Mukaddes Emanetler Nelerdir? Bize Ne Hatırlatır?

Photo 64776967 © Klodvig - Dreamstime.com

İslam için çok değerli olan mukaddes emanetler nelerdir? 500 yıldır Topkapı Sarayı’nda muhafaza ediliyor. Bir kısmı ilk defa Yavuz Sultan Selim’in 1517 Mısır seferinden sonra İstanbul’a getirilen kutsal emanetlerin, bir bölümü de daha sonra İstanbul’a getirtildi. Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)’in özel eşyalarının yanında Mekke ve Medine’ye ait parçalardan oluşan eserlerin de teşhir edildiği Kutsal Emanetler Dairesi, 24 saat okunan Kur’an-ı Kerim eşliğinde her yıl binlerce kişi tarafından ziyaret ediliyor. Osmanlı padişahları, bu eserlerin toplanması için özel ilgi göstermiş.

Peygamberimiz Hz. Muhammed’e yakın olmanın, ona tabi olmanın, onun yolundan gitmenin bir gereği olarak eşyalar Topkapı Sarayı’nda özel bir ihtimamla korunmuş.” Hz. Osman’ın Mushaf’ı olarak bilinen Kur’an-ı Kerim de kutsal eşyalar arasında yer alıyor. Bu Kur’an-ı Kerim çok özel bir muhafaza istediği için sadece ramazan aylarında sergiye konuluyor. Peki, gelin birlikte mukaddes emanetler nelerdir; sorusunu yanıtlayalım.

Mukaddes emanetler nelerdir ve nerededir?

Hz. Muhammed’e (SAV) ait eşyalar, vefatından sonra dört halife ve ashap tarafından yüce hatırasına sahip çıkılarak muhafaza edilmiş, sonra Emevi ve Abbasi ileri gelenleri, dört halifeden ve diğer İslam büyüklerinden kalan hatıralarla birlikte büyük bir özenle korumuşlardır, işte Hz. Muhammed’in aziz hatırası olarak korunan bu eşyalara Mukaddes Emanetler (Emanat-ı Mukaddese) denmiş ve bunların manevi değerinin çok büyük olduğu kabul edilmiş; İslam dünyasının, asırlardır Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)’e beslediği derin muhabbet ve bağlılığın simgesi haline gelmiştir.

Yavuz Sultan Selim, Mısır’ı fethederek halifeliğini devraldığından Mukaddes Emanetler de Osmanlı Devletine intikal etmiştir. Mukaddes Emanetlerin İstanbul’a getirilişi, yalnızca Yavuz Selim devriyle (1512-1520) sınırlı kalmamış, bu çok değerli koleksiyona daha sonraki asırlarda çeşitli vasıtalarla birçok yeni eser kazandırılmıştır. Günümüze kadar da büyük bir titizlikle korunan bu eserler, bugün Topkapı Sarayı’nda, Hırka-i Saadet Dairesi’nde sanat değeri yüksek gümüş ve altın işlemeli özel mahfazalarda saklanmaktadır.

Hırka-i Saadet ve hikayesi nasıldır?

Mukaddes Emanetler nelerdir; diye sorulduğunda ilk akla gelen Hırka-i Saadet’tir. Hz. Muhammed’in ashabından şair Ka’b Züheyr’e hediye ettiği, geniş kollu, siyah yünlü kumaştan dikilmiş krem renginde yün astarlı bir hırkadır. Hırka, Sultan Abdülaziz tarafından yaptırılan iç içe iki altın sandıkta altın sırmalı yedi ipek kadife kumaştan oluşan bohçalara sarılı olarak korunmaktadır. Hırka, 630 yılında Peygamberimiz Hz. Muhammed’in huzurunda, ensar ve muhacirlerden oluşan topluluk önünde İslam’ı kabul eden Ka’b Züheyr’e orada okuduğu kaside dolayısıyla bizzat Peygamberimiz Hz. Muhammed tarafından giydirilmek suretiyle hediye edilmiştir.

Peygamberimiz Hz. Muhammed’e ait diğer bir hırka ise Yemenli Veysel-Karani’ye verilmesini vasiyet ettiği söylenen, 1617 tarihinde Üveysi sülalesinden Şükrullah Efendi tarafından İstanbul’a getirilen Hırka-i Şerif’tir. Hırka uzun süre kendilerine ‘Hırka-i Şerif şeyhleri’ adı verilen bu ailenin elinde muhafaza edilmiştir. Bu hırka halen İstanbul Fatih’te Sultan Abdülmecid tarafından 1851 yılında yaptırılan Hırka-i Şerif Camii’nde muhafaza edilmekte, her yıl Ramazan’ın 15’inden sonra da burada ziyarete açılmakta ve binlerce kişi tarafından heyecanla ziyaret edilmektedir.

Sakal-ı Şerifler nerededir?

Sakal-ı Şerifler, Topkapı Sarayı’nda Mukaddes Emanetler arasında ve Türkiye’nin birçok camilerinde özel mahfazalar içinde, bugüne değin özenle saklanıp korunan Peygamberimiz Hz. Muhammed’in mübarek sakal telleri vardır. Dendan-ı Saadet ise Hz. Muhammed’in Uhud Savaşı sırasında kırılan dişlerinin bir parçasıdır. Silindir şeklinde, altın çerçeveli, üzeri zümrüt ve yakut kaplı, Sultan VI. Mehmet tarafından yaptırılan altın bir kutunun içinde muhafaza edilmektedir. Kadem-i Şerif Hz. Peygamberimiz Hz. Muhammed’in ayak izleri. Bunların en çok önem verilen ve kapaklı altın çerçeve içinde tutulanı, Sultan Abdülmecid zamanında Trablusgarp’tan getirtilen ve Hz. Muhammed’in Miraca çıkarken bastığı taş olarak rivayet olunan ayak izidir.

Mukaddes emanetler nelerdir sorusunun derin yanıtı…

Name-i Saadet, Hz. Muhammed’in, Mısır hükümdarı Mukavkıs’a göndererek onu İslam’a davet ettiği mektuptur. Bu mektup, asırlar sonra 1850 yılında, Mısır’da bir manastırın kütüphanesinde, el yazması bir Incil’in kapağına yapıştırılmış olarak bulunmuştur.

Birbirinden önemli ve kıymetli bu emanetlerin yanı sıra Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed oku ve kılıcı, su içtiği kabı, Hz. İbrahim’in tenceresi, Hz. Musa’nın asası, Hz. Davud, Hz. Ali, Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer’in kılıcı, Hz. Yusuf’un cübbesi, Hz. Fatma’ya ait gömlek, hırka, seccade ve sandık gibi Peygamber Hz. Muhammed asrının kokusunu ve bereketini bugüne taşıyan yüzlerce emanet, Topkapı Sarayı Kutsal Emanetler Dairesi’nde kutsiyetine en uygun şekilde gelecek nesillerimize intikal edecektir.