Melekler ve Biz

ID 39249376 © Matthiase | Dreamstime.com
ID 39249376 © Matthiase | Dreamstime.com

Melek kelime olarak bile ne kadar rahatlatıcı naif bir tınıya sahiptir farkında mısınız? Öte aleme özgü merak edilen birçok kavram gibi melekler de insanoğlunun her daim dikkatini celbeden, anlamaya, hissetmeye çalıştığı nurani varlıklar…

Dinimiz İslam’da meleklere imanın farz olduğu açıkça bildirilmiştir. Bu da onların varlığının kesin bir kanıtıdır. Büyük ölçüde görselliğe dayalı insan hayatında duyular ile algılayamadığımız, algılayamadıkça da merakımızın daha da arttığı, görmek, tahayyül etmek için çabaladığımız melekler yüce Allah’ın emirlerini yerine getiren “güç, kuvvet, elçi, haberci” gibi anlamlarda kullanılır. Tüm kutsal metinlerin melekler tarafından peygamberlere iletildiği açıkça yer alır kutsal kitabımızda. Ve meleklere iman İslam’ın farzlarındandır.

“Peygamber Rabb’i tarafından kendisine indirilene iman etti, müminler de. Her biri Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine iman ettiler…” (Bakara Suresi, 285. Ayet).

“Her kim Allah’a, meleklerine, peygamberlerine, Cebrail’e ve Mikail’e düşman olursa bilsin ki, Allah da inkar edenlerin düşmanıdır.” (Bakara Suresi, 98. Ayet).

Bu ayette de açıklandığı gibi Cebrail ve Mikail başta olmak üzere melekleri inkar etmek bir düşmanlık olarak kabul edilmekte. Melekleri inkar bir anlamda vahyi inkar etmek anlamına gelir. Kur-an’ı Kerim’de meleklerden şu şekillerde bahsedilir:

Peygamberlere vahiy getirdikleri, Allah’ı tespih ettikleri, Allah’a secde ettikleri, Kadir Gecesi her iş için yeryüzüne indikleri, can alma görevleri olduğu, her insanın sağında ve solunda bulunan yazıcı melekler olduğu ve insanın her eylemini kayıt altına aldıkları, Allah’ın izni ile peygamberlere göründükleri, Hz. İbrahim’e geldiklerinde peygamber olmayan Hz. İbrahim’in karısına da göründükleri ayrıntısının verildiği, Hz. Meryem ile İsa’yı müjdeleyici olarak konuştukları, müminlerin savaşlarında Allah dilediği takdirde nişaneli askerler olarak Müslüman savaşçılara destek olarak gönderildikleri, meleklere tapanlar olduğu ve bunun sorgulandığı, ikişer, üçer ve dörder kanatlı oldukları, farklı farklı makam ve görevleri olduğu, kafir ve inkarcı olarak ölenlere lanet ettikleri gibi sınırlı varlıklar olan bizlerin algılarını alt üst eden bilgiler verilmekte.

Melekler hakkında bilgimiz sadece kutsal kitabımızın bildirdiği kadar. Fakat hiç akıldan çıkarmamız gereken ise sağ ve solumuzdaki yazıcı meleklerin varlığı. İyi ve kötü ne varsa an be an yazıyor olmaları. Şimdi bu bilgilerin yer aldığı bir kısım ayetleri paylaşalım sizinle:

“Gök gürültüsü Allah’ı hamd ile, melekler de Allah’a olan korkularından tespih ederler. O, yıldırımları gönderip bununla dilediğine çarpar; onlar ise Allah hakkında çekişip-tartışırlar. O, gücü (ve cezası) pek çetin olandır.” (Ra’d Suresi, 13. Ayet)

“Ki melekler, kendi nefislerinin zalimleri olarak onların canlarını aldıklarında, ‘Biz hiçbir kötülük yapmıyorduk’ diye teslim olurlar. Hayır, şüphesiz Allah, sizin neler yaptığınızı bilendir.” (Nahl Suresi, 28. Ayet)

“O gün, onların hepsini bir arada toplayacak (haşredecek), sonra meleklere diyecek ki: “Size tapanlar bunlar mıydı?” (Sebe Suresi, 40. Ayet)

“Melekler ve ruh, onda Rab’lerinin izniyle her bir iş için inerler.” (Kadir Suresi, 4. Ayet)

“Hani melekler: ‘Meryem, şüphesiz Allah seni seçti, seni arındırdı ve alemlerin kadınlarına üstün kıldı,’ demişti.” (Al-i İmran Suresi, 42. Ayet)

“Evet, eğer sabrederseniz, sakınırsanız ve onlar da aniden üstünüze çullanıverirlerse, Rabb’iniz size meleklerden nişanlı beş bin kişiyle yardım ulaştıracaktır.” (Al-i İmran Suresi, 125. Ayet)

“Göklerde ve yerde olan ne varsa, canlılar ve melekler Allah’a secde ederler ve onlar büyüklük taslamazlar.” (Nahl Suresi, 49. Ayet)

“Her kim Allah’a, meleklerine, elçilerine, Cibril’e ve Mikail’e düşman ise, artık şüphesiz Allah da kafirlerin düşmanıdır.” (Bakara Suresi, 98. Ayet)

Dileriz her birimizin amelleri hep iyi yönde olsun ve hep yazıcı meleklerimiz iyilik işlesin…