Mevlana kusurları örtmede nasıldı?

Önemli Şahsiyetler 04 May 2021 İpek Atacan
Tasavvuf
Sufi tasavvuf Mevlana
Hulki Okan Tabak-Unsplash

Düşünceleri ve Allah aşkıyla öne çıkan Mevlana kusurları örtmede oldukça dikkatli davranırdı. Diğer insanlara da aynı dikkatte bu konuya aynı hassasiyetle yaklaşması gerektiğinden söz ederdi. İnsanlarla birbirlerinin açıklarını kapattığı zaman Allah’ın vereceği mükafatları anlatarak onları bu işi yapmaya teşvik ederdi.

Kusurları örterken gece gibi olmak ne demektir?

Bir insanın yanlış yapması, yapılan yanlışı herkesin duyması gerektiği anlamına gelmez. Bu sebeple Allah, Müslümanlara birbirlerinin kusurlarını örtmeyi, dedikodu yapmamayı, zorda olanlara yardım etmeyi emreder. Yanlış yapan kimseleri rencide etmek yerine güzel bir dille uyarmak, konuyu orada kapatmak gerekir.

Mevlana’nın kendi yaşamında uyguladığı ve diğer insanlara önerdiği bazı alışkanlıkları, düşünceleri, davranışları vardı. Bunların arasında bulunan konulardan biri de kusurlara karşı nasıl davranılması gerektiğidir. Herkes tarafından bilinen yedi öğüdünden biri şöyledir:

“Kusurları örterken gece gibi ol.” (Mevlana)

Bahsedilen gece, insana karanlığı anımsatır. O vakitlerde gökyüzünde bulunan koyu renkler sahip olunan her türlü kusurunu örtecekmiş gibi durur. Eğer dünyada hiç ışık yakılmasaydı o zaman gecenin ne kadar örtücü bir özelliğe sahip olduğu daha net anlaşılırdı. Bu nedenle insanlar da başkalarının yanlışları karşısında gece gibi davranmalı, o kusuru saklamalıdır.

Hz. Mevlana kusurları örtmede nasıldı?

Bilgili, deneyimli ve alanında uzman kimselerin tavsiye vermesi oldukça önemlidir. Ayrıca tavsiye veren kişinin söylediği işleri bizzat uygulamaları gerekir. Aksi taktirde sözlerin karşıdaki insan üzerinde bulunan tesiri azalarak kaybolur. Bu nedenle Mevlana da söylediklerini uygular, insanlara örnek olacak davranışlar sergilerdi.

Hz. Mevlana bir insana bakarken onun kusurlarını araştırmazdı. Ancak nasıl bulunursa bulunsun bir kusuru örtmek, başkalarına anlatmamak en güzel özelliklerinden biriydi. İnsanlara daima yardım ettiği gibi yanlışlarında da onların yanında olarak zorluklarını üstlenirdi.

İnsanlara bir kimseye bakarken kusur aramak için bakmamalarını öğütlerdi. Kendisi insanlarla konuşurken onların açıklarını arayacak davranışlarda bulunmazdı. Aynı durum kendisine yapıldığı zamanlarda da güzel bir dille uyarır, kalp kırmamaya özen gösterirdi.

Bazı yanlışlar ve kusurlar vardır ki onların saklanması insanlara yarardan çok zarar getirir. Bu sebeple Mevlana kusurları örtmede harekete geçerken öncelikle kusurun ne olduğuyla ilgilenirdi. Bilmediği sırları saklamak, insanlara zarar verecek işler yapmak onun doğruları arasında bulunmazdı. Yalnızca kul hakkı içermeyen, zalimliğe girmeyen kusurları örterek destek olurdu.

Allah’ın kusur örtenlere mükafatı nedir?

Müminler dünyada her yaptıklarında Allah’ın rızasına kavuşabilmeyi amaçlarlar. Bu nedenle kötü işlerden uzak durmaya, iyilikleri yaymaya özen gösterirler. Kusurları örtmek de insanların yaymaya çalıştığı konulardan biridir. Çünkü Allah, kusur örten ve sır tutan kimselere çeşitli mükafatlar verir.

Bir kimsenin kusurunu örtmek insanlara hem dünyada hem de ahirette farklı müjdeler getirir. Dünyada sevilen, güvenilen ve saygı duyulan biri haline gelinir. Kıyamet gününde Allah, kusur örten insanların kusurlarını örter. Ahiretteyse alınan amellerin karşılığında cehennemden kurtulmak, cenneti kazanmak mümkün hale gelir.

Hataları saklamanın, kusurları örtmenin ve bu bağlamda konuşmamanın fazileti oldukça yüksektir. Basit bir konuda bile olsa böyle davranışlar sergileyen kimselere Allah büyük mükafatlar verebilir. Gönüllerinden geçen duaları kabul etmek, işlerine kolaylık vermek bunlardan bazılarıdır.

Kısaca, Mevlana’nın örnek alınması gereken özelliklerinden biri kusurları nasıl örttüğüdür. Bu durum yedi öğüdün içinde geceye benzetildiği için bir kimsenin tıpkı gece gibi kusur örtmesi gerekir. Allah, kusurları ve yanlışları gizleyen müminler için çeşitli mükafatlar sunarak, mahşerde onların kusurlarını örter.