Mütevazı Çizgide Moda Anlayışı

satria-hutama-unsplash
Her zaman derli toplu giyinmek gerekir. Fotoğraf: Satria Hutama-Unsplash

Moda kelime kökeni olarak İtalyanca’dan gelir ve değişiklik gereksinimi anlamında kullanılır. Modanın ortaya çıkış nedenlerinin kökeninde insanların farklı olma arzusu yatar.

Günümüzde moda ve takip edilen moda akımları insanların karakterleri hakkında ip uçları veriyor. İnsanları tanıdıkça onlar hakkında fikirlerimiz değişse bile ilk intiba hala ilk beş saniyede oluşur. Bu bağlamda modanın sunduğu yenilikleri yaşam felsefemiz ile bütünleştirmek ve olduğumuz gibi görünmek mümkün.

Üniversitede okuyan genç Müslüman öğrenciler ikiye ayrılıyor. Moda olan marka ürünleri tercih edenler ve genel olarak bu akımdan uzak duranlar. Genç kızların bir kısmı helal olan makyaj ürünlerine yönelerek, tesettürlü olsalar da makyajlı ve bakımlı olmayı önemseyerek tarzlarını geleneksel ve modern bir kombinden yana yapıyorlar. Tesettürlü bir öğrenci çok moda olan bir jean ya da son trend bir spor ayakkabı ile kombinini tamamlayabiliyor.

Müslüman kadınların da tüketimdeki yadsınamaz varlığı, onlara yönelik ürünlerde artış olması ile su yüzene çıktı. Artık televizyonda en önemli reklam kuşağı olan saatlerde, Müslüman kadın giyimine yönelik reklamlara rastlıyoruz. Özellikle giyim modası üzerinden yaşanan değişim ve dönüşüm süreci örtünmenin, tesettürün anlamını ve pratiğini de şekillendiriyor.

Modern genç Müslüman üniversite öğrencileri ve ev hanımları tesettür biçimleri ve tesettür renk ve modelleriyle de kendi aralarında moda kurallarını belirliyor. Tüketim kültürü ile birlikte tesettür modası 1980’ler itibariyle gündemde yer almaya başladı.

Tesettürde bir modanın takip edilemeyeceğini benimseyen ve bu fikri savunan bir kesim de bulunmakta. Onlar tesettür modasını ya da moda öğelerini yaşamlarına taşımayı kabul etmiyorlar. Diğer yandan modern olmayı moda olanı kullanma olarak anlamlandıran bir diğer grup, tercihini modaya yakın olmaktan yana yapıyor. Eski olanın karşısında olan bu görüşe sahip Müslüman kadınlar sosyal hayatta dışlanmamak için de modayı takip ediyorlar.

Son yıllarda İslami moda dergileri de oldukça yaygınlaştı, sevildi ve okundu. Bu bir bakıma Müslüman kadınların “Biz de buradayız!” mesajıydı. Tesettürlü kadınların takip ettiği dergilerde eşarp ve takı kombinleri, çanta ve ayakkabı kombinleri gibi önerilere de yer verildi. Odak sadece tesettür olmadı. Hayatın her alanına yayılan modada takip edilecek pek çok dal vardı. Bu dergiler sadece kamusal alanda değil, ev yaşamında da takip edilecek bir modanın kodlarını veriyordu.

Moda tesettürlü kadınlar arasında da normalde sahip olduğu dinamiklerin işlemesine sebep oldu. Bu dinamikler; estetik kaygı, kimlik yaratma, sosyal dışlanmadan kaçınma, sosyalleşme, kadınsı hissetme olarak karşımıza çıkıyor.

Suudi Arabistan, dünyaca ünlü moda markalarının en çok satıldığı ülkeler arasında yer alıyor. Örtünme biçimi olarak çarşafı tercih eden kadınlar, çarşafların altında evlerinde ve misafirlikte dünyaca ünlü markaların koleksiyonlarına yöneliyorlar.

İslamiyet’te farklı örtünme çeşitlerine yönelen kadınların çevrelerindeki kadınların örtünme tercihlerini eleştirmeleri yaygın bir durum olarak karşımıza çıkıyor. Bu durum, güne ayak uydurma olarak tanımlanıyor.

Tesettürün kurumsal alana uyum sağlaması ve güçlü bir varlık göstermesi için modaya uygun bir biçim belirlemesi günümüz tüketim dünyasının ortaya koyduğu bir gerçektir. Üniversitelerde ve çalışma hayatında varlık gösteren tesettürlü kadınlar, varlıklarını güçlü kılmak ve modernleşen yüzlerini göstermek istiyorlar. Bu tavrın, dine ait olan her şeyin geleneksel ve eski kaldığı anlayışını yıkmak adına önemli bir tavır olduğu yadsınamaz.

Günümüzde modaya uyan bir tesettür anlayışı da kendi ayakları üzerinde duran, meslek sahibi Müslüman kadınların sembolü haline geldi. Ancak burada önemli bir nokta var. Moda, dinimizin emrettiği üzere mütevazı, sade, dikkat çekmeyen, naif bir silüette takip edilmeli.