Nazar Var mıdır?

daniil-kuzelev-QRawWgV6gmo-unsplash
Fotoğraf: Daniil Kuzelev-Unsplash

Nazar kavramı, geleneklerimizde “Beğenilen ya da kıskanılan bir şeye bakarak, ona zarar verecek etkiler oluşmasına sebep olmak” anlamında kullanılır. Hz. Muhammed’in de “Cinlerin ve insanların nazarından Allah’a sığınırım.” diyerek dua ettiği biliniyor.

Peygamber Efendimiz Felak ve Nas Suresi tebliğ olunduktan sonra nazardan korunmak için bu dualardan yararlanmıştır.

Göz değmesi nedir?

Nazar veya göz değmesi dünya üzerindeki toplumlarda kendisine yer bulmayı başarmış bir olgudur. Bu bağlamda hem Türk kültürü hem de İslam inancında göz değmesine işaret edilir. Kalem Suresi’nin 51. ve 52. ayetlerinin Hz. Muhammed’i nazar ederek öldürmeye çalışanlar üzerine indirildiği rivayet edilir. Nazar, Arapça kökenli bir terim olup kelime manasıyla “bakmak, görmek” anlamlarına gelir. Kıskançlık ya da hasetle bakılan canlı ve cansız tüm varlıklara göz değebileceği kabul edilir.

Nazardan nasıl korunuruz?

Nazarın değmesinden ve olumsuz etkilerinden kurtulmak için başvurulacak ilk kaynak Kur’an-ı Kerim’in sureleridir. Edilen dualarla birlikte Allah’ın takdirine sığınmak gerekir. Ancak bu tevekkül gösterildikten sonra nazardan korunmak için bazı somut önlemler de alınabilir. Bu bağlamda, çevredeki insanların dikkatini çekecek konuların gösterilmemesi ya da konuşulmaması gerekir. Özellikle küçük çocuklara giydirilen kıyafetlerde aşırıya kaçmamaya özen gösterilmelidir.

Bunun yanı sıra aşağıda sıralanan ve kişilerin gıpta etmesine neden olabilecek konular da yüksek sesle dile getirilmemelidir:

Aile içindeki huzur ve ağız tadı.

Yeni doğan bebeğin uysallığı.

Eşlerin birbirlerine karşı olan muhabbeti ve uyumları.

Ticaretten elde edilen kar.

Hanenin bereketi.

Nazarın yaşam üzerindeki olumsuz etkileri… Olumsuz bir duyguyla izlenen kişilerin kendilerine göz değdiğini genellikle hissettikleri söylenir. Kişiye, kalabalık bir ortamdayken ve hiç neden yokken gelen ayrılma isteği genelde nazar belirtisidir. Nazar değen kişilerin sık sık esnemesi de yaygın olarak kabul edilen bir diğer belirtidir. Bazı İslam alimleri, nazarın bir kimseyi öldürebilecek kadar güçlü olduğuna değinir. Bu sebeple nazardan korunmak için mutlaka Allah’a sığınmak gerekir.

Nazar sebebiyle; insanların hastalandığı, eşyaların bozulduğu ya da hayvanların telef olduğu örneklere rastlamak mümkündür. Tüm bu sebeplerle nazar, buna inanan toplumlarda oldukça önemsenir. Dinimizde, haset edenlerden korunmak için okunabilecek çok sayıda sure bulunur. Bu bağlamda; Felak, Nas, İhlas, Fatiha ve Ayet-el Kürsi okuyarak bu gibi kötülüklerden korunmak mümkün.

Neden nazara inanırız? Yapılan tarihsel araştırmalar nazar kavramına çağlar öncesinden beri inanıldığını gösterir. Öyle ki Mısır ve Kuzey Fransa’da Tunç Çağı’nda yapılmış nazarlıklarla bile karşılaşılmıştır. Bu sebeple nazar inancının eski toplumlarda dahi var olduğu kabul edilir. Dinimizde de nazara büyük ölçüde inanılır. Bazı ayetlerin göz değmesine işaret ettiği kabul edilir.

Hz. Muhammed’in bir hadisinde “Nazardan Allah’a sığınınız. Çünkü göz değmesi gerçektir.” dediği biliniyor. Bu sebeple de göz değmesi, Müslümanlar tarafından inanılan ve oldukça hassasiyet gösterilen bir konudur. Bu hadisten anlaşılacağı üzere nazar İslam’da kabul edilir. Ancak, nazardan korunmak adına ortaya çıkarılan; maşallah, nazar boncuğu, kurşun dökme ya da tuz dolandırma gibi ayetlerin dinde bir yeri yoktur.

Nazar boncuğu gerçekten nazardan korur mu?

Nazar boncuğu, halk arasında nazardan korunmak için takılan küçük ve mavi bir boncuktur. Bu nesnenin, haset kişiler tarafından değme ihtimali bulunan nazarı kendi üstüne çektiği ve bunun sonucunda çatladığına inanılır. Nazar boncukları, insanın üzerinde taşınabileceği gibi ev ya da iş yerlerinin bir bölümüne de asılabilir. Türk toplumunda sık sık nazar boncuğu kullanıldığına rastlanılır. Ancak bu boncukların nazardan koruduğuna dair dini bir bilgi bulunmaz.