Namazın rükünleri nelerdir?

Namaz Contributor
namazın rükünleri
Chamaiporn Kitina-Dreamstime.com

İslam’ın beş şartından biri olan namazda yerine getirilmesi gereken koşullarla birlikte namazın rükünleri bulunur. Bu rükünler namazın içinde yer alan ve yerine getirilmesi şart olan farzlardır. Farzların eksik yapılması namazın tamamlanamamasına neden olur.

Anlamlarıyla birlikte namazın rükünleri nelerdir?

Namazın içinde yapılması gereken farzlar namazın rükünleridir. Bu rükünler kişilerin ibadet esnasında yaptığı fiziksel hareketlerdir. Toplam sayısı altı olan bu rükünler iftitah tekbiri, kıyam, kıraat, rüku, secde ve kaade-i ahiredir.

İftitah tekbiri, namaza başlarken söylenen “Allahü Ekber” sözünü temsil eder. Bu söz söylenmeden namaza başlanamayacağı gibi yanlış söylenmesi de namazı bozar. İlk hece uzatılmadan, kısa bir şekilde tekbir getirmek gerekir.

Kıyam, namazın ikinci rükünleri olarak yer alır. Farz veya vacip olan namazlarda ayakta durmayı gösterir. Sağlığı yerinde olmayan kişiler oturarak kıyamda bulunabilir. Bazı durumlarda sağlıklı kişiler de oturarak kıyamda bulunabilir ancak doğru olan hareket ayakta durmaktır.

Kıraat ve rüku, Kur’an-ı Kerim’i okumak ve namazı sürdürmek için gereklidir. Kıraat, kişinin sesini başkasının duymayacağı düzeyde Kuran okumasıdır. Bu sebeple kıraat için belirlenen en kısa miktar üç kısa ayettir. Rüku ise kıraat bittikten sonra eğilerek elleri diz kapaklarına koymaktır.

Namazı beşinci rükünü olan secde; alın, burun, ayak parmak uçları, diz kapakları ve elleri yere koymaktır. Parmaklar kıbleye dönmüş ve kapalı bir biçimde bulunur. Vücudun toplam yedi bölgesi yerle temas eder.

Kaade-i Ahire, namaz kılarken oturulan bölümü ifade eder. Bu oturuşun uzunluğu Ettehiyyatü duasını okuyacak kadar uzun sürmelidir. Oturuş şekli kadın ve erkeklerde fark etse bile eller dizlerin üstünde serbest bir biçimde, kıbleye dönük olarak tutulur.

Nelere dikkat etmek gerekir?

Namaz Müslümanlar için cennete gitmeye yardımcı olan önemli bir ibadettir. Günde beş vakit kılınarak Allah’a olan bağlılığı arttırır. Ancak bu ibadeti yerine getirirken dikkat edilmesi gereken bazı durumlar vardır. Bu durumlardan biri namazın rükünleri konusunda dikkatli olmaktır.

Namaz rükünleri temel olarak namazda yapılan fiziksel hareketleri temsil eder. Erkek ve kadınlarda ortak veya farklı olan özellikleri bulunur. Bu hareketleri tam olarak yerine getirmek, eksik yapmamak gerekir. Ancak sağlığı yerinde olmayan kimseler oturarak veya gözleriyle namaz kılarak ibadetlerini tamamlama hakkına sahip olur.

Namaz rükünlerini hakkını vererek yapmak gerekir. Acil işlerin arasına namaz sıkıştırarak hareketleri hızlı ve eksik yapmak doğru değildir. Örneğin kişinin çok acelesi varsa, namaz vakti geçmek üzereyse kaade-i ahire bölümünde daha az oturmasına izin verilmez.

Cemaatle kılınan namazlarda rükünleri yerine getirirken ayrıca dikkatli olmak gerekir. Seccadenin ya da ayrılmış namaz bölümünün dışına çıkmak bir başkasının namazının bozulmasına, rükünlerini yerine getirememesine neden olabilir. Bu sebeple saflar sıkı tutulurken her bireyin rahat hareket edebileceği kadar alan ayrılması önemlidir.

Namazın rükünlerini hakkını vererek yapmak neden önemlidir?

Namaz bedenin kullanılarak yapıldığı bir ibadettir. Allah’a ibadet etmek ve salih amel işlemek için namazın hakkını vermek gerekir. Bu duruma tadil-i erkan ismi verilir. Tadil-i erkan, namazın tüm şartlarını yerine getirerek, hareketleri doğru yaparak, acele etmeden yapılan namazları ifade eder.

Rükünlerin eksik ya da hatalı yapılması, namazın da eksik ya da hatalı olmasına neden olur. Bu nedenle aynı namazı yeniden kılmak veya sevih secdesinde bulunmak gerekebilir. Tadil-i erkanla kılınan namazlardaysa hem bedenen hem de ruhen rahat edilmesi mümkündür.

YAZI: İPEK ATACAN

Enjoy Ali Huda! Exclusive for your kids.