Modern yaşam tarzı nasıl olmalı?

Toplum 10 Mar 2021 Contributor
Görüş
modern yaşam tarzı
XPS-Unsplash

Modernizm nedir? Modern yaşam tarzı nedir? Bir insan, bir aile, bir toplum hem gelenek ve göreneklere göre hem de modern çağa ayak uydurarak hayatını idame ettirebilir mi?

Çağdaşlık ile eş anlamlı bir sözcük olan modernizm en basit haliyle içinde bulunulan çağı yakalamak olarak ifade edilebilir. Sanat tarihi çerçevesinde ele alacak olursak modernizmin 19. yüzyılda Fransa’da ortaya çıktığını öncelikle belirtmek gerekir. Peki sanatta modernizm nedir? Yine gündelik yaşamda kullanılan tanımına eş olarak çağı yakalamak olarak ifade edilebilir.

Sanat disiplininde bir kavram olarak; resimde edebiyatta bir önceki sanat anlayışının geçerliliğini yitirmesi olarak değerlendirilebilir. Sosyal hayatta modern yaşamak bir mümin için uygun mudur? Tabii ki uygundur. Modern çağın gerektirdiği gibi yaşamak bir Müslüman’a yakışır.

Modern yaşam tarzı Müslüman’a yakışır mı?

Evet, çok da güzel yakışır. Ancak modernizm dediğimizde olumsuz yönde anlamamak gerekir. Teknolojik gelişmeleri takip etmek, modern yaşamın insanlara sunduğu en yararlı imkanlardan biridir. Eski zamanlardaki zorluklar yerine modern hayatın getirdiği konfor ve kolaylıkları hayatımızın içine düğün, ölçülü, yerinde ve kararında bir şekilde entegre edebilirsek ne mutlu bize.

Diyelim ki sesli kitap uygulamasını kullanıyoruz. Ne yazık ki gündelik telaşlardan her zaman kitap okumaya fırsatımız olamayabiliyor. Bunun için akıllı telefonlarda yer alan sesli kitap okuma aplikasyonu tasarlanmış. Bu uygulama sayesinde otobüste ayakta yolculuk ederken bile kulaklığınızı kulağınıza takıp kitap dinleyebilirsiniz. Şimdi çağdaş yaşamın bu uygulamasını niçin görmezden gelelim? Niçin kullanmayalım?

Bilimi, teknolojiyi iyi yönde kullanmak bizim kulluk görevimizdir. Kur’an-ı Kerim’deki “Oku” ayetini hatırlayalım. İslam dini okumaya, öğrenmeye çok büyük önem verir.

Kavramları iyi anlamalı

Modern hayatla geleneksel yaşam çelişir mi? Hayır. Ölçülü şekilde kendini bilerek yaşayan bir mümin için içinde yaşadığı çağın en yeni gelişmelerinden haberdar olmak o insanı daha da bilgili yapar. Buna şu şekilde örnek verebiliriz; tarih tekerrürden ibarettir diye hepimizin bildiği bir söz vardır. Bir insan bir toplum tarihini bilmelidir ki içinde bulunduğu dönemi daha iyi kavrayabilsin. Dolayısıyla modernliği tamamen yanlış anlayan bir kişi “eskide kaldığı için” tarih öğrenmeyi reddetse iyi bir şey mi yapmış olur? Tabii ki hayır.

İçinde bulunduğumuz teknolojiyi reddetmek de bu düşüncenin tam tersidir ancak yanlış oranı aynıdır. Ne gelenek, göreneklerimizden vazgeçmek doğrudur ne de içinde bulunduğumuz dönemin işlevsel, yaşama kolaylık katan unsurlarını tamamen reddetmek doğrudur. İnternet sayesinde bilgiye çok kolay bir şekilde ulaşmak mümkün malum. Ancak ölçülü kullanmak burada da önem kazanıyor.

Bu durum bir anlamda şu şekilde açıklanabilir: Albert Einstein atomu parçalama teorisini buldu. Onun bu bilimsel çalışması insanlık için çok önemli bir gelişme sağladı. Ancak öte yandan Albert Einstein’ın geliştirdiği bilimsel çalışmalar atom bombası için kullanıldı. Einstein bir bilim insanıydı ve şüphesiz bu çalışmasının kötüye kullanılmasını istememişti…

Elimizdeki gücü, bilgiyi, donanımı her zaman iyiye güzele kullanmak Müslümanlar olarak asli sorumluluğumuz. Kötüye kullanıldığındaysa ne yazık ki birçok soruna yol açabilir. Bilim ve teknoloji de aynı şekilde iyi amaçlar için eski zamanlarda tedavisi mümkün olmayan hastalıklar için insanlığın faydası için kullanılırsa bu fani dünya hayatında bundan değerlisi yok.

Yüce Yaradanımız bizlere akıl vermiş, bu aklı en iyi şekilde kullanmalıyız. Teknolojinin, bilimin nimetlerinden en iyi şekilde faydalanmalıyız. Modern yaşamın tüm kolaylıklarını hayatlarımıza en doğru şekilde adapte edebilmeliyiz.