Müslümanların İlk Kıblesi Olduğuna İnanılan Mescid-i Aksa’nın İslam Tarihi Açısından Önemi Nedir?

ID 180667778 © Ahmet Kus | Dreamstime.com
ID 180667778 © Ahmet Kus | Dreamstime.com

Mescid-i Aksa, üç semavi din tarafından da kutsal kabul edilen bir merkezdir. Müslümanların ilk kıblesi olarak görüldüğünden ve Miraç Gecesi hadisesinde yer aldığında İslamiyet açısından önemi büyüktür. İslam inancında faziletleri bakımından önem arz eden üç büyük mescid bulunur. Bunlar; Mescid-i Haram, Mescid-i Nebevi ve Mescid-i Aksa’dır.

Mescid-i Haram olarak bilinen Kabe’nin mi yoksa Mescid-i Aksa’nın mı önce yapıldığına dair ise bir hadis-i şerif bulunur. Bu bağlamda, Ebu Zerr’den şöyle aktarılır: “Ben Resulullah’a yeryüzündeki ilk mescidin hangisi olduğunu sordum. Mescid-i Haram buyurdu. Sonra hangisi dedim. Mescid-i Aksa buyurdu. Ben yine iki mescid arasında ne kadar zaman vardır dedim. Kırk sene buyurdu.” (Sahih-i Buhari)

Mescid-i Aksa’nın inşası: Mescid-i Aksa’nın tarihi Hz. Davud dönemine dayanır. Davud peygamberin emri ile Beyt-i Makdis olarak da bilinen Mescid-i Aksa inşa edilmeye başlar. Ancak Hz. Davud’un ömrü mescidin tamamlandığını görmeye yetmez. Bunun üzerine mescidin inşasını Hz. Süleyman devralır. Bunun yanı sıra da mescidin etrafına mahallelerden oluşan bir şehir kurar.

Mescid-i Aksa hem manevi değeri hem de bulunduğu lokasyon bakımından zaman içerisinde pek çok tahribata uğrar. Buhtünnasr’ın Kudüs’e girerek şehri yakması ve Romalılar’ın milattan sonra 70 yılında mabedi tekrar yıkması, bu tahribatların birer örneğidir.

Mescid-i Aksa’nın önemi: Peygamber Efendimiz, bir hadisinde “(Ziyaret amacıyla) ancak üç mescide seyahat edilebilir. Mescid-i Haram, benim şu mescidim ve Mescid-i Aksa.” (Buhari) buyururlar. Buradan da anlaşılacağı üzere Mescid-i Aksa Hz. Muhammed tarafında da değer gören bir yerdir.

Müslümanların Hicret sonrasına kadar kıble olarak Mescid-i Aksa’ya yöneldikleri bilinir. Ancak bu durum Yahudilerin üstünlük hissetmelerine sebep olur ve Peygamber Efendimiz’i de derinden yaralar. Sonrasında kıblenin Kabe’ye döndürülmesi için bir vahiy gelir. İlgili ayeti kerimede, “Biz senin yüzünü göğe doğru çevirip durduğunu elbette görüyoruz. İşte şimdi kesin olarak seni memnun olacağın kıbleye döndürüyoruz. Artık yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir, nerede olursanız olun yüzünüzü o yöne çevirin.” (Bakara Suresi, 144. Ayet) buyrulur. Bundan sonra da Müslümanların kıblesi Mescid-i Aksa’dan Mescid-i Haram’a doğru döner.

Mescid-i Aksa ve Miraç Hadisesi: Peygamber Efendimiz, Miraç Gecesi’nde İsra hadisesi ile birlikte Mescid-i Haram’dan alınarak Mescid-i Aksa’ya götürülür. Bu gecede Peygamber Efendimiz’e Allah tarafından uruc yani Miraç etme şerefi bahşedilir. İlgili olay Kur’an-ı Kerim’de şu şekilde anlatılır: “Bir gece, kendisine bazı ayetlerimizi gösterelim diye kulunu Mescid’i Haram’dan çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa’ya götüren Allah, eksikliklerden münezzihtir.” (İsra Suresi, 1. Ayet)

İsra Suresi’nin ilk ayetinde Mescid-i Aksa2nın çevresinin mübarek kılındığı bildirilir. Bu yerde Hz. Muhammed’den Hz. İsa’ya kadar çok sayıda peygamber geçmiştir. Hatta bunlardan bir kısmı da Mescid-i Aksa çevresinde vefat ederek buraya defnedilmiştir. Peygamber Efendimiz’in Miraç Gecesi’nde gösterdiği mucize ve Müslümanların uzun bir süre kıble olarak Mescid-i Aksa’yı kullanması da bu yapının İslam açısından mübarek ve önemli olduğunun diğer kanıtlarıdır.

Peygamber Efendimiz’in Miraç’a yükseldiği gece kendisine üç şey vahyedilir. Bu ikramlar ilgili hadiste, “Resullullah’a (Miraç’ta) üç şey verildi: Beş vakit namaz, Bakara Suresi’nin sonu ve ümmetinden şirke düşmeyenlere büyük günahlarının affedildiği haberi…” (Müslim) buyrulur. Buradan da anlaşılacağı üzere Mescid-i Aksa’nın İslam tarihi ve Müslümanlar açısından önemi büyüktür. Bunun aynı sıra mescidin ve çevresinin mübarek kılındığı ayetler ve hadisler ile sabit bir biçimde görülür.