Mümin için imanın 70 derecesi ne demek?

İslam Contributor
İbadet
imanın 70 derecesi
Nursel Özarslan-Dreamstime.com

Allah’a tam olarak inanmak ve güvenmek olan imanın 70 derecesi vardır. Buna göre; dille söylemek, kalple inanmak ya da bedenle ibadet etmek imanın mertebelerinden bazılarıdır. İslami kaynaklarda imanın dereceleri için en alt mertebe ya da en üst mertebe dendiği de görülebilir.

Hadiste buyrulduğu üzere imanın 70 derecesi nedir?

İslam inancında imanın olmazsa olmaz bazı şartları vardır. Müslüman olan kimselerin de bu şartlara eksiksiz biçimde uyması gerekir. Bu bakımdan Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed imanın önemine ve niteliklerine değinmiştir. Kendisinin konuyla alakalı hadislerinden birinde şöyle buyrulur:

“İman yetmiş küsur bölümdür; en üstte ‘Allah’tan başka ilah yoktur (La ilahe illallah)’ sözünü kabul etmek ve en altta ‘insanlara sıkıntı veren bir nesneyi yoldan çekmek/kaldırmak’ bulunmaktadır, haya da imanın bir parçasıdır.” (Buhari)

Buradan anlaşılacağı üzere imanın 70 derecesi vardır ve bunlar mertebe bakımından birbirinden farklıdır. İnsanların iyiliği için bir nesnenin yerini değiştirmek de imandandır; dilden ve kalpten Allah’ın varlığına inanmak da imandandır.

Hafi ve Celi iman nedir?

İman, İslam inancının en önemli konularından biridir. Bu bakımdan İslami literatür içerisinde imanın çeşitleri ve bölümleri detaylıca işlenmektedir. Bu çalışmalardan birinde iman hafi ve celi olmak üzere ikiye ayrılır. Hafi iman dinin tüm esaslarına hem kalbi hem de akli olarak inanmak ve bunların doğruluğunu teyit etmektir. Celi imansa, imanın kulluk kısmını simgeler. Bedeni ve mali ibadetleri yapmak, celi imanın birer örneğidir.

Kur’an-ı Kerim ayetlerinde ve Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in hadislerinde imanla alakalı türlü bilgiler elde etmek mümkündür. Bu bakımdan İslam alimleri imanın mertebelerini farklı başlıklar halinde toplamıştır.

Başlıklar olarak ele alındığında imanın bölümleri nelerdir?

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in hadisinden de anlaşılacağı üzere imanın en üst derecesi Allah’a iman etmektir. Burada hem kalben hem de dilden dökülen sözcüklerle Allah’a inanmak vardır. Buna ilave olarak imanın en alt derecesi de insanların refahı için herhangi bir nesnenin yerini değiştirmek vardır. İslami literatürde yer aldığı üzere bu iki derecenin arasında türlü iman bölümleri vardır.

İmanın bölümleri arasında üst sırada yer alanları şu şekilde sıralamak mümkündür: Hz. Muhammed’e ve diğer peygamberlere inanmak, meleklere inanmak, Kur’an-ı Kerim’in ve diğer kutsal kitapların varlığına ve doğruluğuna inanmak, kadere ve ahiret gününe inanmak. Bunlar aynı zamanda imanın temel şartlarıdır.

Salih Müslümanlara yakıştırılan bazı güzel hasletler de imanın bölümleri arasında yer alır. Buna göre; Allah ve peygamber sevgisi, tevekkül, temizlik ve haramdan kaçmak da imanın birer örneğidir. Kısacası, Müslümanların dinin bir gereği olarak görüp yapmaya devam ettiği pek çok davranış imanın bir derecesi olarak kabul edilir.

Özetle, iman dilden dökülen sözcüklerle başlayıp kalbin tasdiki ile son bulur. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in de buyurduğu üzere imanın yetmiş küsur mertebesi vardır. Bunlar arasında en üstten en alta, her birinin iyilikle bir alakası vardır. Bu iyilik hem dünya hem de ahiret huzurunu yakalamaya vesile olur. Çünkü İslam inancında dünya ve ahiret bir bütünlük içerisindedir. Kulun yaptığı işlerde de sevap ve günah ayrımı vardır.

İmanın bölümleri; inançla, dille ve bedenle yapılan farklı işlerden oluşur. Bunlardan her birini yapmanın Allahü Teala katındaki mükafatı ayrıdır. Bizlere düşen yalnızca O’na iman etmek ve bu yolda ömrü tamamlamaktır.

YAZI: İPEK ATACAN