SalamWebToday Haber Bülteni
Sign up to get weekly SalamWebToday articles!
Üzgünüz, şu nedenden dolayı hata oluştu:
Abone olarak, SalamWeb Şartları ve Gizlilik Politikası 'nı kabul etmiş olursunuz.
Haber bülteni yazıları

Müslüman gibi yaşamak herkes için mi?

Felsefe 30 Oca 2021
Görüş
Müslüman gibi yaşamak
Photosky-Dreamstime.com

İslam dini herkes içindir. Dinimiz hiçbir şekilde ve koşulda ırk, millet, cinsiyet gibi ayrımlar yapmadan tüm insanlığa indirilmiştir. Peki, Müslüman gibi yaşamak nasıl olmalıdır? Müslüman olmadığı halde İslam’a uygun yaşayanların bu dünyada kazancı olur mu? İslam dışındaki tüm dinler, birtakım zümre tarafından değiştirilmiştir. Yani Allah’a şirk koşularak Yüce Allah’ın kelamına birtakım beşerlerin yorumları ilave edilmiştir.

Müslüman gibi yaşamak nasıl olur?

Çalıp çırpmadan, hak yemeden, yalandan riyadan uzak kalarak yaşamak, İslam’a uygun yaşamaktır. İslam dini kolaylık, adalet, barış, sevgi, hoşgörü dinidir. Kafir dahi olsa eğer bir insan İslam’a uygun olarak yaşıyorsak bu fani dünya hayatında bu iyi huylarının mükafatını muhakkak görecektir. Ancak ahiret yaşamı için kendisine sevap yazılmaz. İslam dini varken onu kabul edip yaşamanı sürdürmediği için.

Esasen insanoğlu kendisine dil, ırk, cinsiyet, zenginlik, fakirlik, statü gibi yersiz katmanlar ve derecelendirmeler belirlemiştir. Oysa İslam dininde bu tür ayrımlar söz konusu dahi olamaz. Aksine tüm insanların Allah’ın nazarında eşit olduğu kitabımızda vurgulanmıştır.

“Yaradılanı sev, Yaradan’dan ötürü.”

Bu dizeler, halk ozanı Yunus Emre’ye aittir. Ve bu fani dünyadaki beşeri ilişkilerinin özüdür. Hiç şüphesiz her canlıyı, sonsuz kainatı Yüce Allah yaratmıştır. Her şeyin sahibi odur. Dolayısıyla Allah’ın yarattığı bir varlığı hor görmek en büyük günahlardan biridir. Bir insan başka bir dine mensup olduğu için kınanamaz, yadırganamaz. Çünkü bizle aciz kullar olarak yaradılanı severiz, Yaradan’dan ötürü. İslam dini hoşgörü dinidir.

İbadetin niceliği değil niteliği önemlidir

Bir insanın kalbinde kibir, kötülük, vesvese, hakir görme gibi kötü huylar varsa isterse bir günün 24 saatini de Allah’a ibadet etmekle geçirsin! Burada önemli olan kalbi temiz tutmak ve hoşgörülü, saygılı olmaktır.

Kimin ne yaşayacağını, nasıl davranacağını kainatın yaratıcısı Yüce Allah’tan başkası bilemez. O her şeyi görür ve bilir kuşkusuz. Ve kimin nasıl bir insan olduğunun takdiri Yüce Allah’ındır.

Peki, Müslüman olmadığı halde tıpkı bir Müslüman gibi yaşamak mümkün mü? Evet. İnsanlara yardım ederek, çalmadan, yalandan uzak durarak, topluma faydalı işlerde çalışarak İslam’ın derin insanlık felsefesine uygun bir şekilde pekala yaşanabilir. Ancak Müslüman olarak vefat edilmediği takdirde ahiret yaşamında sevap kazanılamayacağı Kur’an-ı Kerim’de buyrulmuştur.

Sonradan İslam’ı seçenler…

Sevgi ve hoşgörü dini olan İslam, herkese sonuna kadar açıktır. Tam bir Müslüman mümin gibi yaşayıp da sonradan Müslüman olanlarsa işte o kişilerin sevabı çok büyüktür ve çok önemlidir.

Diyelim ki bir kişi Hristiyan olarak dünyaya geldi. Annesi ve babasından o şekilde dini eğitim gördü, okulda da o şekilde yetiştirildi. Ancak kendisi olgun bir yaşa gelince Kur’an-ı Kerim’i okuyup, hikmetini çözmeye gayret etti. Ve Müslüman olmaya karar verdi. Bunun ne kadar önemli bir karar olduğunu hepimiz görebiliyoruz. Müslüman bir ailede doğup da Müslüman olarak yaşamını sürdürebilmek çok güzel bir lütuf ve şanstır kuşkusuz.

Oysa bir de bu kişiyi düşünün; sonradan Müslüman olanı. Başka bir dine doğup, sonradan kendi hür iradesiyle okuyup inceleyip, İslam dinine geçmeye karar veriyor. İşte bu yapılması çok güç ve yapınca da bir o kadar çok sevabı olan hayırlı bir ameldir.

Keşke Müslüman ahlakına uygun bir şekilde yaşayan ancak gayrimüslim olan herkes bir gün Müslüman olsa. Ancak şu da her zaman hatırlanmalıdır. Gayrimüslim olması o insanı sevmeyeceğimiz anlamına gelmez! Biz müminler barış ve sevgi doluyuz. Herkesi severiz, sevmeliyiz. Herkese saygılı ve hoşgörülü olmalıyız. İslam’ın özü de sevgi ve hoşgörüden ibaret değil midir?