Milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy

Önemli Şahsiyetler Contributor
Mehmet Akif Ersoy kimdir
Svglass-Dreamstime

İstiklal ve bağımsızlık mücadelemizin temel taşlarından Mehmet Akif Ersoy hayatı ve tavizsiz örnek kişiliğiyle günümüz gençlerine örnek teşkil etmektedir.

“Girmeden tefrika bir millete düşman giremez. Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez” (M. Akif Ersoy)

İstiklal Marşımızı yazan Mehmet Akif, milletine, dini ve geleneksel değerlere bağlılığıyla yolumuzu aydınlatmaya devam eden bir değerimiz.

Bağımsızlık düşüncesinin İslam coğrafyasında da yayılmasını savunan M. Akif, tüm Müslüman aleminin birlik ve beraberliği için mücadelesini sürdüren örnek bir aydınımızdır.

Mehmet Akif Ersoy hayatı ve milli mücadeledeki yeri

1873 yılında İstanbul’da, Fatih’de dünyaya geldi. Nüfus kaydı, babasının imamlık yapmak üzere gittikleri ve çocukluğunun geçtiği Çanakkale’nin Bayramiç ilçesinde bulunmaktadır. Annesi Emine Şerif Hanım, Buhara’dan Anadolu’ya göç eden bir ailenin kızı; babası Kosovalı İpekli Tahir Efendi Fatih Cami hocalarındandır. Babasından aldığı Arapça ve din eğitimi kişiliğinin oluşumunda büyük katkı sağladı. Modern eğitimle geleneksel eğitimi bünyesinde harmanlayan M. Akif, zengin bir düşünce ve edebi birikime sahip oldu.

Osmanlı’nın son dönemlerinin çalkantılı yapısı ve sonrasında kurtuluş mücadelesi Akif’in yaşantısını da derinden etkilemiştir. Bu nedenle M. Akif vatanı yalnızca bir toprak parçası olarak değil, bütün mukaddes değerlerin temsil edildiği, milli varlığımızın şanlı geçmişinin simgesi olarak görür. Bu şuurla kurtuluş mücadelesine gerek fikirleri, gerek eserleri ve faaliyetleriyle büyük katkı sağlar.

Aziz vatanımızın işgal edilmesi tehlikesi bütün vatanseverler gibi Akif’i de Anadolu’da milli mücadeleye katılmaya teşvik etti. 1920 yılından itibaren Anadolu’nun neredeyse her bölgesini dolaşmış, bağımsızlık ve mücadele ruhunun yayılması için faaliyetlerini sürdürmüştür.

19 Ekim 1920 günü Kastamonu Nasrullah Camisi’nde vermiş olduğu ünlü vaazı, Anadolu halkının gönlündeki vatan aşkını büyük bir coşkuyla tutuşturmuştur. Tüm vatanseverlerin tek yürek vatan müdafaası etrafında birleşmesinde manevi bir kudret oluşturan bu vaazda M. Akif, Sevr Anlaşması karşısında devletin düştüğü durumu, yapılması gereken tek şeyin sonradan ‘medeniyet denilen tek dişi kalmış canavar’ dediği Batı’nın sömürgeci devletlerine karşı, inançla silahlanmak, boyun eğmemek ve mücadele etmek zorunluluğunu anlatmıştır.

Bu vaaz, Ankara’da basılan “Sebilü’r-Reşat” dergisinde yayımlanmış, yurdun en ücra yerlerine kadar ulaştırılmıştır. Askerlere, halka dağıtılmış camilerde defalarca okunmuş, devletin içinde bulunduğu durum ve mücadele ruhu yayılmıştır. Milli birlik ruhunun alevlenmesinde, halkın askerlerle beraber hareket etmesinde, aynı amaç etrafında gönüllerin birleşmesinde Akif’in vaazları ve şiirleri en büyük manevi güç unsuru olmuştur. Mehmet Akif Ersoy vatan, millet, din ve inandığı tüm mukaddes değerler için bu davaya kendini adamıştır.

İstiklal Marşı’nı nasıl yazdı?

Kurtuluş savaşımızın başarıyla sonuçlanması ve emperyal devletlere karşı büyük başkaldırıdan sonra da M. Akif’in fikri mücadelesi devam etmiştir. Bu dönemde Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Bey’in isteği ile arkadaşı Hasan Basri Bey kendisini ulusal marş için düzenlenen yarışmaya katılmaya teşvik etti. Gönderilen şiirlerin hiçbiri yeterli bulunmamıştı.

Meclis en güzel şiiri Mehmet Akif’in yazacağını düşünmekte ve merakla beklenmekteydi. Nihayetinde M. Akif’in Türk Ordusuna ithaf ettiği İstiklal Marşı, 12 Mart 1921 günü Hamdullah Suphi Bey tarafından mecliste okunup ayakta alkışlandıktan sonra ulusal marş olarak kabul edildi. M. Akif, ödül olarak verilen 500 lirayı Hilal-i Ahmer’e bağışladı.

Son yılları nasıl geçti?

İstiklal Madalyası ile ödüllendirilen M. Akif, 1922 yılında sağlık gerekçesi ile milletvekilliğinden istifa etti, Mısır’a gitti. Mısır’a gitmeden önce Kur’an-ı Kerim mealini hazırlamak üzere Diyanet İşleri Başkanlığı ile anlaşma imzaladı. Önceleri Kur’an tercümesini yapması için ısrar edilse de kesinlikle buna yanaşmayarak meal hazırlamayı kabul etti. En meşhur eseri Safahat 1924 yılında basıldı. 1926 yılından sonra Kahire yakınlarındaki Hilvan’a yerleşerek inzivaya çekildi. Yarım kalan Kur’an meali üzerinde çalışmaya devam etti.

Ancak ülkesinde ulusal din projesinin (Türkçe ezan-ibadet) hayata geçirilme projesini öğrenince Diyanetle olan anlaşmayı 1932’de feshetti. Yapmış olduğu Kur’an mealinin bu projede kullanılmasını istemedi. Meal hazırlama görevini Elmalılı Hamdi Efendi’ye devretti. Uzun yıllar siroz hastalığıyla mücadele eden Milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy, 27 Aralık 1936 tarihinde İstanbul’da, Beyoğlu’ndaki Mısır Apartmanı’nda ebediyete intikal etti.

 

Enjoy Ali Huda! Exclusive for your kids.