Miraç ve isra olayı nedir? Fazileti nedir?

İslam 11 Mar 2021 Contributor
miraç ve isra nedir
Thirawatana Phaisalratana-Dreamstime.com

Yüce Allah’ın Resulü Hz. Muhammed (sav)’e eşsiz bir mükafatı, büyük bir ihsanı ve ilahi bir mucizesidir Miraç ve isra olayı. İsra, kelimesi gece yürüyüşü anlamına gelirken Miraç ise yükselmek, yukarı çıkmak, merdiven olarak ifade edilir.

Kuran’daki ifadeler ışığında Miraç ve İsra olayı Hz. Muhammed’in üstün makamlara yükselmesi, Allah’ın Yüce katına çıkarılması olarak açıklanmaktadır. Gecenin bir bölümünde Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksa’ya götürülmesi İsra ve buradan yüce makamlara yükseltilmesine ise Miraç denmektedir.

Hz. Muhammed’in gam ve hüzün yılı

Miladi 610 yılında peygamberlik görevi verilen Hz. Muhammed, tevhit inancını ve ilahi mesajı tebliğ etme sürecinde pek çok zorluklarla karşılaşarak var gücüyle mücadelesini sürdürdü. Mekkeli müşrikler atalarının putlarını terk etmemek için direnirken Müslüman olanlara karşı da çok büyük zalimlikler, eziyetler yaptılar. Hz. Muhammed ve onun yanında yer alan Müslümanlar her türlü baskı ve zorbalığa maruz kaldılar. Üç yıl boykot uygulayarak Müslümanları açlık ve sıkıntıya mahkum ettiler.

Ancak hiçbir Müslümanı Allah yolundan döndürmeyi başaramadılar. Hz. Muhammed, uğradığı tüm baskı ve eziyetlere rağmen tebliğ görevinden asla yılmadı. İslam’a davet etmek için Taif’e gitti. Taifliler davete icabet etmek bir yana Hz. Muhammed’i taşlayarak kan revan içinde bıraktılar. Bu zorlu günlerinde en büyük destekçileri olan onu büyütüp himaye eden amcası Ebu Talib ve can yoldaşı, çok sevdiği hanımı Hz. Hatice (ra) vefat etti. Hz. Muhammed (sav) için o yıl her yönüyle gam ve hüzün yılı oldu.

Hicretten bir buçuk yıl önceki bu zorlu dönemde Recep ayının 27. gecesinde İsra ve Miraç hadisesi gerçekleşti. Böylece Yüce Allah Resulünü, ilahi makama yükselterek hiç bir beşere nasip olmayacak sırlarla mükafatlandırdı, sevgili kulunun üzüntüsünü dindirdi.

Kuran’da Miraç ve isra olayı nasıl geçer?

“Kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed’i) gecenin bir kısmında Mescid-i Haram’dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa’ya götüren Allah’ın şanı yücedir. Hiç şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.” (İsra Suresi, 1. Ayet)

Ayette de buyurulduğu üzere O gece, Cebrail (as) gelerek, Hz. Muhammed’i ‘Burak’ adı verilen manevi bir binekle Mekke’deki Mescid-i Haram’dan, Kudüs’e Mescid-i Aksa’ya götürdü. Hz. Muhammed’in Miraç mucizesi sırasında yaşadıkları ve gördükleri de Necm Suresi’nde şöyle anlatılmaktadır:

“Allah kuluna vahyedeceğini vahyetti. Kalp, (gözün) gördüğünü yalanlamadı. (Ey Müşrikler! Şimdi siz Peygamberin) gördüğü şey hakkında onunla tartışıyor musunuz? And olsun ki, o, Cebrail’i bir başka inişte daha (asli şekliyle) Sidretü’l-Münteha’nın yanında görmüştü. Me’va cenneti de Sidre’nin yanındadır. O zaman Sidre’yi kaplayan kaplamıştı. Göz (gördüğünden) şaşmadı ve (onu) aşmadı. And olsun, o, Rabbinin en büyük alametlerinden bir kısmını gördü.” (Necm Suresi, 8-10. Ayetler)

Miracın yankıları

Hz. Muhammed, İsra ve Miraç olayı ile ilgili yaşadıklarını ailesine ve en yakın dostlarına anlattığı rivayet edilmektedir. Olay başkaları tarafından duyulunca bir kısım Mekkeliler, şaşkınlıklarını gizleyemediler ve şüpheye düştüler. Bu kadar kısa sürede Mekke’den Kudüs’e Mescid-i Aksa’ya gidilip dönülemeyeceğini ve buna inanmanın mümkün olmadığını söylediler.  En yakın dostlarında Hz. Ebu Bekir ise Hz. Muhammed’in yaşadıklarıyla ilgili bir nebze olsun tereddüt hissetmeden kendisine inandığını belirtti. Bu bağlılığından ve güveninden dolayı Hz. Ebubekir’e ‘Sıddık’ lakabı verilmişti.

Mübarek üç ayların en kutlu gecelerinden Miraç kandili, Hz. Muhammed’in yaşadığı İsra ve Miraç olayını en iyi şekilde değerlendirilmesi, anlaşılması ve feyz alınması gereken ulvi bir gece olarak Müslümanlar tarafından ihya edilmektedir.