SalamWebToday Haber Bülteni
Sign up to get weekly SalamWebToday articles!
Üzgünüz, şu nedenden dolayı hata oluştu:
Abone olarak, SalamWeb Şartları ve Gizlilik Politikası 'nı kabul etmiş olursunuz.
Haber bülteni yazıları

Mimar Sinan’ın eserlerindeki sırlar nelerdir?

Kültür 27 Oca 2021
Mimar Sinan’ın eserlerindeki sırlar
Süleymaniye Camii. Özcan Adıyaman-Unsplash

Üç yüzden fazla olan Mimar Sinan’ın eserlerindeki sırlar, her zaman merak konusu olmuş, araştırıldığındaysa bir dahi ile karşılaşılmıştır. Mimar Sinan eserleri günümüze kadar onca savaş, deprem ve diğer doğal afetlere rağmen beş asırdır dimdik ayakta durmaktadır. Bu sağlamlık bir mühendislik harikası olarak çeşitli sırlar da barındırmaktadır.

Mimar Sinan kimdir?

Estetiğin ve dehanın ustası 1490 yılında Kayseri’de doğmuş, Yavuz Sultan Selim zamanında devşirme asker olarak yirmi iki yaşında İstanbul’a getirilmiştir. Acemi oğlanlar ocağında dülgerlik öğrenip yapı işlerinde çalışmaya başlamıştır. Buradaki zamanın ünlü yapı ustalarıyla çalışma fırsatı bulan Sinan, çeşitli savaş ve seferlere katıldıktan sonra subaylığa yükselmiştir. Van Gölü’nün üzerinden geçecek üç geminin inşasını başarıyla tamamlamasıyla haseki unvanını almıştır. Osmanlı’da haseki, padişah gözdesi ve işinde ustalaşmış kimselere verilen bir unvandır.

Yaptığı işlerdeki başarıları sayesinde Mimar Sinan, Yavuz Sultan Selim, 2. Selim ve 3. Murat olmak üzere üç padişah zamanında da saray baş mimarı olarak görev yapmıştır. Saraydaki baş mimarlık görevi yaklaşık elli yıl sürmüştür.

Mimar Sinan’ın eserlerindeki sırlar

Esasen Mimar Sinan’ın ustalık eserim dediği Edirne Selimiye camisinin küçük hali diyebileceğimiz Manisa Muradiye camisinde bulunan deprem terazileri, bugünün mühendislerini hayrete düşüren cinstendir.  Kaynaklar, Mimar Sinan’ın bu deprem terazilerini Bursa Yeşil Cami, Edirne Selimiye Camisi gibi camilerde de kullandığını ve adına mizan taşı dediğini belirtiyor. Bu mizan taşları silindir şeklinde mermer taşından yapılma olup, mihrabın iki yanına yerleştirilmiş durumda bulunuyor.

Eğer elle itildiklerinde kendi etrafında dönmüyorlarsa binanın temelinde teknik olarak bir problem olduğu anlaşılıyor. Mimar Sinan bir depremde cami temelinde eğiklik ya da bir çöküntü oluşması halinde bu sütunların dönmeyeceğini ve binanın sağlamlığını yitirdiği anlamına geleceğini belirtiyor. Ve bu mizan taşları Muradiye Camisi’nde 430 yıldır dönüyor. Yani caminin temelinde herhangi bir eğiklik ya da çöküntü hala yok.

Günümüz teknolojisinde bile bir binanın depremden hasar görüp görmediği on günlük bir laboratuvar testinden sonra anlaşılabilirken, Mimar Sinan’nın bunu iki mizan taşıyla yüz yıllar önce düşünüp çözmüş olması, gerçekten bir dahilik örneğidir.

Mimari ustalık örnekleri için Mimar Sinan’ın en büyük eserim dediği, yapımı yedi yıl süren Süleymaniye Camisi’nde ki sırlara göz atacağız şimdide. Mimar Sinan bu camiyi, önceden tasarladığı is odasına hava akımı olacak şekilde konumlandırmıştır. Bu öyle bir tasarımdır ki, cami içinde yanan kandillerin isleri hesapladığı hava akımı yönünde cami içindeki is odasına yönlenmiş, özel nemlendirme sistemiyle duvarlara yapışmıştır.

O, sanata saygı duyan bir dehaydı

Duvarlardan kazınarak çıkarılan islerden yapılan mürekkeplerle nice Kur’an-ı Kerimler, hat yazıları, dualar yazılmıştır. Günümüzde bu is mürekkepleriyle yazılmış eserler halen mevcuttur. Bu gerçekten büyüleyicidir.

Ve gelelim İstanbul’un Fatih ilçesinde bulunan Şehzadebaşı Camisine. 1990’lı yıllarda cami bahçesini çevreleyen havale duvarlarının kemerlerinde çöküntüler oluşması sebebiyle restorasyon yapılmasına karar verilmiş. Yapılan kalıplar takılmak üzere kemerler kilit taşlarından sökülmeye başlandığında iki kilit taşının arasına sıkıştırılmış şişe içinde bir not bulunmuştur. Mimar Sinan tarafından Osmanlıca yazılmış not uzmanlara okutturulur. Notta kısaca şunlar yazar:

“Bu kemeri oluşturan kilit taşlarının ömrü dört yüz yıldır. Bu notu bulduğunuza göre kilit taşları ömrünü tamamlamıştır. İnşaat teknikleri değişmiş olabileceğinden kemeri oluşturan kilit taşları şu şekilde yerleştirilecektir.”

Der Koca Sinan ve devamında şemalarla kilit taşlarının ipler yardımıyla nasıl yerlerine oturtulacağını anlatır. Kendisinden yüz yıllar sonra inşa ettiği eserlerde neler olabileceğini hesaplayıp, geleceğe not düşen dâhidir Mimar Sinan. Ve eserleriyle daha nice seneler anılmaya devam edecektir.