Namaz terimi olarak asr-ı evvel ne demek?

Namaz 30 Nis 2021 Contributor
cami süsü
Olgavolodina-Dreamstime

İslam dininde bazı vakitlerin özel olarak isimlendirilmesi sebebiyle asr-ı evvel nedir gibi soruların ortaya atıldığı görülür. Buna benzer bir diğer soru da asr-ı sani nedir şeklinde olarak karşımıza çıkar. Söz konusu her iki terimin de anlamı namaz vakitleriyle ilişkilidir.

Namaz vakitleri arasında yer alan asr-ı evvel ne demek?

Asr-ı evvel ve asr-ı sani terimlerinin manasını anlamak için bazı güneş olaylarının takip edilmesi gerekir. Coğrafi bir bilgi olarak öğle saatlerinde güneşin en tepeye ulaşmasıyla cisimlere ait gölge boylarının en kısa şekilde olduğu bilinir. Bu durum, Nisfü’n Nehar Kavsi olarak da nitelendirilir. Gölge boyunun en kısa olduğu zaman da zeval olarak anılır.

Kısa ve net bir yorum yapmak gerekirse asr-ı evvel ne demek sorusunun yanıtı, ikindi namazının ilk vakti şeklindedir. Bu vaktin hesaplanması, zeval vaktinde gölge boyuna ilgili cismin boyu eklenerek yapılır. Gölge hesabında kullanılan cismin boyu, toplanan uzunluğa geldiğinde asr-ı evvel, yani ikindi namazının ilk vakti, gelmiş kabul edilir. Bu kabul, büyük İslam alimlerinin bir kısmının kavli olarak kabul edilir.

Namaz vakitlerinden bir başkası olarak anılan asr-ı sani nedir?

Asr-ı evvel ve asrı sani, genellikle bir arada kullanılan terimlerdir. Buna göre asr-ı evvel, yukarıda da belirtildiği üzere ikindi namazının ilk vaktidir. Asr-ı sani ise buradan yaklaşımla ikindi namazının ikinci kısmını oluşturur. Saat uygulamalarının aktif olarak kullanılmadığı dönemler için asr-ı evvel ve asr-ı sani kavramları öğle ve ikindi namazı vakitlerinin hesaplanması açısından oldukça önemlidir.

Güneş tepedeyken cismin eriştiği en kısa gölge, fey-i zeval olarak isimlendirilir. Bu gölgenin, kendisine cismin normal boyu eklendiğindeki uzunluğa gelmesiyle ikindinin ilk vaktine girilir. Gölge boyuna, cismin normal boyunun iki katı eklenmesi ve fey-i zevalin bu boya gelmesiyle de asr-ı sani hesaplanır. Yani, ikindi namazının ikinci vakti belirlenir.

Asr-ı evvel ve asr-ı saniye göre öğle ve ikindi namazı arasında nasıl bir bağlantı kurulur?

Günümüz klasik ve modern saat uygulamalarına geçilmeden önce ibadet vakitleri hesaplanırken genellikle ay ve güneşin farklı konumları dikkate alınırdı. Oruç ibadetinde ay, namazlardaysa güneş konumlarının yoğunlukla referans alındığı görülebilir.

Asr-ı evvel ve asr-ı sani, ikindi namazının ilk ve ikinci vakitleridir. Bu vakitlerin hesaplanmasında yukarıda da detaylıca anlatıldığı üzere güneşin tepedeki konumu ve cisim gölgeleri baz alınır. Bu bakımdan kişinin öğle namazını ikindi namazının ilk vaktinden, yani asr-ı evvelden) bir süre önceye kadar kılması beklenir. Burada bahsi geçen süreninse 0n dakika olduğu belirtilir.

Kişinin öğle namazını, ikindinin ilk vaktinden on dakika öncesine kadar kılamadığı durumdaysa farklı bir yol izlenir. Buna göre, kişi öğle namazını en geç ikindi namazının ikinci vaktine on dakika kalıncaya dek kalabilir. Bundan sonra asr-ı saniye girilir ve ikindi namazı da ikinci vakit sayılan bu arada kılınabilir.

Kısacası, geçmiş dönemlerde namaz vakitleri hesabında genellikle güneşin konumu referans alınırdı. Bu konumlara göre vakitler; asr-ı evvel, asr- sani veya işa-i sani şeklinde isimlendirilirdi. Asr-ı evvel ve asr-ı sani, ikindi namazının ilk ve ikinci vakti şeklinde yorumlanmıştır. İşa-i sani ise bunlardan farklı olarak yatsı namazının vaktini belirtmek için kullanılır. Bu zaman dilimi genellikle akşamüzeri havadaki kızıllığın kaybolmasıyla başlar. Bundan sonra da hava beyazlamaya başlar.