin Fethi gibi başka konularda ise birbirini tamamlayıcı bir anlatım takip eder.

Rivayetlerinde hadisçilerin yöntemini takip etmiştir. Konumu ve sosyal bağları rivayetleri asıl kaynağından almasını sağlamıştır. Bazı rivayetlerinde isnadı zikrettiğini, bazı rivayetlerinde ise isnadın yer almadığını görürüz.

Urve, sözlü rivayetlerin yanı sıra yazılı rivayetlerle de ilgilenmiştir. Resulullah’ın farklı bölgelere göndermiş olduğu bir dizi mektuba yer vermiştir. Bu, tarih yazıcılığı açısından oldukça önemli bir nokta.