Nebi ve Resul Terimleri Dini Açıdan Neleri Kapsar?

sunflower bangladesh
Fotoğraf: ID 186102076 © Estiak Tusar | Dreamstime.com

Allahü Teala, dünyada peygamberlik vazifesi verdiği kimseleri bir elçi olarak tayin eder. Bu elçilerin tümü Allah’tan gelen vahiyleri, hiçbir değişiklik, azaltma ya da ekleme yapmadan insanlara iletmekle yükümlüdür. Görev bakımından aynı mesuliyette olan peygamberler; kendilerine kitap gönderilip gönderilmediğine bakılarak Resul ve Nebi sıfatlarına sahip olurlar. Bu bakımdan yeni bir kitap ile insanlara gönderilen peygamberler Resul’dur. Kendisine yeni bir kitap gönderilmeyen, önceki peygamber ve kitap ışığında vazifesine devam eden ise Nebi’dir.

Kur’an-ı Kerim içerisinde ismi geçen peygamberler:Peygamberlik, dünyada çalışıp kazanılarak elde edilebilen bir mevki değildir. Onlar Allah tarafından seçilen ve O’nun emirlerini insanlara ulaştıran kişilerdir. Bu bakımda peygamberlik, Allah’ın bu yükü layığı ile taşıyabilecek kimselere vermiş olduğu bir nimettir. Kur’an-ı Kerim’de bahsi geçen çok sayıda peygamber vardır. Hz. Adem ile başlayıp, Hz. Muhammed ile sonlanan bu vazifeyi yüklenen peygamberlerin bir kısmı Nebi, bir kısmı ise Resul’dur. Kur’an-ı Kerim içerisinde bahsedilen peygamberler ise; Hz. Adem, İdris, Nuh, İbrahim, İsmail, İshak, Yakup, Yusuf, Lut, Hud, Salih, Şuayb, Musa, Harun, İlyas, Elyesa, Yunus, Eyüp, Davud, Süleyman, Zekariya, Yahya, İsa ve Hz. Muhammed’dir.

Resul olan peygamberler kimlerdir? Resul sıfatını taşıyan peygamberler, kendilerine ilahi kitap indirilmiş olanlardır. Bu bağlamda, Resul olan her peygamber aynı zamanda Nebi’dir. Hz. Adem’in dünyaya ayak bastığından bu zamana insanoğluna dört tane ilahi kitap verilmiştir. Bu ilahi kitaplar, gönderildiği peygamberler ve Kur’an-ı Kerim’de kendilerinden nasıl bahsedildiği ise aşağıdaki şekilde sıralanabilir.

Zebur: Hz. Davud, “Andolsun biz Davud’a tarafımızdan müstesna bir lütufta bulunduk. ‘Ey dağlar ‘Onunla birlikte teşbih edin. Ey kuşlar’ Siz de!’ dedik ve onun için demiri yumuşattık.” (Sebe Suresi, 10. Ayet)

Tevrat: Hz. Musa, “Bu kitapta Musa’yı da okuyarak an. Gerçekten o ihlaslı biriydi, elçi peygamberdi.” (Meryem Suresi, 51. Ayet)

İncil: Hz. İsa, “Meryem oğlu Mesih sadece bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler gelip geçmiştir.” (Maide Suresi, 75. Ayet)

Kur’an-ı Kerim: Hz. Muhammed (sav), “De ki: ‘Ben, yalnızca sizin gibi bir insanım. Şu var ki bana, ilahınızın, sadece bir ilah olduğu vahyolunuyor.” (Kehf Suresi, 110. Ayet)

Bu dört ilahi kitap arasında bin yılı aşkın süredir korunabilen yalnızca Kur’an-ı Kerim olmuştur. Bu korunma Kur’an-ı Kerim içerisinde şöyle buyrulur: “Kesin olarak bilesiniz ki bu kitabı kuşkusuz biz indirdik ve onu mutlaka koruyan da yine biziz.” (Hicr Suresi, 9. Ayet)

Kendisine kitap indirilmediği halde, suhuf olarak isimlendirilen bazı ilahi sayfalar gönderilmiş peygamberler de vardır. Bu peygamberler; Hz. Adem (10 sayfa), Hz. Şit (50 sayfa), Hz. İdris (30 sayfa) ve Hz. İbrahim (10 sayfa) olarak sıralanır. (Dürrü’l Mensur)

Peygamber Efendimiz’in Resul ve Nebi sıfatları: Peygamber Efendimiz, 40 yaşında iken kendisine Cebrail (a.s.) tarafından ilk vahiy “Yaratan rabbinin adıyla oku!” (Alak Suresi, 1. Ayet) şeklinde iletilir. Ancak bazı rivayetlere göre bu vahyin ardından bir müddet yeni bir vahiy gelmez. Bu bekleme süresi on beş gün ile üç sene arasındadır. (Tecrid Tercemesi) Buradan yola çıkılarak, Peygamber Efendimiz’in ilk vahiyle risalet almadığı görülür. Dolayısı ile Hz. Muhammed öncelikle Nebi sıfatına erişmiştir.

İlk vahyin ardından gelen, kesilme süresi aşıldıktan sonra, ikinci vahiy ile de Peygamber Efendimiz risaletle görevlendirilmiştir. Böylelikle ikinci vahiyle birlikte kendisi Resul sıfatına nail olmuştur.