Mevlana ve sabır ilişkisi nasıldır?

Felsefe 13 Mar 2021 Contributor
Mevlana ve sabır
Nikolay Maslov-Unsplash

Hz. Mevlana ve sabır kavramına bakış akışı tasavvuf ilgilileri tarafından dikkatle incelenen bir konudur. Buna göre, sabırla alakalı yapılan tanımlar arasında en dikkat çekenlerden biri de budur. Mevlana’nın yaklaşımı göz önüne alındığındaysa genellikle imana dayalı bir ilişki öne sürüldüğü görülür.

Tasavvuf kültüründe sabır ne şekilde ele alınır?

Sabır, tasavvufi anlamda en sık işlenen konulardan biridir. Hatta tasavvuf ehli çoğu zaman sabretmemeyi Allahü Teala’ya haya etmek biçiminde yorumlamıştır. Tasavvufi yaklaşımla sabır, farklı bir boyut olarak hapsetmek manası taşır. Buna göre, nefsin arzularıyla mücadele sabır etkili bir silahtır. İnsanın kendini tanıması sürecinde de olmazsa olmaz bir parçadır.

Tasavvufi değeri olan eserlerde sabır, ahlaki bir üstünlük olarak nitelendirilir. Bu davranış biçimi sayesinde insan kendi eğilimlerini rahatlıkla kontrol edebilir. Yani sabır aynı zamanda kişinin arzularıyla manevi duyguları arasındaki bir çarpışma halidir.

Sabretmek, yalnızca kişinin kendi nefsani duygularına karşı olan eylem biçimi değildir. Sabrın ikinci bir yüzü de insan iradesi dışında gelişen işlere karşıdır. Her iki farklı şekilde de sabreden bir kimsenin zaman içerisinde olgunlaştığı kabul edilir.

Tasavvufi kaynakların bir kısmında sabreden kişiler üç farklı aşamaya ayrılır: Mütesabbır, sabir ve sabbar. Bunlar arasında mütesabbır Allah hakkında sabretmeyi simgeler. Bu mertebede olan kimseler bazı durumlarda aciz kalabilir ve sabır gösteremez. Sabir, Allah için sabretmeyi ifade eder. Buradaki kimselerde sabırsızlık yoktur ancak kimi zaman şikayet ettikleri görülür.

Sabbarsa sabrın en üst noktasıdır. Buradaki kimseler başlarına ne tür bir fenalık gelirse gelsin sabretmeye devam eder. Bunu yaparken de ne dilinden ne de kalbinden herhangi bir şikayette bulunmaz.

Mevlana ve sabır kavramı arasındaki ilişki nedir?

Dünyanın farklı yerindeki insanların gönüllerine dokunmayı başaran Mevlana, iyi bir rehber olarak kabul edilebilir. Buna göre Mevlana ve sabır bakış açısını başta Mesnevi olmak üzere kendisinin farklı eserlerinde görmek mümkündür. Mesnevi’de yer aldığı üzere Mevlana sabrı şu şekillerde sıralamıştır:

“Tespihlerin ruhu sabırdır. Sabır, başlı başına bir tespihtir. O derece hiçbir tespih yoktur. Sabırlı ol. Sabır kurtuluşun anahtarıdır. Sabır sırat gibi insanı cennete ulaştırır.” (Mesnevi)

Mevlana’nın sabır yaklaşımı çoğu zaman iman ve kurtuluşla bir arada anılır. Buna göre kişinin sabretmesi bile başlı başına bir tespihtir ve ahiret yaşamında kişiye yardımcı olacak işlerden biridir.

Sabretmenin psikolojik etkisi var mıdır?

Kur’an-ı Kerim’de, hadislerde ve diğer dini kaynaklarda yer aldığı üzere sabır bir dayanma halidir. Buna göre kişi sabrederek; olumsuzluklara katlanır, türlü olumlamalarda bulunur ve karşılaşabileceği zorluklara karşı bir direnç geliştirir. Sabrın bu yönleri göz önüne alınarak psikolojiyle olan bağlantısı hakkında bazı yorumlara varılmıştır.

Mevlana’ya göre özgüven kazanma bakımından sabretmenin ve şükretmenin önemi oldukça büyüktür. Günümüz yaklaşımlarına göre de sabır ve şükür sayesinde bazı kaygı bozuklukları için terapi yoluna gidilmesi mümkündür. Çünkü ruh sabretmeyi öğrenirken aynı zamanda sevgiyi ve şükrü de öğrenebilir.

Kısacası sabır, hangi hale karşı gösterilse gösterilsin insana has olan hayırlı ve iyi hasletlerden biridir. Tasavvufi kaynaklarda sabretmenin bir kurtuluşa erme ve olgunlaşma hali olduğu görülebilir. Psikolojik anlamdaysa yine sabrederek bazı korku ve kaygıların üstesinden gelinebileceği kanısı vardır. Öyleyse, insan olarak sabır gibi bir nimetin sahibi olduğunu unutmayalım. Sabrı ve şükrü hem gönüllerimizden hem de dillerimizden düşürmeyelim.

YAZI: İPEK ATACAN