Münakaşayı terk etmek için öneriler

Toplum Contributor
münakaşayı kesmek
Nghia Le-Unsplash

Dünya ve ahiret yaşamındaki hoşnutluk bakımından Müslümanlara münakaşayı terk etmek tavsiye edilir. Çünkü, kişinin haklı ya da haksız olmasından bağımsız olarak tartışma ve münakaşanın türlü zararları vardır. Lüzumsuz yere münakaşa çıkarmak ve başkalarına zarar vermek dinimizde günah olarak nitelendirilen bir iştir.

Kelime anlamıyla münakaşa nedir ve özellikleri nelerdir?

Anlam bakımından ele alındığında münakaşa, aslında tartışma manası taşıyan bir iştir. Ancak ilmi ve edebi tartışmadan farklı olarak kuralsız bir davranış biçimi olarak kabul edilir. Dolayısıyla da taraflarda; kendini büyük görme, kibir ve karşı tarafı aşağılama gibi incitici hallerle karşılaşmak mümkündür.

Birisiyle münakaşa etmenin zararları nelerdir?

İslam inancında insanların birbirleriyle münakaşa halinde olmamaları tembih edilir. Hatta İslami kaynaklarda münakaşanın kişinin kalbini katılaştırdığı yönündeki bazı yorumlarla karşılaşmak da mümkündür. Münakaşa etmek en net tabiriyle karşısındakine üstün çıkma çabasıdır. Bu çaba er ya da geç münakaşaya giren tarafların kızgınlığıyla sonuçlanır. Dolayısıyla bu davranış biçimi aslında kin duygusunu tetikler.

Dinimizde haklı olan kimselere dahi münakaşadan uzak durmaları öğütlenir. Münakaşa halinde olmak dostlar arasındaki bağı zayıflatır, kişinin hasımlarınsa artmasına sebebiyet verir.. Sonuçta da kişi etrafındaki insanları birer birer kaybetmeye başlar.

Salih bir Müslüman kibirli değildir, kendini de hiçbir bakımdan diğer insanlardan üstün görmez. Haklı dahi olsa, çevresindeki cahillikle suçlamaz ve rencide etmez. Yani, mümin kimseler münakaşaya yaklaşmaz. Onlar vakar ve tevazu sahibidir.

Hadislerde münakaşayı terk etmek hakkında ne denir?

İslam inancında insana has olan iyi ve kötü hasletlere yer verilir. Münakaşa söz konusu olduğunda, iyi hasletlerle donanmış insanların bu işten kaçtığı görülür. Bu kimseler kaos ve kargaşadan uzak durarak kendilerini Allahü Teala’nın hoşlanacağı işlere vermeye çalışırlar. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed de münakaşayı terk etmek konusunda türlü öğütler verir. Kendisinin hadisi şeriflerinden birinde şöyle buyrulur:

“Münakaşayı terk edin çünkü şeytan, ibadetten ümitsiz olduğu halde aranıza fitne ve fesat sokmaktan ümitvardır. İşte bu da dinde münakaşadır.” (el Accuri, eş Şeria)

Bu hadisten de anlaşılacağı üzere insanlar arasında fitne ve fenalık çıkarmak aslında şeytanın vesvese ve oyunlarından biridir. Bu bakımdan ne olursa olsun Müslümanların münakaşaya girmekten imtina etmeleri gerekir. Hadislerde münakaşayla ilgili pek çok tavsiye bulmak mümkündür. Bu tavsiyelerde özellikle haklıyken münakaşadan kaçan kimseler için hayır olduğu bildirilir.

Dinimizde sürekli olma ve ısrar etme terimlerine sıklıkla yer verilir. Buna göre Müslüman kimse ibadetinde ve salih amellerinde sürekli ve ısrarcı olandır. Yine Müslüman kimseden günahta ve haramda ısrarcı olmaması beklenir. Münakaşa bir fitne halidir. Yani, salih kulların münakaşada ısrarcı olmaması da son derece önemlidir.

Şeytan, insanın fani ömrünü fitne ve günah peşinde geçirmesi için türlü fitneler ortaya atar. Münakaşa da bu fitneler arasında en büyük olanlardan biridir. Çünkü münakaşa içinde kibir ve üstünlük vardır. Buradan doğacak olan da yalnızca kızgınlık ve kindir.

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed, Müslümanlara dünya ve ahiret yaşamında huzura ulaşmaları için türlü tavsiyeler vermiştir. Münakaşaya bulaşmamak ve bu davranışı terk etmek de bu tavsiyelerden biridir. Tartışma halindeki kişi kibre girebilir, karşısındaki aşağılayabilir ve cahillikle suçlayabilir. Oysa bu davranışlara İslam’da hoşgörüyle yaklaşılmaz. Bizlere düşen haklı olduğumuzu düşünsek bile vakarlı bir duruş sergilemektir. Çünkü münakaşa vesveseden doğan fesatlıktan başka bir şey değildir.

YAZI: İPEK ATACAN

 

Enjoy Ali Huda! Exclusive for your kids.