Modern çağda islami meseleler

İslam 24 Şub 2021 Contributor
modern çağda islami meseleler
Rawpixelimages-Dreamstime.com

Sürekli değişen, hızla akan hayat nehri içinde insanoğlunun çırpınışı, modern çağda islami meseleler konusunda gün yüzüne çıkan sorunları da gündeme getirmektedir. Modern dünyanın hızı çoğu zaman halis olmayan niyetleri de gizlemektedir. Öyle ki insanı durup düşünmeden tüketmeye, anı yaşamaya zorlar sürekli. Günlük hayatımızdaki mottosu da “anı yaşa” olan bu hayat tarzına karşı İslami görüşte durum hiç de böyle değildir. İnsanın dünyaya geliş amacı ve nasıl bir hayat sürmesi gerektiği İslam dinince muhataplarına peygamberimiz önderliğinde Kur’an ile açıklanmıştır.

Modern çağda islami meseleler nelerdir?

Modernlik kavramı kısaca on dokuzuncu yüzyıl sanayi devriminden sonra, gelenek ve dinsel anlayışların geçerliliğini yitirdiği, her şeyin günün şartlarına göre tekrar yorumlanması gerektiği anlayışıdır diyebiliriz. Bu modern anlayışın getirdiği sekülerizm çoğu zaman laik düşünce olarak algılansa da aslında daha geniş alana yayılan bir kavramdır. Genel bir tanımla insanlığın dünyayı anlamlandırmak için dini öğretiler yerine sadece akıl yolunda olması gerektiği ve köhnemiş geleneklerin artık gelişen dünyaya ayak uyduramadığı görüşüdür.

Bu düşünce şeklinde dünyanın sadece maddeden ibaret algılanmasıyla, manevi değerlerin yerini madde dünyası almaya başlamıştır. Böylece öncelikler bu dünyada edindiğiniz mal, mülk, mevki ve şöhrete endekslenmiştir. Oysa İslam anlayışında dünya hayatı ahiret hayatı için bir imtihan alanıdır. Bu anlamda gelip geçici olan dünya hayatına karşılık sürekli olan ahiret hayatı vardır. Değerli olan dünya değil ahiret hayatıdır.

Müslüman bir kişinin modern dünyada yaşadığı zorluklar nelerdir?

Öncelikle bir Müslüman’la seküler bir kişinin amaç farklılığı göze çarpmaktadır. Müslüman kişi için öncelik dünya hayatındaki sorumluluklarını yerine getirmek, dünya nimetleri ve hazlarına bu sorumluluk, yani takva duygusuyla bakmaktır. Bu bakışın içinde her zaman bir maneviyat mevcuttur. Modern dünyanın seküler insanıysa dünya için yaşar. Öncelikli amaç bu dünyada olabildiğince maddi ve manevi hazza ulaşmaktır. Bu amaca yönelik yaşarken bireysellik ön plandadır. Modern dünya hayatı seküler insanı ister istemez bencilliğe itmiş, giderek derin bir yalnızlığa bürümüştür.

İslam’ın insanı her alanda kuşatıcı, erdirici kılavuzluğu, kamil insan olma yolunda dürüstlük, paylaşımcılık, manevi zenginlik gibi olguları pekiştirip vurgular. Modern dünya yaklaşımıysa tüketim amaçlı çıkarlara uygun olarak bireysel yaşamda başarı için her yolun mubahlığını içten içe işler.

İslami bir hayat yaşayamama konusuna güncel bir örnekle devam edecek olursak; İslam, çok genel bir tanımla dünya hayatının nimetlerine kapılıp gitmemek, yaratıcısını akıldan çıkarmamak, ahiret inancını diri tutmak amaçlı ibadetler öngörmüştür. Bunların en sürekli hali olan namaz, modern hayatın çalışma şartları içinde zorlanılan, kimi zaman da terk edilen bir ibadet haline gelmiştir.

Günümüzde İslam nasıl algılanmaktadır?

Günümüzde çoğu Müslüman, hayatın getirdiği diğer zorluklar yanında bir de ibadetleri terk etmenin getirdiği manevi zorluklarla da mücadele eder olmuştur. Modern hayatın İslam’ın aksine maddeler dünyasını ilahlaştırdığı bir dünyada, İslami değerlerin çeşitli yollarla dışlandığı görülmektedir. Bu dışlama ve hatta aşağılanmasına öncelikle sanat ve kültür faaliyetleriyle pekiştirilmesine sayısız örnek vardır.

En bilinir örnek olarak bir dönem Türk sinema filmlerinde dindar kesimin, eski kafalı, gerici, hatta üç kağıtçı olarak gösterilmesidir. Bu örneklerle toplumun her kesiminde, her kültürde olabilecek sıra dışı kötü örnekliğin genel hale getirilerek, dindar olmanın gizlenecek bir şey haline getirilmesine ön ayak olunmuştur.

Din ve geleneğe açtığı savaşa teknolojiyi de alet ederek epeyce yol alan modernizm, maddeyi ilahlaştırdığı dünya görüşü önündeki engel olarak üstün İslam düşüncesini hedef almıştır. Modern dünya, İslamiyet hakkındaki karalayıcı propagandalarını kişiler üzerinde sosyal medyada, uluslararası düzeyde de ülkeler arası sömürge savaşlarında sık sık kullanır.

YAZI: ŞEBNEM CENGİZALP